Metal işçisi: Çalışmak istemiyoruz, sendikanın çözüm bulmasını istiyoruz

Yeter artık ölmek ya da başka birisinin ölümüne sebep olmak istemiyoruz. Patronun ve hükümetin tutumu ortada, sendikamızın bu duruma yeni vakalar olmadan bir an evvel çözüm bulmasını istiyoruz.

İstanbul’dan metal işçisi anlatıyor:

Tüm dünyanın kabus gibi günlerden geçtiği şu sıralarda evde kal çağrısı yapılıyor. Kimi kendine ada satın almış, kimi havuzlu jakuzili boğaz manzaralı evinde, kimi milyon dolarlarıyla gelecek kaygısı olmadan lüks evinde salgının geçmesini bekliyor. Onlar salgının geçmesini beklerken o değerleri yaratan biz isçilerin payına ise çalışmaya devam etmek düşüyor. Evinde kal, hayat eve sığar nutukları atılırken biz işçiler fabrikalarda çalışmaya devam ediyoruz.

Ben yaklaşık 450 kişinin çalıştığı ve güneş enerjisi panelleri üreten bir Çin firmasında çalışıyorum. Fabrikamızda Birleşik Metal-İş Sendikası örgütlü. Bu virüsün ilk olarak Çin’de çıkmasıyla birlikte, işçiler arasında bir tedirginlik oluştu. Firmada çalışan Çinlilere vebalı gibi bakmaya başladık, onlardan uzak kaçmaya çalıştık. Virüsün Çin’de azalması ve Türkiye’de artmaya başlamasıyla birlikte, bu sefer Çinliler bizden kaçmaya başladılar. Fabrikada salgın sonrası Çinli arkadaşların gece çalışması kaldırıldı, ama biz gece çalışmaya devam ediyoruz.

On gün önce bir çalışan arkadaşımızın yakınında virüs çıktı. Bu çalışanı apar topar idari izne gönderdiler. Tedirgin olduk. Birkaç gün sonra 2 arkadaşımızın akrabasına da virüsün bulaştığı öğrenildi. Bu arkadaşlarımız da idari izinli olarak evlerine gönderildiler. Tedirginliğimiz ve korkumuz biraz daha arttı. Şu an fabrikamızda sadece kendisi veya yakını hasta olan işçiler ve kronik hastalığı olan işçiler idari izinli sayılarak gönderiliyor.

Yaşadığımız tedirginlik ve korku nedeniyle bazı arkadaşlarımız rapor almaya çalışırken, birçoğumuz ise rapor alırsak işten atılırız diye düşünüyoruz. Yani bir taraftan hastalık, diğer taraftan ise işsizlik korkusu yaşıyoruz. Bu süreçte ise maalesef sendikamız henüz birlikte hareket etmemizi sağlayacak kararlar alıp uygulamadı. Sendika temsilcilerimiz de isteyen ve alabilen rapor alsın demekle yetiniyor.

Ortada bir bulaşıcı bir hastalık var ve artık işe gitmek istemiyoruz. Bizler hasta olup olmadığımızı bilmeden tüm arkadaşlarla birlikte aynı yemekhanede yemek yiyor, çay içiyoruz. Onlarca işçi aynı soyunma odalarında kıyafetlerimizi değiştiriyoruz. İlla ki bizim de bir akrabamıza virüs bulaşması ya da fabrikada bir arkadaşımızın hasta mı olması gerekiyor? Yeter artık ölmek ya da başka birisinin ölümüne sebep olmak istemiyoruz. Patronun ve hükümetin tutumu ortada, sendikamızın bu duruma yeni vakalar olmadan bir an evvel çözüm bulmasını istiyoruz.