Koç Üniversitesinde taşeron “tiyatrosu”

Koç Üniversitesinde çalışan mücadeleci bir işçinin, taşeron şirket ve üniversite yönetimi işbirliği ile işten çıkartılması, üniversite içinde önemli bir gündem oluşturdu. İşten atılan işçinin çalışma arkadaşları ve öğrenciler atılan işçinin geri alınması için kampanyaya başladı.

Konu ile ilgili, Koç Üniversitesi öğrencilerinden gelen haberi olduğu gibi yayınlıyoruz…  

Geçtiğimiz yazın başında Koç Üniversitesindeki Eurest Services isimli taşeron firmanın okuldaki yetkilisi tarafından, taşeron işçilerden Doğan Torun’un yüz kızartıcı suç işlediği öne sürülerek İş Kanunu m.25/2’den iş akdi feshedildi. Sebep olarak ise okuldaki Gönüllüler Kulübünün ihtiyaç sahibi insanlar alabilsin diye kullanılmamış, az kullanılmış eşyaları biriktirdiği mutluluk kumbarası adı verilen kutudan alınan ayakkabı gösterildi. Doğan Torun’un sorun olacaksa ayakkabıyı geri getirebilirim demesine rağmen taşeron firma yetkilisi bir yandan işçiyi oyalamış bir yandan da iş akdinin feshi için gereken süreci başlatmış. Bunun sonucunda da işçinin hakları gasp edilmiş, onuruyla oynanmış ve işten çıkarılmıştı.

Konuya dair okuldaki diğer taşeron işçilerle konuştuğumuzda Doğan Torun’un elinden geldiğince yer ve zaman gözetmeksizin çalışan tüm işçilerin haklarını savunduğunu söylediler. Doğan Torun’u m.25/2’ye dayanarak işten çıkarmaya giden sürecin planlı olduğunu düşündüklerinden bahsettiler. Doğan Torun gerek okul yönetimine karşı gerek taşeron firmaya karşı herkesin hakkını savunan; okul içerisinde öğretim üyeleri, öğrenciler ve işçilerin dahil olduğu *Taşeron İzleme Kurulunda da mücadeleci kimliğiyle tanınan biri olduğu için bir süredir taşeron firma yetkilileri tarafından mobbinge maruz kalıyordu diye eklediler ve bunun sonunda bir plan kurarak işten çıkarmaya kadar vardığını belirttiler. Bahsi geçen eşya kutusundan tüm işçilerin bir şeyler aldığını ama sadece Doğan Torun’a böyle bir prosedür uygulandığını söylediler. Hatta zaman zaman Gönüllüler Kulübündeki öğrencilerin gelip bahsedilen kutudan ihtiyaçları olan şeyleri almaları yönünde ısrarcı olduklarını da eklediler. Taşeron firma tarafından oynanan bu tiyatroya karşı sürecin takipçisi olacaklarını, sonuna kadar arkadaşlarının yanında olduklarını ve derhal işe iadesinin gerçekleşmesi gerektiğini savundular. Okul idaresini de kafalarını kuma gömmeyip hakikatin yanında taraf olmaya, oynanan tiyatroda figüran olmamaya çağırdılar.

Okul içerisinden görüştüğümüz öğrencilerden biri, “Doğan Abiyi öğrenciler çok sever, Öğrenci Merkezinde karşılaştığı herkesin hatırını soran, elinden gelen yardımı esirgemeyen biridir. Bu olay yaşanmadan önce Doğan Abiyle Öğrenci Merkezinde konuşurken bir arkadaşımız yanımıza geldi ve elinde kullanılmamış ayakkabılar olduğunu ve bunları okula getireceğini söyledi. Uygun olan olursa Doğan Abinin alabileceğini ve aynı şekilde diğer işçilere de alabileceklerini iletmesi konusunda Doğan Abiden ricada bulundu, Doğan Abi de sen kutuya koy ihtiyaç duyan alır oradan zaten dedi. Peşinden ise bu olay yaşandı ve çok şaşırdık.” dedi.

Konuştuğumuz diğer öğrenciler de Doğan Abiye haksızlık yapıldığını söyleyip okul idaresinin ve kulüp eşyalarının zimmetli olduğu öğrenci dekanlığının bu olaya müdahil olmamasından yakındılar. Gönüllüler Kulübünün ve kulübün danışman hocasının bahsi geçen kutudan eşya almanın bir sorun teşkil etmeyeceği, tersine bu konuda teşvik eden taraf oldukları yönündeki açıklamaları okul idaresi ve taşeron firma tarafından dikkate alınmamış. Taşeron İzleme Kurulunun bu konu hakkında görüşme ve tarafları bir araya getirme talebine karşın Koç Üniversitesi yönetiminin oyalayıcı bir tavır takınmasından şikayetçi olan öğrenciler taleplerinde ısrarcı olacaklarını dile getirdiler. Konuya dair öğrenciler imza kampanyası başlattı.

Kampanya metni de şu şekildedir:

Doğan Abi’yi hepimiz tanıyoruz. Kimimiz yüz yüze ettiği muhabbetlerden kimimiz de sima olarak biliyor. Doğan Abi bu yaz KU Gönüllüleri’nin bağış kutusundan ayakkabı aldığı için hırsız damgası yiyerek işinden atıldı. Üstelik aldığı ayakkabı bir öğrenci tarafından oraya onun alması için bırakılmıştı. Doğan Abi her ne kadar ayakkabıyı geri getirmeyi teklif etmiş olsa da taşeron Eurest yönetimi “gerek yok, sorun olmaz” diyerek günlerce onu oyalamış; bir yandan da hukuki süreç yürüterek Doğan Abi’yi İş Kanunu m.25/2 yani yüz kızartıcı suç nedeniyle iş akdini feshetmiştir.

Okulumuzda faaliyet gösteren Taşeron İzleme Kurulu içerisinde Doğan Abi her zaman hem kendi hem diğer arkadaşlarının hakkını en önde savunanlardan olmuştur. Bu yüzden de sürekli olarak üstleri tarafından baskıya maruz kalmış en sonunda da böyle bir haksızlığa uğramıştır. Eurest yönetimiyle girmek istediği diyalog savsaklanmış, kendini ifade etmeye fırsat bırakılmadan çözüm yolları şirket tarafından kapatılmıştır.

Bir insanın ne işiyle ne de onuruyla oynamak bu kadar kolay olmamalı. Kimseye zaten insanlar yararlansın diye konulan bir kutudan ayakkabı aldığı için hırsız damgası yaftalanmamalı, üstüne bu konuyla ilgili görüşmek istediği kişilerce kapı suratına kapatılmamalıdır. Bizler Taşeron İzleme Kurulu bileşenleri olarak bu olayın peşini bırakmamayı hem Doğan Abi’ye hem de yıllardır birlikte yürüttüğümüz hak mücadelesine borç biliyor ve talep ediyoruz:

  • Doğan Abi, Koç Üniversitesi İşletme Müdürü Cihan Bey İle Okan Bey, Eurest Müdürü Selda Hanım ve Öğrenci Merkezi Eurest Şefi Hakkı Bey’in içinde bulunduğu herkese açık bir toplantı gerçekleştirilsin ve olay aydınlatılsın.
  • Doğan Abi’nin suçsuz bulunması halinde işe iadesi sağlansın. Doğan Abi’ye karşı dürüst yürütülmeyen bu sürecin sorumluların işine son verilsin.
  • Kampüs içerisinde bulunan tüm bağış ve yardımlaşma imkanları bütün çalışanların kullanıma açılsın.
  • İşten atılma durumlarında süreç, Taşeron İzleme Kurulu, öğrenciler ve bütün çalışanlara karşı şeffaf bir biçimde yürütülsün.

Hepimizin desteğiyle bu süreç aydınlatılabilir.

*Koç Üniversitesi Taşeron İzleme Kurulu üniversite işçilerinin haklarını gözetmek ve taşeron firma ile üst işveren olan Koç Üniversitesi’nin faaliyetlerini gözlemek amacıyla 2 Nisan 2013’teki direnişten sonra kurulmuştur, direnişin önemli kazanımlarından biridir.