KESK: ‘Milli Dayanışma Kampanyası’ kamu işyerlerinde dayatmaya dönüştü

KESK, koronavirüs salgınıyla mücadele adı altında başlatılan bağış kampanyasının kamu işyerlerinde maaş kesintileri dayatmasına dönüştüğünü açıkladı.

KESK,  iktidarın koronavirüs salgınıyla mücadele adı altında başlattığı bağış kampanyasının kamu işyerlerinde maaşta kesintilerle dayatmaya dönüştüğünü belirterek, “Salgından en az hasarla çıkmanın dünyada da sınanmış tek yolu; kamusal kaynakların kullanılarak toplumsal dayanışmanın yükseltilmesi, başta sağlık emekçileri olmak üzere tüm çalışanların ve halkın koruyucu önlemlerin hiç vakit kaybetmeksizin hayata geçirilmesidir” dedi.

KESK tarafından, Kovid-19 Salgınına karşı alınan önlemlere ilişkin yaptığı açıklamada, “Zorlu bir süreçten geçmekteyiz. Bu süreç ya sosyal devletin gereklilikleri ve dayanışma ilişkileri ile daha az hasarla atlatılacak ya da sermayenin çıkarlarını merkeze alan otoriter, yönetim anlayışında ısrar nedeniyle çok daha vahim, ağır ve onarılması imkânsız büyük acılara yol açacaktır” denildi.

Bu süreçte işsiz kalanların, işvereni tarafından ücretsiz izne zorlananların, zor koşullar altında çalışan sağlık emekçilerinin veya küçük esnafın siyasal iktidardan birçok ülkede olduğu gibi sosyal yardımlar ve sosyal hizmetler içeren paketler açıklamasını beklediği belirtilen açıklamada, ancak sermayeye 100 Milyar TL aktarılması ve Kanal İstanbul Projesinin 8 Milyar TL bedelli ilk ihalesi ile karşılaştığı ifade edildi, “Bu tartışmalar sürerken bu kez de ‘Milli Dayanışma Kampanyası’ adı altında devletin yükümlülüklerini üzerinden atmayı ve sermayeye minnet duyulması duygusu yaratmayı amaçlayan bir kampanya ile karşı karşıya kaldık” denildi.

Personelin maaşından kesiliyor

Ancak bir yandan emekçilerden bağış talep edilirken diğer yandan muhalif belediyelerin hesapları bloke ettirildiğine dikkat çekilen açıklamada, “yeni hükümet kurulmak isteniyor”  gibi tehlikeli bir iddia eşliğinde kampanyaların engellenmeye çalışılmasının yardım kampanyasının amacı ve geleceği ile ilgili kaygıya neden olduğu ifade edildi. İktidarın bağış kampanyasının gönüllülük esasıyla yapıldığı iddiasına karşın başta kamu işyerlerinde olmak üzere bir dayatmaya dönüştüğü belirtilen açıklamada, Sosyal Hizmet İl Müdürlüklerinin sosyal hizmetler emekçilerine “Personelden en az 100 TL olmak kaydı ile destek sağlanması kararlaştırılmıştır” mesajının gönderildiğini aktarıldı.

‘Bağışa zorlanılırsa suç duyurusunda bulunacağız’

Kanal İstanbul başta olmak üzere benzer çılgın projelerden, savaş harcamalarından, diyanetin gizli ödeneklerinden vazgeçilerek kaynakların sağlığa aktarılması gerektiği belirtilen açıklamada, “Sosyal devlet olmanın gereklerini yapın, işsizler için koşulsuz işsizlik maaşı ödeyin” çağrısında bulunuldu. Kampanya kapsamında başta KESK bünyesindeki sendika üyeleri olmak üzere kamu emekçilerinin bağış yapmaya zorlanmaları halinde hukuki süreç başlatılacağını ve suç duyurusunda bulunulacağını da belirtilen açıklamada, “Salgından en az hasarla çıkmanın dünyada da sınanmış tek yolu; kamusal kaynakların kullanılarak toplumsal dayanışmanın yükseltilmesi, başta sağlık emekçileri olmak üzere tüm çalışanların ve halkın koruyucu önlemlerin hiç vakit kaybetmeksizin hayata geçirilmesidir” denildi.

Kaynak: Evrensel