Kazdağları’nın üstü altından değerlidir” diyen kitle örgütleri Beşiktaş’ta buluştu!

#KazDaglariHepimizin çağrısıyla İstanbul Beşiktaş’ta Hakan Pastanesi önünde buluşan kitle örgütleri , maden rantı için Çanakkale’nin su kaynağını oluşturan Atikhisar Barajı’nı ve Kazdağları’nın geleceğini tehdit edenlere karşı direnen dostlarımıza destek için basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında “Kazdağları’ndan elinizi çekin” pankartı açıldı.

Basın açıklamasını kitle örgütleri adına okuyan Eda Güven, 2014 yılında ÇED Olumlu Kararlarının Danıştay kararıyla iptal edildiğini hatırlattı.

“Ancak Danıştay dosyanın yeniden görüşülmesi için yerel mahkemeye göndermiş, yerel mahkemenin aleyhte karar vermesi üzerine, Danıştay itirazda bulunulmuştur” diyen Güven, hukuki süreç devam ederken Tarım ve Orman Bakanlığının kesilen ağaç sayısını 13.400 olarak açıklandığını vurguladı.

Yapılan teknik tespitler sayesinde kesilen ağaç sayısının 195.000 olduğunun anlaşıldığını belirten Güven, “Üstelik proje de Çanakkale’nin tek içme ve sulama suyunu sağlayan Atikhisar Barajı üstündedir. Bu da bize içme suyumuzun kirleneceğini göstermektedir” dedi.

Basın açıklamasında Kazdağları’nın bölgede yaşayan yaklaşık bir buçuk milyon insanın, bitkilerin, yaban hayatın, meraların, tarım alanlarının, en önemlisi de su kaynaklarının yaşam sigortası olduğu hatırlatıldı. Açıklamada ayrıca “doğal etkenlerin yanı sıra, bacalarından zehir çıkan termik santraller, RES’ler, HES’ler ve madencilik faaliyetleri, efsaneler diyarı güzelim dağlarımızın taşıdığı değerleri, barındırdığı hayvan popülasyonunu olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle madencilik adı altında sürdürülen altın işletmeciliği faaliyetleri, bulunduğu yörelerdeki yaşamsal tüm süreçleri yok etmenin eşiğine getirmiştir. Bunun en son ama en tehlikeli örneği Kirazlı’da yaşanmaktadır” denildi.

Dün akşam okunan basın açıklamasının tam metnini ve imzacıları burada görebilirsiniz:

ALAMOS GOLD KAZDAĞLARINDAN DEFOL!

Ormanlık alanlar gezegenimizin en önemli varlığı olup, tüm canlılar için vazgeçilmez nitelikler taşır. Bunun en önemli örneği Kazdağlarıdır. Ülkemizin en güzel coğrafyası olan Biga Yarımadasının güneyinde yer alan Kazdağları, barındırdığı tarihsel, kültürel, ekolojik değerleri nedeniyle, yeryüzünün en özgün yaşam varlıklarının başında gelmektedir. Kazdağları bu bölgede yaşayan yaklaşık bir buçuk milyon insanın, bitkilerin, yaban hayatın, meraların, tarım alanlarının, en önemlisi de su kaynaklarının yaşam sigortasıdır. Ancak, doğal etkenlerin yanı sıra, bacalarından zehir çıkan termik santraller, RES’ler, HES’ler ve madencilik faaliyetleri, efsaneler diyarı güzelim dağlarımızın taşıdığı değerleri, barındırdığı hayvan popülasyonunu olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle madencilik adı altında sürdürülen altın işletmeciliği faaliyetleri, bulunduğu yörelerdeki yaşamsal tüm süreçleri yok etmenin eşiğine getirmiştir. Bunun en son ama en tehlikeli örneği Kirazlı’da yaşanmaktadır.

Çanakkale ilimizin Kirazlı Köyü, Balaban mevkiinde Kanadalı şirket Alamos Gold un taşeronu olan Doğu Biga madenciliğe 865 milyon lira teşvikle verilen izinler nedeniyle Çanakkale halkı, bölgedeki çevre örgütleri ÇED Olumlu Raporunun iptali için 2013 yılında dava açmış ve Danıştay 2014 yılında ÇED Olumlu Kararlarını iptal etmiştir. Ancak Danıştay yeniden görüşülmesi için dosyayı yerel mahkemeye göndermiş, yerel mahkemenin aleyhte karar vermesi üzerine, Danıştay’a itirazda bulunulmuştur. Hukuki süreç devam ederken Tarım ve Orman Bakanlığı Kazdağları’nda kesilen ağaç sayısının 13.400 olduğunu belirtmiştir, ancak teknik olarak yapılan tespitlerle kesilen ağaç sayısının 195.000 olduğu bilinmektedir, bakanlık halka yalan bilgi vermektedir. Proje sahası Çanakkale’nin tek içme ve sulama suyunu sağlayan Atikhisar Barajı’nın hemen üzerindedir. Bu da bize içme suyumuzun kirleneceğini göstermektedir. Kaldı ki çıkarılan cevher, aynı bölgede kurulacak siyanür havuzlarında işleneceği için kirlenmeden öte içme suyumuz zehir saçacaktır. Bu durum ve Çanakkale ve civarında yaşayan başta insanlar olmak üzere tüm canlılar için büyük tehlike arz etmektedir.

Su, yaşamın olmazsa olmaz en önemli kaynağıdır. Ne acıdır suyumuz kirletildiği için halkımız su fakiri konumuna düşmüştür. Önümüzdeki 15 yıl sonunda iklim değişikliği nedeniyle küresel ısınma tüm şiddetini artıracak, sıcaklık ve kuraklık sonucu birçok canlı türünün yaşamı tehlikeye girecektir. Yakın gelecekte böylesine büyük bir felaketi göğüslemek için Çanakkale’nin Atikhisar Barajı’ndaki tatlı suya mutlak ihtiyacı vardır. Çocuklarımızın geleceği için baraj havzasında üretime geçecek altın madenine izin veremeyiz. Çünkü bu faaliyet Çanakkale’de yaşayan tüm canlıların su hakkını gasp edecektir. Birçok türden hayvanın yuvası olan Kazdağları’na yapılan bu saldırı, ekolojik yıkım nedeniyle doğa ve hayvan haklarına da insan haklarına da aykırıdır; Anayasa’nın ihlâlidir. AKP iktidarı yol verdiği talana son vermeli, dile getirdiğimiz bu gerçekleri göz önüne alarak söz konusu projeyi derhal iptal etmelidir.

Kaz Dağları’ndan kirli elinizi derhal çekin ve bölgeyi terkedin!

Bizler de daha öncesinde olduğu gibi bundan sonra da sorunun takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.

İmzacı Yapılar

Antalya Ekoloji Meclisi

Antalya Yaşam Savunucuları

Arhavi Doğa Koruma Platformu

Artvin Çevre Platformu/İstanbul

Anatolia Vosvos Derneği

Bartın Platformu

Bahçeşehir Gölet Gönüllüleri

Bakırköy Kent Savunması

Beykoz Kent dayanışması

Derelerin Kardeşliği Akdeniz Platformu

Diren Büyükçekmece

Doğanın Çocukları

EMEP İstanbul İl Örgütü

Fatsa Ünye Doğa Koruma Platformu

HDK Ekoloji Meclisi

HDP Ekoloji Komisyonu

Hasankeyf Koordinasyonu

Haliç Dayanışması

Halkevleri

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM)

Hayvan Hakları ve Etiği Derneği

İstanbul Kent Savunması

Karadeniz İsyandadır Platformu

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği

Kuzey Ormanları Savunması

Loç Vadisi Koruma Platformu

Munzur Çevre Derneği

ÖDP Ekoloji Meclisi Çalışma Grubu

Politeknik

Roma Bostanı

Sarıyer Kent Dayanışması

Toplumcu Mühendisler ve Mimarlar Meclisi

Toplumsal Özgürlük Partisi

Türkiye İşçi Partisi

Validebağ Gönüllüleri