Meslek örgütleri: “Ülkede yaşayan herkesi demokrasi ve adalet için mücadele çağırıyoruz”

Demokratik bir ülke, herkes için adalet! DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Ankara’da düzenlediği basın toplantısında ülkede yaşayan herkesi demokrasi ve adalet için omuz omuza mücadele vermeye çağırdı.

KESK, TMMOB, TTB ve DİSK, adli açılış yılına ilişkin yaptıkları ortak açıklamada yargı sisteminin baştan sona yenilenmesini talep etti. 

TTB Başkanı Sinan Adıyaman Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın meslek örgütlerinin seçimlerine ilişkin sözlerine karşı, “Eleştiriye, farklı görüşlere tahammül edemeyen rejimlere demokrasi denmez” dedi.

Meslek örgütleri, Beştepe’de yapılan 2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni’nin ardından Türk Tabipleri Birliği Genel Merkezi’nde “Herkes İçin Adalet” başlıklı açıklama yaptı.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanları Mehmet Bozgeyik ve Aysun Gezen, Türk Tabipleri Birliği Başkanı (TTB) Sinan Adıyaman, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Genel Sekreteri Dersim Gül’ün katıldığı açıklamada yargı sistemine dair eleştiriler sıralanırken talepler de dillendirildi ve “Demokrasi, barış, eşitlik, özgürlük ve emek mücadelesini temel alan örgütler olarak yargı sisteminin baştan sona yenilenmesi ve demokratikleştirilmesi konusunda ısrarcıyız” ifadelerine yer verildi.

‘ELEŞTİRİYE TAHAMMÜL EDEMEYEN REJİMLERE DEMOKRASİ DENMEZ’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Beştepe’deki adli açılış yılı töreninde, meslek örgütlerinin yönetiminin belirlendiği seçim sisteminin değiştirilmesine yönelik sözlerine basın açıklaması öncesi yanıt veren TTB Başkanı Sinan Adıyaman, “Eleştiriye, farklı görüşlere tahammül edemeyen rejimlere demokrasi denmez. Her krizden sonra meslek odalarının seçimlerine müdahale açıklamaları bizim açımızdan doğru değil. Barolar başta olmak üzere TTB ve TMMOB gibi meslek odalarının seçimleri demokratik olarak yapılmaktadır” dedi.

“Bombalanarak binası işlevsiz hale getirilen TBMM’nin AKP tarafından fiilen kanun yapamaz, soru sorulamaz hale getirilmiş olmasını, Partili Cumhurbaşkanı’nın Hâkim ve Savcılar Kurulu (HSK)’nin atanmasındaki etkisini, aynı HSK tarafından AKP ilçe yöneticilerinin apar topar hâkim savcı yapılmasını kabul etmiyoruz” denilen açıklamayı DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu okudu. Dört kurumun ortak açıklamasının satır başları şu şekilde:

MAHKEME ÜYELERİNİN KARARNAME İLE GÖREVDEN ALINMASINI KABUL ETMİYORUZ: Adalet mekanizmasına tarikatların hâkim olmasını, iktidarın siyasi taleplerini yerine getirmeyen hâkim ve savcıların ibret-i alem olsun diye sürgüne gönderilmesini ya da görevlerinden alınmasını kabul etmiyoruz. Yargıtay ve Danıştay üye atanmasında iktidarın belirleyiciliğini, Danıştay ve Sayıştay’ın etkin denetim yapma olanaklarının ellerinden alınmış olmasını; üst mahkeme olarak kurulan “Bölge Adliye-İstinaf” mahkeme üyelerinin sıradan bir kararname ile görevden alınabiliyor olmasını kabul etmiyoruz.

HERKESİN TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİ HALİNE GETİRİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ: İktidar partisince beğenilmeyen seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulu (YSK) eliyle iptal ettirilmesini, iktidar partisinin kazanamadığı illerde belediye başkanlarının yerine defalarca kayyum atanmasını kabul etmiyoruz. Ana muhalefet partisi başkanına linç girişiminde bulunanların serbest bırakılmasını ve hâlâ haklarında dava açılmamış olmasını; altı milyon yurttaşın oyunu alan, onlarca ilin belediye başkanlığını ve onlarca milletvekilini temsil eden muhalefet partisi eş başkanlarının terör örgütü üyesi olarak hapse atılabilmesini; gazetecisinden generaline, üniversite öğrencisinden doğa savunucusuna, sanatçısından işten atıldığı için direnen emekçiye kadar hemen herkesin aniden terör örgütü üyesi ya da iltisaklısı haline getirilebilmesini kabul etmiyoruz.

KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI HUKUKSAL DÜZENLEME YAPILMAMASINI KABUL ETMİYORUZ: Ülke tarihinin en kitlesel ve en barışçıl demokratik eylemi olan Gezi Direnişi’ne, alınmış olan beraat kararlarına rağmen bir kez daha “darbe girişimi” davası açılmasını kabul etmiyoruz. Toplumun ihtiyaçları ve çıkarları gözetilmeden, iktidar partisini rahatsız eden her habere yayın yasağı konmasını; tutuklama ve serbest bırakmaların uluslararası ilişkilerde bir koz olarak kullanılmasını kabul etmiyoruz. Kadına yönelik şiddete, kadın cinayetlerine, çocuk tecavüzü ve istismarına karşı caydırıcı hukuksal düzenlemelerin yapılmamasını ve bunları meşrulaştıran iklime müdahale edilmemesini kabul etmiyoruz.

ORTAK BİR MÜCADELE PROGRAMI HAZIRLANMALI: Tüm bu hukuksuzlukların ülkede yaşayan 82 milyon yurttaşımızı etkilediğini, adaletin herkese lazım olacağını bilen kurumlar olarak; “Adli Yıl Açılış Töreninin” Saray müştemilatında yapılmasının, açılış gününden itibaren adaletin, iktidarın himayesinde ve icazetinde olduğunu simgeleyeceğini görüyoruz. Oysa bu ülkede yaşayan herkesin, hepimizin adalete ve bu adalet mekanizmasını daim kılacak, denetleyecek bir demokratik işleyişe ihtiyacı var. Demokrasi, barış, eşitlik, özgürlük ve emek mücadelesini temel alan örgütler olarak yargı sisteminin baştan sona yenilenmesi ve demokratikleştirilmesi konusunda ısrarcıyız. Bunun için sendikaların, meslek odalarının, baroların, siyasal partilerin, kitle örgütlerinin, ortak bir mücadele programını zaman geçirmeden hazırlaması gerektiğini düşünüyoruz.

MAĞDUR EDİLEN HERKES İÇİN ADALET İSTİYORUZ: İşçiler ve işsizler için adalet, kamu emekçileri için adalet, mühendis, mimar ve şehir plancıları için adalet, hekimler için adalet, emekliler için adalet, EYT’liler için adalet, ataması yapılmayan öğretmen ve sağlık emekçileri için adalet, kadınlar için adalet, çocuklar için adalet, göçmenler için adalet, ötekileştirilen, yok sayılan, mağdur edilen herkes için adalet istiyoruz! Bütün kişi ve kurumları, “Demokratik bir ülke ve herkes için adalet” mücadelesine omuz vermeye, bulunduğu yerden ses çıkarmaya, adalet talebini güçlü bir talep haline getirmek için yapılacak olan toplantılara, konferanslara, mitinglere, eylem ve etkinliklere katılmaya davet ediyoruz.