Merve Ünal’ı öldüren sanık polis Yılmaz, Bursaspor aşkına tahliyesini istedi

Meslektaşı Merve Ünal’ı öldüren sanık polis Muharrem Yılmaz,  “kasten öldürmek”ten yargılandığı davanın ikinci duruşmasında Bursaspor aşkına tahliyesini istedi.

Diyarbakır’da 26 Mayıs’ta meslektaşı Merve Ünal’ı öldüren polis memuru Muharrem Yılmaz’ın “Kasten öldürme” ve “ Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma” suçlamasıyla müebbet hapis ceza istemiyle hakkında açılan davanın ikinci duruşması Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Yılmaz ve avukatları duruşmada hazır bulunurken, Ünal’ın babası Namık Ünal, kardeşleri Tuğba Övür, Esra Koçak ve Semra Ünal ve avukatları Zülal Erdoğan da duruşmaya katıldı.

Duruşmayı Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi, Roza Kadın Derneği, kadın avukatlar ve Ünal’ın onlarca meslektaşı izledi.

Ankara 12’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nden SEGBİS aracılığıyla katılan sanık Yılmaz’ın eski eşi Ayşegül Topbaş, “Maktulü sadece ismen biliyorum. Ben polis okuluna gitmeden önce boşanmıştım. İki haftalık boşanma iptal süresi içerisinde sanık beni arayarak ‘Biz tekrar gizlice evlenelim. Ben şu kızdan kurtulup sana geri döneceğim. Beni bunun elinden ancak sen kurtarırsın” dediğini aktardı.

Ayrılmış olmasına rağmen sanığa sık sık eşim diye hitap eden tanık Topbaş ifadesini şöyle sürdürdü: “Ben maktulün eşimin telefonuna attığı mesajlarını okuduğumda, maktulün eşime emir vererek konuştuğunu gördüm. Sanık bana Merve ile tanıştığında onu kendisini bekar olarak bildiğini, evli olduğunu söylediğinde Merve’nin olay çıkardığını söyledi. Ben sanığın maktul dışında birkaç kişiyle daha ilişkisinin olduğuna dair mesajlarını okudum.”

Tanık ifadesi ardından savunma yapan Ünal ailesi Avukatı Zülal Erdoğan, “Sonuçta tanık, sanığın eski eşi ve çocuğunun annesidir. Bu nedenle sanığı korumak ve suçtan kurtulmasını sağlamak amacıyla hakikate aykırı beyanda bulunmaktadır. Burada sanık maktulle tanışmak için kendisini bekar olarak tanıtmış ve bahaneler üretmiştir. Tüm bunları yaptıktan sonra sanık maktulü öldürdükten sonra kendisini suçtan kurtarmak için evliliğinde her şey yolundaymış gibi maktulü kötüleyen bir dil üzerinde savunma yapmaktadır. Ama bunun aksini gösteren somut deliller var. Olayın olduğu gün mesaj içeriklerine bakıldığında sanığın maktul üzerinde nasıl bir hâkimiyet kurduğu ve bir birey olarak kendi başına karar alma inisiyatifi tanımadığı net bir şekilde görülmektedir. Sanık savunmalarına itibar edilmemelidir. Sanık ve maktulün mesai arkadaşlarının ve olay yerine ilk giden polis memurunun tanık olarak dinlenmesini talep ediyoruz. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

Tanık Toptaş ve Ünal ailesi avukatlarının beyanlarına ilişkin söz verilen sanık, Ünal dışında görüştüğü birçok kadının olduğunu ve kendisini bekar olarak tanıtmadığını ileri sürdü. Sanık avukatı ise, eski eş Topbaş’ın sanık beyanlarını doğruladığını ileri sürdü. Tanık Topbaş’ın aldatılan bir kadın olarak sanığı korumayacağını iddia eden sanık avukatı, tanığın sanığa dair aleyhe beyanlarını kabul etmeyerek, sanığın tahliyesini talep etti.

‘Kasten bir aileyi öldürdü’

Ardından söz alan Ünal’ın ablası Esra Koçak, “Ben sanığa yönelik olan ‘Kasten öldürme’ suçu kısmına katılmıyorum. Kasten bir aileyi öldürdü. Sanığın bundan en ağır bir şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Biz hepimiz öldük ancak Merve’yi mezara gömdüler” ifadelerini kullandı.

İddia makamı, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu ve suçun öngörülen cezanın üst sınırı gözetilerek tutukluluğunun devamına karar verilmesi talebinde bulundu.

Bursaspor aşkına tahliye istedi

Sanık tutukluluğuna ilişkin mütalaaya karşı savunma yaparak, “Özgürlüğü kısıtlama iddialarına katılmıyorum. Özgürlüğü kısıtlanan benim. Bursaspor’a olan aşkımı bildirmek için yıllığımdaki ilgili sayfayı dosyaya sunuyorum. Tahliye talebinde bulunuyorum” diye ekledi. Sanık avukatı ise, sanığın tahliye edilmesi talebinde bulundu.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, kuvvetli suç şüphesi, mevcut delil durumu, tutuklulukta geçirilen süre ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı nedeniyle sanığın tutukluluğunun devamına karar vererek, duruşmayı 29 Nisan’a erteledi.