Kadın Siyasetçilerden Bekçi İtirazı: Ahlak Polisine Dönüşebilir

Çarşı ve mahalle bekçilerinin 54 yıllık yasasını yenileyen yasa teklifindeki “sıvazlayarak arama” yetkisi itirazlar üzerine metinden çıkarıldı.

Yapılan değişikliğe göre bekçiler, durdurdukları kişileri “elle dıştan kontrol ederek” arayacaklar. Düzenleme, 28 Ocak 2020 Çarşamba günü, İçişleri Bakanlığı Komisyonu’ndan geçti.

Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifinde bekçilerin görev tanımı “genel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak” olarak yer aldı.

Teklife göre, bekçiler, İçişleri Bakanlığı tarafından sınavla alınacak ve emniyet ve jandarma teşkilatları bünyesinde silahlı kolluk olarak istihdam edilecek.

Bekçiler, kişi ve araçları durdurup arama yapabilecek, kimlik sorabilecek, şüpheli gördükleri kişileri alıkoyabilecek, silah kullanabilecek.

Şimdilik 30 bin kişilik bekçi kadrosu bulunuyor. Bunun 21 bin 300’ü doldurulmuş durumda. 8 bin de henüz ataması yapılmamış bekçi adayı bulunuyor.  Komisyondan geçen teklifin önümüzdeki haftalarda onaylanmak üzere Meclis gündemine getirilmesi bekleniyor.

Düzenlemeye CHP ve HDP’li kadın siyasetçilerden düzenlemeye itiraz var.

Bianet’ten Evrim Kepenek, CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, HDP milletvekili avukat Züleyha Gülüm, HDP milletvekili Serpil Kemalbay‘la bekçilere verilen yetkileri konuştu.

Biçer – Karaca: Bu kadar yetki tacizi arttırır

“Teklif TBMM’de  komisyonda görüşülürken itirazlar dile getirildi. “Sıvazlama” gibi bir ifadenin dahi teklifte yer alması kabul edilemez. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için devletin yükümlülüklerini yerine getirmesi, uluslararası anlaşmalara uygun etkin önlemler alması gerekirken yetkileri tartışmalı bekçilik uygulaması yeni sorunları beraberinde getirecektir.

Kadınların kamusal alanda, caddelerde, sokaklarda korkmadan hiç bir tedirginlik yaşamadan hareket edebilmesi için bekçilere ihtiyacı yok. Toplumsal düzenin sağlanması ve huzurlu kentlerin yaratılması için toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama kararlılığı gerek.

Koruyucu, kollayıcı, istediği zaman istediği yetkiyi kadınlar aleyhine kullanabilecek yetki kadına yönelik tacizi artırabilir.”

“Bekçilik çözüm değil”

“Uygulamada zaten kolluk kuvvetlerinin şiddet gören kadına evine git kocana dön diyebildiği, yerleşik yanlış algıların sürdüğü bir toplumda “bekçilik” çözüm değildir. Kaldı ki kadın bekçi oranı da ayrı bir sorun ve eşitsizlik göstergesidir. Kadınların bekçilere, ‘abi’lere değil eşit temsil ve uygulamalara ihtiyacı var.

Özellikle kadınların en büyük endişesi; arama yetkisini kullanan bekçilerin daha sonra sosyal medya üzerinden kadınları taciz edebilecekleri… Haksız bir kaygı da değil. Burada dikkat etmemiz gereken nokta; bekçilere verilen yetkilerle özel hayatın kontrolü sağlanmaya çalışılacak. Ve 17 yıllık AKP iktidarından biliyoruz ki; özel hayatın kontrolü hep kadınlar üzerinden yapılıyor. Bekçiliğin ahlak polisliğine dönüşmeyeceğinin garantisi yok.”

Gökçen: CHP sert muhalefet edecek

“Düzenlemenin komisyona gelen ilk halinde bekçilerin silah kullanma, zor kullanma ‘sıvazlama’ gibi yetkilerin arttırıldığı maddeler vardı. Sonra ‘sıvazlama’ maddesi ‘elle yoklama’ olarak değiştirildi. Kadılar açısından sıvazlama ile elle yoklama arasında nasıl bir fark var?

Özellikle polis kadar eğitim almamış, özel hayata nasıl müdahale edileceğine hiçbir eğitim almamış bekçilerin kadınları erkekleri elle yoklarken cinsel taciz boyutuna vardırıp vardırmayacağından emin olamayız.

CHP olarak yasanın geçmemesi için Meclis’te çok sert biçimde muhalefet edeceğiz”

Gülüm: “Kadınlar belli sınırlara hapsedilecek”

“İktidarın bugüne kadarki pratikleri bundan sonrakine dair belirtileri veriyor. Özellikle Ankara’da insanların yaşamına, kadın hakların yönelik müdahaleler gerçeklemişti.

Hatta LGBTİ+’lara yönelik şiddet yargıya taşınmıştı. Bundan anladığımız kadarıyla gelecek dönemde de benzer şikayetleri duyacağız.

Bekçilerin insan hakları eğitimi almadan, kişi hak ve özgürlüklerine yönelik eğitim almadan bu işi yapmaları zaten başlı başına bir sorun. En azından polislerin bir tık daha eğitim aldıklarını biliyoruz. Bu bekçi gruplarının hiçbir eğitim almadan bu işi yapmaları, iktidarın ideolojik bakışını yansıtacakları anlamına geliyor.

Kadınları belli sınırlara hapseden, kamusal alanda bulunmasını engellemeye çalışan bir yaklaşım bu. Daha doğrusu, kadın düşmanı bir yaklaşım. Belli ki bu yaklaşım bekçilerde de olacak. Buradan kadınların yaşam biçimlerine de müdahalenin olacağını öngörebiliriz.

Meclis’e gelecek hafta gündeme gelecek gibi görünüyor. Bizler, tüm muhalefet partileri ile birlikte bu düzenlemeye karşı müdahale edeceğiz.

Düzenleme sadece kadınları değil yaşam hakkını da ihlal eden bir noktada duruyor zaten. Bu nedenle de ciddi bir kamuoyu oluşturmak gerekiyor.”

Kemalbay: “Kadınların yaşam alanlarına müdahale”

“Bu düzenleme, hükümetin polis devleti olma yolundaki adımlarının en aşağıya, mahalleye indiğinin bir göstergesi. Özellikle toplumu baskı altında tutmayı,  insanları kontrol altında tutma çabasını içeriyor. Bundan en çok kadınlardan etkilenecek.

Kadınların özgürlükleri, hakları erkek egemen bakış açısıyla sürekli olarak kısıtlanıyor. Bekçi denen militarist güçlere böyle bir yetki verdiğinizde bunu ilk olarak kadınların yaşam tarzına müdahale ile kullanacaktır.

Kadınların özgür bir şekilde sokakta dolaşmaları, kadınların toplumsal olarak kurdukları ilişkiler bu bekçilerin kendi yaklaşımlarına göre muamele görmelerine neden olacaktır. Mesela bir kadının bir erkekle dolaşmasına bile müdahale edilecektir. Kadınların kimle hangi saatte sokakta olduğuna müdahale olacaktır. İktidarın yaşam tarzını değerlerini taşıyanlar ‘makbul kadın’ olarak anılacak diğer kadınlar da bu bekçilerin baskısına maruz kalacaktır.

Polislerin bile sokakta kimlik sorma yetkisi olmaması gerekirken böyle bir hakkın bekçilere de verilmeisni kabul etmiyoruz. ‘Makul şüphe’ denilerek kadınların aranmasına da karşı çıkıyoruz. Bekçiliğin kaldırılması gerekirken yetkilerinin arttırıldığı bir düzenleme ile karşı karşıyayız.

Hükümetin korunması için tek adam rejiminin karşısındaki direnişi sindirmek için kurulmuş bir silahlı gücün kabul edilebilir bir tarafı olamaz. Buna bugün kim sessiz kalırsa yarın denetimsiz sınırsız militarizmin sonuçlarına katlanmak zorunda kalır. Hiçbirimiz böyle bir yönetime mahkûm değiliz. Buna hayır demeliyiz.”

Düzenlemenin içeriği

Zor ve silah kullanma yetkisi
Teklif TBMM’de onaylanırsa;

* Çarşı ve mahalle bekçileri, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 16. maddesi kapsamında zor ve silah kullanma yetkisine sahip olacak.

* Çarşı ve mahalle bekçileri mevzuatla genel kolluk kuvvetlerine tevdi edilen görevlerde genel kolluk kuvvetlerine “yardımcı” olacak.

* Çarşı ve mahalle bekçileri, kolluk hizmet ve görevleri dışında her ne suretle olursa olsun çalıştırılamayacak.

* Çarşı ve mahalle bekçilerinin haftalık çalışma süresi kırk saat olacak.
Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için makul bir sebebin bulunması gerekecek. Süreklilik arz edecek, fiili durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamayacak.

* Çarşı ve mahalle bekçisi, görevini yerine getirirken kendisinin çarşı ve mahalle bekçisi olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirecek, durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilecek, kimliğini veya bulundurulması gerekli diğer belgelerin ibraz edilmesini isteyebilecek. Durdurma sebebinin ortadan kalkmasıyla, kişilerin ve araçların ayrılmalarına izin verilecek.

El ile dıştan kontrol dahil “tedbirler”

Yine teklife göre;

* Bekçiler, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, el ile dıştan kontrol dahil gerekli tedbirleri alabilecek.

* Bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemeyecek.

* Çarşı ve mahalle bekçileri, suç işlenirken veya işlendikten sonra, henüz izleri meydandayken; şüphelileri yakalamak, yakaladıkları şüphelilerin kendilerine veya başkalarına zarar vermelerini engelleyici tedbirleri almak, suç delillerinin kaybolmaması veya bozulmaması için gerekli muhafaza tedbirlerini almak, varsa olayın tanıklarının kimlik ve adres bilgilerini tespit ederek genel kolluk birimlerine bildirmekle görevli ve yetkili olacak.

* Bekçiler, haklarında tutuklama veya yakalama kararı çıkarılmış kişileri gördükleri takdirde yakalayacak ve bağlı bulunduğu genel kolluk kuvvetlerine teslim edecek.

Evrim Kepenek