Metal işçisi kazanırsa işçi sınıfı kazanır! Metal işçileriyle dayanışmaya!

Metal işçilerinin patron sendikası MESS ile yürüttüğü toplu sözleşme görüşmelerinde grev ihtimali güçlenirken, MESS dün Türk Metal-İş Sendikasını çağırarak gece yarılarına kadar süren bir görüşme gerçekleştirmişti. Metal iş kolunda diğer büyük sendika, Birleşik Metal-İş Sendikasının çağrılmadığı bu toplantıda neler konuşulduğu bilinmezken, Türk Metal’e üye işçilerde, sendikanın bir oldu bitti ile karşılarına çıkma endişesi oluştu.

Birleşik İşçi Kurultayı (BİK), metal işçilerinin TİS sürecinde gelinen duruma dair bir açıklama yaparak, işçileri, grev komiteleri kurmaya, emekten yana güçleri de metal işçieri ile güçlü bir dayanışma örgütlemeye çağırdı.

 Açıklamanın tamamı şöyle…

Metal işçisi kazanırsa işçi sınıfı kazanır!
Metal işçileriyle dayanışmaya!

Yaklaşık 130 bin işçiyi kapsayan metal toplu iş sözleşmesi 4 aydan uzun bir süredir devam ediyor. Süreç metal patronları örgütü MESS’in işçilere 3 yıllık sözleşme dayatması ve yüzde 10 gibi bir ücret zammı reva görmesi ile tıkanmış durumdadır.

MESS Türk Metal ile kapalı kapılar ardında pazarlık yapıyor

MESS, dün akşam Türk Metal sendikasını görüşmeye çağırdı. Birleşik Metal-İş sendikasına çağrı yapılmadı. Gece yarılarına kadar süren görüşmede nelerin konuşulduğunu, ne pazarlıklar yapıldığını sadece metal patronları ve Türk Metal yöneticileri biliyor.

Türk Metal’in Genel Başkanı Pevrul Kavlak’ın, saatler süren toplantı sonunda yaptığı tek açıklama şu oldu: “Değerli Türk Metal üyeleri, MESS ile bugün yürüttüğümüz toplu sözleşme müzakeresi sona ermiştir. Görüşmelerin yarın (28 Ocak 2020 Salı günü) saat 19:30’da devamına karar verilmiştir.”

Sonucu merakla bekleyen işçiler, günün akşamından başlayıp gece yarılarına kadar süren kapalı kapılar ardındaki görüşmeye haklı olarak tepki gösteriyor; geçmiş sözleşmelerde oldu-bittiye getirilen ‘satış sözleşmelerini’ hatırlayarak ‘yeniden bir satış mı?’ endişesi taşıyorlar.

BMİS, grev kararını fabrikalara astı

Bu arada dün, Birleşik Metal İş Sendikası’na (BMİS) bağlı MESS sözleşmesi kapsamındaki iş yerlerinde 1 saatlik iş bırakma eylemi yapıldı ve grev uygulama kararı asıldı.

Şu koşullarda BMİS 5 Şubat’ta greve çıkacak. Türk Metal ise grev kararını açıklamasına rağmen uygulama kararını açıklamamıştı. Bununla birlikte birçok yerde işçi arkadaşlarımız arasında Türk Metal in kendilerini yarı yolda bırakacağı kanısı hâkim, çünkü bu tablo birçoğu için deneyimle sabit.

Metal işçisi kazanırsa işçi sınıfı kazanır

Biz başta metal işçisi olmak üzere tüm işçi sınıfına sesleniyoruz. Bugün metal işçilerinin taleplerini kazanması bizler için çok kıymetlidir. Eğer onlar kazanırsa sınıf olarak biz kazanırız. Onlar kaybederse sınıf olarak biz de kaybederiz. Bunu TÜPRAŞ işçilerinin sözleşmesinden sonra yaşananlara bakarak görebiliriz. Onlara dayatılan sözleşmeyi topyekün bir biçimde püskürtemediğimizden, bugün Koç grubu aynı kölelik sözleşmesini metal işçisinin önüne koyabiliyor. Dün yapamadığımızı bugün metal işçileri ile hep birlikte püskürtebiliriz, beraber aşabiliriz.

İşçiler hızla her yerde grev komiteleri kurmalıdır!

Anadolu’da işçi sınıfı grev hakkını grev ile kazanmıştır. Bunu işçiler birbirine güvenerek, iş yerlerinde işçi komiteleri, işçi birlikleri kurarak, işçi direnişlerini yöneterek kazanmıştır.

Bugün bizim de ihtiyacımız olan budur. Eğer haklarımızı vermiyorlarsa onu almak için bugüne kadar geliştirdiğimiz eylem yol ve araçları kullanmalıyız. Sendikalar engel oluyorsa, hemen her yerde hızla bağımsız grev komiteleri kurmalıyız. Grev hali ile barışık olmalıyız. Kazanmanın yolu grev ise greve her koşulda gidebilmeliyiz. Grevi her koşulda yönetebilmeliyiz.

Bunu sendikalar ile yapamıyorsak işçi komiteleri ile işçi birlikleri ile yapmalıyız. 2015 Haziran’ında metal işçisi arkadaşlarımız bunu yaptı, yine yapabilir. Hakkımız olanı almak için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapmalıyız. Bu durumda öncü işçilere daha fazla görev düşmektedir.

‘Kriz’, ‘zarar’ bizi köleleştirmenin bahanesidir

Patronlar ekonomik krizi haklarımızı gasp etmenin bahanesi haline getiriyor. Kendilerine kazandırdığımız devasa kârlardan azıcık feragat etseler canları çıkmaz. İşsizlikle tehdit ediyorlar. Hepsi bizi korkutmak ve birliğimizi kırmak içindir. Bizi kölece çalışmaya razı etmek içindir.

Bizim hakkımız olan onların karlarından zarar etmesidir. Tablo çok net ortadır. Örneğin, 2018 yılında Ford Otosan’a 110 Bin TL’den fazla para kazandıran bir işçinin reel ücreti 2018 yılından bugüne yüzde15 azalmıştır. Tablo bu kadar nettir. Biz kimseden sadaka beklemiyoruz. Emeğimizin karşılığını, çocuklarımızın geleceğini istiyoruz.

Metal işçileriyle sınıf dayanışmasını büyütmeye!

Bunun için grev haliyle barışık olmak; toplumu ve işçi sınıfının tüm bileşenlerini bu eylemlerin bir parçası yapmak önemlidir. Biz Birleşik İşçi Kurultayı (BİK) olarak bu konuda elimizden gelen tüm imkanları işçi arkadaşlarımız ile paylaşmaya devam edeceğiz. Ayrıca aydınların grev ile dayanışma çağrılarını önemli buluyoruz, her konuda olduğu gibi bu konuda da adımlarımızı atacağız. Emekten yana olan her kuruma, kişiye ve kuruluşa çağrımızdır. İşçi sınıfının kazanmasının yolunda bir adım metal işçinin kazanmasıdır, onlarla dayanışma içinde olmaktır.

Başta Türk Metal olmak üzere bütün sendikalar işçi sendikacılığı yapmalıdır. Metal işçisi her durumda kendi örgütlülüğünü geliştirmelidir. İşçi sınıfının müttefikleriyle bu örgütlülüğü güçlendirmelidir.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

Birleşik İşçi Kurultayı

28 Ocak 2020