Kullanılması yasak pestisitler tarımda hala kullanılıyor – Bülent Şık

KAMUOYUNDAN GİZLENEN HALK SAĞLIĞI SORUNLARI III
81 valiliğe gönderilen ve Rusya’yla yaşanan Carbendazim sorununun çözülmesi talimatını içeren resmi yazıda halk sağlığını korumak için alınacak önlemlere yer verilmiyor. Mesele sadece ihracatta yaşanan sorunların çözümü odağında ele alınmış.
Bianet’te geçtiğimiz iki gün içinde yer alan yazılarımda Rusya Federasyonu’na ihraç edilen gıda ürünlerinde tespit edilen Carbendazim isimli pestisitin yol açtığı sorunları ele almıştım.Carbendazim çok çeşitli sağlık sorunlarına yol açan Avrupa Birliği ülkelerinde 2014 yılında, Türkiye’de ise 2018 yılında tarımda kullanılması yasaklanmış bir zehirli madde. Ancak görünen o ki Rusya’ya ülkemizden ihraç edilen çok sayıda gıda ürününde Carbendazim kalıntısı çıkıyor.

Burada akla Carbendazim ülke içinde tüketilen gıda ürünlerinde var mı sorusu gelecektir.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 81 ilin valiliklerine gönderdiği ve Rusya ile yaşanan Carbendazim sorununun çözülmesi talimatını içeren resmi yazıda iç piyasada halk sağlığını korumak için ne gibi önlemler alınması gerektiğine dair bir ifade yer almıyor. Mesele sadece ihracatta yaşanan sorunların çözümü odağında ele alınmış.

Ancak bakanlığın yazısında önemli bir nokta var. Aşağıda yazıdan bir bölümü aktarıyorum.

* Görseli büyütmek için

 

Yukarıdaki yazıda “Analiz sonucu Yönetmelikte belirlenmiş LOD değerinden düşük ise analiz sonucuna göre bitki koruma amacıyla carbendazim kullanıldığına karar verilemez.” İfadesi yer alıyor ve cümlenin devamında da eğer analiz sonucu LOD değerinden yüksek çıkarsa Carbendazim kullanıldığına karar verilebilir diyor.

Analitik kimya, kimyasal analiz gibi konulara uzak olanlar için LOD terimi bir anlam ifade etmeyecektir; bu nedenle de LOD ne demektir önce onu açıklamak gerekiyor.

LOD nedir?

LOD, tespit limiti (Limit of Detection: LOD) demektir. Peki, bu değerin analitik çalışmalardaki önemi nedir? Neden bakanlık yazısında LOD değerine atıf yapılıyor?

Kısaca yanıt verelim.

Bir gıda örneğinde bir toksik kimyasal maddenin kalıntısının olup olmadığını anlamak için bir analiz yöntemi kullanmak gerekir.

Kullanılan her bir analiz yönteminin belli bir hassasiyeti vardır.

Bu hassasiyet çok özetle söylemek gerekirse bir kimyasal maddenin analiz cihazı üzerinde ürettiği sinyalin büyüklüğü anlamına gelir.

Bir analiz cihazı analiz edilen örnekte bulunan bir kimyasal maddeye karşı sinyal üretme yeteneği olan cihaz olarak tanımlanabilir.

Analiz edilen örnekte bulunan kimyasal maddenin kalıntısı ile cihazda oluşan sinyalin büyüklüğü arasında bir bağıntı vardır.

Kimyasalın kalıntısı (yani miktarı) ne kadar çoksa analiz cihazında oluşan sinyalde o oranda daha büyük olur.

Tam aksi yönde düşünerek, analiz edilen bir gıda örneğinde bulunan kimyasal maddenin kalıntısı (yani miktarı) azaldıkça cihazda oluşan sinyalin de küçüleceğini söyleyebiliriz. Ve belli bir eşik değerden sonra cihazdan analitik bir sinyal alamamaya başlarız. İşte güvenilir sinyal alabildiğimiz o eşik değer tespit limiti (LOD) olarak adlandırılır.

Bir gıda ürünü analiz edildiğinde kullanılan analiz yöntemine bağlı olarak LOD değerinin de ne olduğu raporda belirtilir. Eğer analizden elde edilen sonuç bir toksik kimyasalın gıdadaki kalıntı miktarının LOD seviyesinde olduğunu gösteriyorsa o kimyasal maddenin tarımsal üretim esnasında kullanılmadığını söyleyebiliriz. Kullanılmış olduğu durumlarda tespit edilen miktarı LOD değerinden daha yüksek çıkmaktadır çünkü.

Tespit limiti ifadesi aynı zamanda bir yasağa da işaret eder. Gıda mevzuatında bir toksik kimyasal, misal bir pestisit için LOD değeri verilmesi o pestisitin o gıdada kullanılmasının yasak olduğu anlamına da gelir.

Gerçi bu konu oldukça karmaşıktır. Örneğin bir toksik kimyasal madde gıda üretiminde kullanılmış ve kullanılmasının üzerinden çok zaman geçtiği için parçalanarak başka kimyasal maddelere dönüşmüş de olabilir. Bu durumda da analiz sonucunda tespit edilen miktarı düşük çıkabilir. Ancak bu yazıda konuyu daha fazla uzatmamak için bu noktada duracağım. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi veren bir yazıyı daha önce Bianet’te yazmıştım.

LOD değerinin ne olduğu hakkında verdiğim kısa bilgiden sonra Türkiye tarımında yasak olmasına rağmen Carbendazim hala kullanılıyor mu sorusuna bir yanıt üretmek mümkün.

Bu soruya verilecek yanıt için Suudi Arabistan ile yaşanan ihracat sorunlarına bakmak gerekiyor.

Suudi Arabistan Türkiye’den gönderilen gıda ürünlerinde pestisit kalıntıları çıkması üzerine geçtiğimiz aylarda Türkiye’ye bir uyarı yazısı –ya da nota tam anlayamadım- göndermiş. Bu uyarı yazısını dikkate alarak Türkiye tarımında kullanılması yasak olmasına rağmen hala Carbendazim kullanılıp kullanılmadığına dair kanıt yakalamak mümkün.

Carbendazim kullanımı hala devam ediyor

Tarım ve Orman Bakanlığı 14 Mart 2019 tarihinde 81 ilin valiliğine gönderdiği bir resmi yazıda ülkemizden Suudi Arabistan’a ihraç edilen çeşitli gıda ürünlerinde çok sayıda pestisit kalıntısı çıktığı için Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye bir uyarı yaptığını belirtiyor ve “ihracattaki sorunların” çözülmesi için önlem alınması gereğini belirtiyor.

Bakanlık tarafından valiliklere gönderilen yazı aşağıda.

* Görseli büyütmek için üstüne tıklayın

Bakanlığın yazısına göre ülkemizden Suudi Arabistan’a ihraç edilen üzüm, domates, limon, kiraz, kayısı ve elmada izin verilen limitlerin üzerinde yani “yasal mevzuata aykırı düzeyde” pestisit kalıntısı çıktığı belirtiliyor.

Ürünlerde tespit edilen pestisitler “Acetamiprid, Chlorpyrifos, Carbendazim, Imazalil ve Hexythiazox” olarak belirtilmiş.

Yasal mevzuata aykırı düzeyde Carbendazim çıkması demek gıda ürününde tespit edilen Carbendazim miktarının LOD değerinin daha üzerinde olması demektir. Ve bu da tarımsal üretimde yasak olmasına rağmen Carbendazim kullanımının hala devam ettiği anlamına gelir.

Bu yıl içinde Rusya ve Suudi Arabistan ile yaşanan ihracat sorunlarında gıda ürünlerinde kalıntısı en çok tespit edilen pestisitlerden birinin Carbendazim olduğunu da dikkate alırsak ülkemiz iç piyasasında tüketime sunulan gıda ürünlerinde de Carbendazim kalıntısı çıkmasının neredeyse kesin olduğunu söyleyebiliriz.

Carbendazim üreme sağlığını olumsuz etkileyen, kadınlarda kısırlığa, erkeklerde testis hücrelerinde sorunlara yol açan, kadınlarda ve erkeklerde cinsiyet hücreleri üzerinde toksik etki riski oluşturan bir pestisittir. Daha da önemlisi sinir sistemi ve hormonal sistem üzerinde bozucu etkiler, genler üzerinde toksik etkiler, karaciğerde tümör oluşumu ve anne karnındaki yavru üzerinde toksik etkiler gibi çeşitli sorunlara da yol açmaktadır.

Bütün bu zararlı etkiler dikkate alınarak Carbendazim kullanımı 2018 yılı Ocak ayında yasaklandığına göre halen gıda ürünlerinde kalıntısının çıkması nasıl açıklanabilir?

Bu konuda bazı tahminler yapmak mümkün: Carbendazim içeren tarımsal zehirler piyasadan toplatılmamış olabilir ya da Türkiye’ye kaçak –veya değil- yollardan Carbendazim ithalatı devam ediyor olabilir ya da hala Carbendazim üretilmektedir. Net yanıtı bilmiyoruz. Ancak piyasada Carbendazim bulunduğu ve tarımsal üretimde kullanıldığı kesindir.

Bu soruların muhatabı ve bu sorunları çözmekle mükellef bakanlık Tarım ve Orman Bakanlığı’dır.

Ancak hemen her zaman olduğu gibi bu konuda da bakanlıktan tatminkâr bir yanıt alabilmek kanımca imkânsızdır.

Üstelik Suudi Arabistan ile ihraç ürünlerdeki pestisit kalıntıları nedeniyle yaşanan sorunlar halk sağlığı açısından başka sorunlara da işaret ediyor. Ancak bu yazının çerçevesini dağıtmamak için bu sorunları başka bir yazıda ele alacağım.