Kemerburgaz ÇODEM’de 3 çocuk 12 gündür kayıp

Kemerburgaz’da Ağaçlı ÇODEM’de aralarında Suriyeli 16 yaşındaki Z.A.’nın da olduğu 6 çocuk gördüğü işkence ve taciz sonucu kurumdan kaçtı. Ailelerinden alınan çocuklardan 3’ü yurda geri gönderilirken, Z.A.’nın da olduğu 3 çocuktan 12 gündür haber alınmıyor. 

Mezopotamya Ajansından Sadiye Eser’in haberine göre, Kemerburgaz Ağaçlı Çocuk Destek Merkezi’nde (ÇODEM) yaklaşık 3 yıldır koruma altında olan Suriyeli 16 yaşındaki Z.A.’nın da aralarında olduğu 6 çocuk gördüğü işkence ve taciz sonucu 12 Ekim’de kurumdan kaçtı. Kaçan 6 çocuktan 3’ü polisler tarafından ailelerinden alınarak yurda geri götürüldü. Z.A.’nın da aralarında olduğu 3 çocuk ise yurda gitmek istemediklerinden ailelerinin de yanında kalmayarak kaçtıkları ve halen kayıp oldukları öğrenildi. Çocuklardan Z.A. ÇODEM’den kaçtıktan sonra annesiyle birlikte Avukat Yahya Eraslan’ın yanına giderek yaşadıklarını anlattı. Avukatın yanından ayrıldıktan sonra Z.A. tekrar yurda götürüleceği korkusuyla kaçtı. 12 gündür Z.A. ve diğer 2 çocuktan haber alınamıyor.

Daha önce de kaçmış 

ÇODEM’de kalan Z.A.’nın annesinin nüfus ve vatandaşlık işlerinden kaynaklı kendi müvekkili olduğunu belirten Eraslan, “Z.A. Daha önce Beylikdüzü’nde kaldığını beyan etmişti. Daha öncede kaçıp annesinin yanına gittiği için kendisini daha güvenlikli olduğu düşünülen Ağaçlı ÇODEM’e sevk etmişler. 1 yıl 10 ayın son 3 ayını ise Kemerburgaz’daki Ağaçlı, ÇODEM’de geçirmiş. Onun çevresi bilindiği üzere ağaçlıktır. Yani çocuğun normal şartlarda oradan kaçması çok zordur” bilgisini paylaştı.

‘Darp edildiği gözle görünür durumdaydı’ 

Z.A.’nın babasının kendisine uyguladığı şiddet nedeniyle koruma kararı alındığını ifade eden Eraslan, “Bu koruma kararına binaen Z.A. ÇODEM’e yerleştirilmiş. Kendisi şimdi diyor ki, ben arkadaşlarım orada sürekli olarak ağır bir yaşama mahkum ediliyoruz. Tamamen doğrudur ya da tamamen yalandır demek şu anda mümkün değil. Benim gözlemlediğim kadarıyla kendisinin fiziki durumunda da bir bozukluk vardı. Orada sorun yaşadığını ve bunun üzerine çıkıp yanıma geldiğini beyan etti. Yanıma geldiğinde kaşında, gözünde patlaklıklar vardı. Yüzünde çizikler vardı. Kolunda da morluklar vardı. Tabii kemik kırıklığı şeklinde olmasa da basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek düzeyde darba uğramış olduğu gözle görülüyordu” diye belirtti.

’16-18 saatlik yol yürümüş’

Eraslan, Z.A.’nın kendisine aktardığı iddiaları ise şu şekilde paylaştı: “Kendisine fiziki şiddet uygulayanın orada bulunan bir memur tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Kendisinin söylemlerine göre sistematik olarak hem fiziki şiddet hem ağır hakaretlere maruz kalmış. Kaçmaya çalışanların kurum içinde bulunan halı sahaya kapatılıyorlarmış. Kendilerine yemek ve su verilmediğini, yağmurda bile halı sahada tuttuklarını söyledi. Hatta en son kaçtığında da yine bu şekilde kapatılmış. Gece kendisi tellerin üzerinden tırmanarak o ağı yırtarak diğer tarafa inmiş, sonra ağaçlık alan içerisinden 16- 18 saatlik yol yürüyerek annesinin yanına geri gelmiş.”

‘Devlete sığındım daha kötüsünü yaptı’ 

Eraslan, Z.A.’nın kendisine “Babamdan olmaması gereken şeyler gördüm. Babam beni dövdü ve taciz etti. Devlet beni sözde koruma altına aldı ama aynı devlet daha kötü şeyler yaptı. Ben babamdan kaçtım. Babam bunları bana reva gördü. Ama kendim devlete sığındım ancak devlet daha kötüsünü yaptı bana. Ve artık devletten kaçamıyorum ve bundan dolayı ben babama olan şikayetimden vazgeçtim. Bu koruma kararı kalksın ki annemin yanına geri geleyim” dediğini aktardı.

‘Jandarmaya ihbar ediliyor’

Z.A.’nın “Jandarmalar bize acıdı ve siz buraya geri dönmeyin, kaçın dediler” dediğini aktaran Eraslan, “Daha öncesinden darp edilen ve sonrasında sağlık ocağına götürdüklerinde de orada kendilerine kaçmaları şeklinde öneride bulunulmuş. Ben kendim de gidip orada bulunan jandarmalardan bir kaç tanesiyle konuştum. ‘Bunların sürekli ağızlarını burunlarını kırıyor. Sonra çocuklar bir şekilde bize arıyorlar. İhbar hattına düştüğü için mecburen gidip çocukları alıp, tedavilerini yapıp geri teslim etmek zorunda kalıyoruz’ dediler” diye konuştu.

‘Her noktada kamera yok’ 

“Olay yerinde hiç bir noktada kapalı devre kamera sistemi yok” diyen belirten avukat Eraslan, “Daha önce yapılan soruşturmalar var. Hatta taciz iddiaları var. 2004 yılında yine aynı Kemerburgaz’daki ÇODEM’de taciz iddiaları var. Bu iddia sonucundaki soruşturma somut delile ulaşılmadığından bir yere varamamış. Burada kız çocuklarının beyanlarına hukuken değer atfedilir görmemişler. Ancak aslında yapılması gereken bir pedagog eşliğinde bu çocukların ifadeleri alınması gerekir. Yani bunların yaşı küçük diye savunmalarına değer atfetmemek doğru değildir. Kısmi ehliyetleri ve hürriyetleri vardır. Dolayısıyla sonuçta devlet tarafından bir sınırlandırma vardır” dedi.

‘Kurgu olduğunu düşünmüyorum’

Eraslan, Z.A’nın beyanlarına ilişkin, “Ben söylediklerinin tamamen kurgu ve yalan olduğunu düşünmüyorum” diyerek kurumun incelemeye alınması gerektiğini vurguladı.

Z.A ile birlikte 5 çocuğun daha işkence ve taciz iddialarıyla ÇODEM’den kaçtığının bilgisini paylaşan Eraslan, bu çocuklardan 3’ü tekrar kuruma götürüldüğünü, diğer 3’üne hala ulaşılmadığının bilgisini paylaştı.

‘Jandarma tanıklık yapamayacağını söyledi’ 

Eraslan, şöyle devam etti: “Jandarmalara ben bu çocuklar için başvuruda bulanacağım tanıklık yapar mısınız, dedim. Çeşitli kaygılarından dolayı yapamayacaklarını söylediler. Ama onların normalde gelip, bunları anlatması bir kamu görevidir. Devletin bu görevden kaçması içler acısıdır.”

Eraslan, ÇODEM’e Z.A.’nın ailesine verilmesine dönük bakanlık nezdinde başvuruda bulunduğunu ve çocuğun beyanları doğrultusundan kimi başvurular yapacağını söyledi.

Konuya ilişkin iddiaları sormak istediğimiz Kemerburgaz Ağaçlı ÇODEM’den hiçbir yetkiliye ulaşamadık.

Kaynak: M.A