Kaldıraç Üniversite “Özgür Bilimsel Eğitim için Özgür Üniversite” oturumlarına bu akşam başlıyor

Covid-19 salgınıyla beraber eğitim sisteminde gidilen düzenlemeler ile kapitalist sistemin öğrencilere ve üniversitelere bakışının açıklık kazandığını belirten Kaldıraç Üniversite, online eğitim sürecinin yaşattığı eşitsizlikler ve YÖK’ün online eğitime erişimi olmayanlara okulu dondurma önerisinin bu bakışa kanıt getirdiğini belirtti.

Sistemin kendi çıkarları doğrultusunda sunduğu eğitimle yetinmek zorunda olunmadığını ve dönem içinde gelişen zamlara ve niteliksiz eğitime karşı olan eylemlilikleri hatırlatan Kaldıraç Üniversite, akademisyenlere ve üniversite öğrencilerine Özgür Üniversite’ye katılmak için çağrı yaparak “Özgür Bilimsel Eğitim için Özgür Üniversite” şiarıyla canlı yayınlara başlayacak.

İlk oturumu bu akşam 21.00’de halk sağlığı uzmanı Onur Hamzaoğlu’nun katılımıyla “Virüsün açığa çıkarttıkları: Sağlık sisteminin örgütlenişi ve ne yapmalı” başlığında, sosyal medya hesaplarından ve Direnişteyiz’den yayınlanacak.

Kaldıraç Üniversite’nin çalışmasına ilişkin açıklaması:

HER ŞEY SERMAYE İÇİN SEVGİLİM, EĞİTİM DE…
ÖZGÜR BİLİMSEL EĞİTİM İÇİN ÖZGÜR ÜNİVERSİTE!

Koronavirüs salgınının etkileri git gide ağırlaşırken, bu durum yakın zamanda da bitecek gibi durmuyor.Eğitim, sağlık ve sosyal yaşamın her alanını büyük değişimler yaratan salgın durumu, yönetenlerin zaten kırılgan olan sistemlerinin bütün çatlaklarını gün yüzüne çıkarıyor. Bu çatlakları yaşanan ekonomik, siyasal krizden görmekteyiz. Salgının yarattığı kriz biz öğrencileri de derinden etkiledi.
Dün üniversitelerde verilen eğitim nasıl ki; sermaye için düzene uygun kafalar yaratılıyorsa, bugün verilen online eğitim de o kadar niteliksiz bir hal aldı. Teknik olanakları umursamayan YÖK, karşımıza geçip ‘dönemi dondurabilirsiniz’ diyecek kadar ve üzerine ‘dondurma’ konusunda  ‘kolaylıklar’ sağlayacak düzeyde aklımızla dalga geçmekte.
Zaten yürütmeye çalıştıkları online eğitim sistemi bilimden ve nitelikten çok uzak bir yerde dururken, bunun üniversitelere yansıması ise her okul özelinde farklı boyutlarda oluştu. Kendilerinin bile sayısını unuttuğu onlarca üniversitede bütün bu uzaktan eğitim sistemini adilce işleteceklerini bekleyen yoktur diye tahmin ediyoruz. Zaten onlar da böyle bir şey planlamamıştır.
İnternet erişimi, bilgisayarı olmayanlar online eğitime katılma imkanı bulamıyor, diğer tarafta da altyapı sisteminin yetersizliği derslerin işlenişini engelliyor. İşlese bile, hoca anlatıyor, sen dinliyorsun, bu kadar. Eğitim bu kadar mı olmalı?
Aslında salgınla beraber büyüyen bu kriz, sistemin eğitime, üniversitelere, öğrencilere bakışını apaçık ortaya koyuyor, değil mi?
Bu sistemin sunduğu eğitim kimi kapsıyor? İnternetin, çalışacak uygun ortamın, bu şekilde dersleri imkanın yok mu? Okulu dondur. Zaten okurken çalışıyordun, salgınla beraber derinleşen ekonomik krizde okul da bir hayal mi oldu? İşsizler ordusuna hoşgeldin. Derslere giriyorsun, bilgileri hap gibi yutmanı, içeriğini de sınavda kusmanı mı istiyorlar? Sindirebildiğin kadarı zaten sermayeye eleman yetiştirmeye yeter, bilimsellik senin neyine…
Biz bu bakışa aşinayız. Hatırlayalım: Bir yanda son model arabalarıyla, aldıkları milyonlarca lira ödenekleriyle okul yönetimleri; diğer yanda yaşamak ve yarına çıkmak için ek işlerde günlük güvencesiz çalışan öğrenci gençlik…  İstanbul Üniversitesi, İTÜ, YTÜ ve daha birçok okulda yapılan zam eylemlerinde okulun öğrencileri olan bizleri okula almadıklarını gördük. Hakkını arayan ve bunun için eyleme geçen biz öğrenciler direnerek, birlikte hareket ederek ‘öğrencisi açken tok yatan rektör bizden değildir’ sloganıyla tarihe bir not düştük. Bizi yok saymaya, verdiğiyle avutmaya, düzene uydurmaya çalışanlara ‘bize vız gelirsiniz’ demiş bulunduk.
Şimdi dönem içerisinde yaptıklarımızından öğrenerek, yapacaklarımızı önümüze koyalım.
Koronavirüs salgını sürecinde “Özgür Bilimsel Eğitim için Özgür Üniversite” şiarıyla, sosyalizm ufkundan bakan bir eğitim serisi gerçekleştireceğiz.
İnsan aklının sınırlarından kurtulduğu bir dünyanın tahayyülü ile bilimsel temellerde ‘ekonomi-politik, sağlık, eğitim, sanat’ başta, birçok konuyu konuşacağız. Dünyayı anlamaya çalışıp yorumlarken, kuracağımız dünyayı konuşacağız aslında.
Canlı yayınlarda soru cevap, tartışmalar eşliğinde gerçekleştireceğiz. Bu deneyimimiz, hem video kayıtlarıyla hem de değerlendirme yazılarıyla tarihteki yerine not düşülecektir.
Buradan bütün öğrencilere ve hocalara çağrımızdır: özgür bilimsel eğitim için özgür üniversite çalışmasını birlikte örmeye çağırıyoruz!
ÖZGÜR BİLİMSEL EĞİTİM İÇİN İLERİ!