Medeni Yıldırım mezarı başında anıldı

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yapılan kalekol protestosunda askerler tarafından açılan ateşle vurulan Medeni Yıldırım, ölümünün 6. yılında mezarı başında anıldı.

28 Haziran 2013’te Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Kayacık (Hêzan) köyünde kalekol yapımına karşı düzenlenen protesto sırasında jandarmanın ateş açması sonucu Medeni Yıldırım yaşamını yitirirken, 8 kişi de yaralanmıştı. Medeni Yıldırım, ölümünün 6. yılında ailesi, yakınları ve HDP’liler tarafından anıldı.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Halkların Demokratik Partisi Diyarbakır il binasında ailesinin katılımıyla düzenlenen anmanın ardından, Yıldırım’ın mezarına gidildi. Yıldırım’ın mezarı başında yapılan anmaya, ailesi, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisioğulları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

‘Merhametsiz bu zihniyet sivil halkımızı kurşuna dizdi’

Anmada konuşan HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, kalekollara karşı barışı savunanların hazmedilemediğini dile getirerek, “Her yerde, her dağda askeri üs inşa etmeyi hedefliyorlardı. Diyarbakır halkı insani bir eylem gerçekleştirerek kalekollara karşı çıktı. Ancak merhametsiz bu zihniyet sivil halkımızı kurşuna dizdi. Arkadaşımız, yoldaşımız Medeni orada şehit düştü” diye konuştu.

‘Gençlerimiz ya tutuklanıyorlar ya da öldürülüyorlar’

Demokrasi mücadelesinin devamlılığına dikkat çeken HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisioğulları da, “Şimdiye kadar gençlerimizi, çocuklarımızı katledenler bir kez dahi olsun tutuklanmadı. Halkımız, gençlerimiz yarınlarımız için, özgürlüğümüz için hareket ettikleri anda ya tutuklanıyorlar ya da öldürülüyorlar” diye belirtti.

‘Uyarı yapılmadan kurşun yağmuruna tutulduk’

Daha sonra konuşan ağabeyi Mehmet Yıldırım ise, kardeşinin vurulduğu gün kendisinin de orada olduğunu ancak başka yaralılarla ilgilendiği için kardeşinin yaralandığını başkalarından öğrendiğini dile getirdi. Saldırının olduğu gün kendilerine herhangi bir uyarı yapılmadan kurşunlar sıkıldığını ifade eden Yıldırım, “Kardeşimle saldırının olduğu gün beraberdik. Kardeşim vurulduğu sırada yanında değildim, diğer yaralılarla ilgileniyordum. Ne bir biber gazı ne de bir uyarı yapılmadan kurşun yağmuruna tutulduk. Orada bulunma amacımız savaş değil, barıştı” dedi.