‘Kayyumlar eliyle makamları işgal etmek, AKP’nin yönetme biçimi haline gelmiştir’

Erdoğan’ın meslek örgütlerini hedef alan açıklamalarına ilişkin TMMOB Başkanı Emin Koramaz ‘Cumhurbaşkanı’nın meslek örgütlerini hedef alması otoriter bakış açısının yansımasıdır’ dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın meslek örgütlerini hedef alan açıklamalarına ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından açıklaması yapıldı. Koramaz, “Bizler biliyoruz ki, AKP’nin rahatsızlığının asıl nedeni toplumsal olanı koruma yolundaki inadımız ve gayretimizdir” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Ramazan ayının başlangıcına denk gelen Cuma hutbesinde yaptığı konuşmada  toplumsal çürümenin ve hastalıkların kaynağı olarak eşcinsel bireyleri göstermişti. Ali Erbaş’ın sözlerine Ankara Barosu tepki göstermiş bunun ardından, AKP hükümeti tarafından baroların seçim sistemini değiştirmek için harekete geçildiği ortaya çıkmışyı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bugün başta barolar olmak üzere sivil toplum örgütlerinin seçim sistemlerini değiştirmek için harekete geçeceklerini söylemişti.

Bunun üzerine Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Başkanı Emin Koramaz’dan açıklama geldi. Açıklamada şöyle denildi:

“İktidara geldiği günden bu yana kamu kurumu niteliğindeki emek ve meslek örgütlerine tahammülsüzlüğünü gizlemeyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllardan beri çeşitli gerekçelerle kurumlarımızı hedef almayı bir alışkanlık haline getirdi. Daha önceki yıllarda özelleştirme uygulamalarına karşı çıktığımız, kentsel mekanlarımızı koruduğumuz, barışı savunduğumuz için kurumlarımızı hedef alan Cumhurbaşkanı, bu sefer de insan haklarını ve laikliği savunduğumuz için bizi tehdit ediyor.

‘Kendi görüşlerini anayasadan üstün sayıyor’

Her şeyden önce şunun altını çizmek isteriz ki, Cumhurbaşkanı’nın meslek örgütlerini hedef alan açıklamaları, antidemokratik ve otoriter bakış açısının yansımasıdır. Kendisi dışında hiçbir görüş ve anlayışa tahammülü olmayan, kendi fikirlerini anayasadan ve hukuktan üstün gören bu anlayışın demokrasiyle bağdaşması mümkün değildir. Zaten uzun zamandan bu yana, Cumhurbaşkanının söylem ve pratiklerinin demokrasiyle bağı kalmamıştır. Demokratik seçimler ile kazanamadığı kurumları, devletin tüm olanaklarını kullanarak işleyemez hale getirmek, gerekirse kayyumlar eliyle o makamları işgal etmek, AKP’nin yönetme biçimi haline gelmiştir. Cumhurbaşkanı, baskı ve zor yoluyla sindiremediği meslek örgütlerini, “yasal düzenleme” yoluyla işlevsizleştirmek ve kontrol etmek istemektedir.

Meslek örgütlerinin yönetimlerinin nasıl oluşacağı kendi yasalarında açık biçimde düzenlenmiştir. Her üyemiz, bu seçim süreçlerinde yer alarak birlik politikalarının ve yönetim kurullarının belirlenmesinde söz sahibi oluyor. Herkesin özgürce katıldığı demokratik seçimlerle de yönetim kurulları belirleniyor. Üyeler nezdinde hiçbir inandırıcılığı olmadığı için genel kurullar sürecinde başarı kazanamayanlar, yukardan aşağı operasyonlarla ilerici meslek örgütlerine müdahale etmeye çalışıyorlar.

‘Geri adım atmayacağız’

Bizler biliyoruz ki, AKP’nin rahatsızlığının asıl nedeni toplumsal olanı koruma yolundaki inadımız ve gayretimizdir. Fabrikalarımızın, madenlerimizin, kıyılarımızın, ormanlarımızın, parklarımızın satılmasına karşı kamusallığı savunmamızdır. Gerici, muhafazakar uygulamalar karşısında ilericiliği, çağdaşlığı, laikliği savunmamızdır. Faşizan, baskıcı, ayrıştırıcı politikalara karşı eşitliği, özgürlüğü, kardeşliği savunmamızdır. Sermayenin sınırsız sömürü isteğine karşı emeği ve alın terini savunmamızdır.

Bizlere nasıl saldırırlarsa saldırsınlar, savunduğumuz değerlerden geri adım atmayacağız. İftiralarla örgütlerimizin yıpratılmak istenmesine, ilerici ve toplumcu değerlerimizin ortadan kaldırılmak istenmesi izin vermeyeceğiz! AKP’nin demokrasiyi, hukuku ve kamusal varlığımızı çiğnemesine izin vermeyeceğiz. “Tek adam, tek parti” anlayışına karşı, halkın çıkarlarını korumaya, demokrasiyi, özgürlükleri, çoğulculuğu savunmaya devam edeceğiz.”

Ne demişti?

Cumhurbaşkanı Erdoğan AKP Merkez Yürütme Kurulu toplantısı öncesi yaptığı açıklamada “Meclis’te bekleyen birçok iş vardır. Bunlardan biri de barolar ve tabip odaları başta olmak üzere meslek kuruluşlarının seçim usullerinin yeniden belirlenmesiyle ilgili taslaktır. Geçtiğimiz günlerde Ankara Barosu’nun ve aynı zihniyetteki yapıların fütursuz saldırılarına şahit olduk. Sadece bu örnek dahi meslek kuruluşlarının seçim usulüne yönelik düzenlemenin aciliyetini ortaya koymuş, en kısa sürede Meclis’in takdirine sunmalıyız” demişti.