METROBÜSTEKİ CİNSEL SALDIRI OLAYININ İLK DAVASI GÖRÜLDÜ

Ne Olmuştu?

23 Nisan Salı günü öğleden sonra metrobüsle Avcılar yönünde giden bir kadın cinsel saldırıya uğradı. Koridor tarafında oturduğu koltuğun yanında ayakta duran adamın fermuarının açık, cinsel organının dışarıda olduğunu gördükten sonra pantolonundaki ıslaklıkla beraber adamın boşaldığını fark eden kadın, adama vurarak önce adamı uzaklaştırmış, sonra da metrobüstekilerin de desteği ile metrobüsten dışarı çıkarılmıştı. Metrobüs durağında olayı videoya çeken kadın, sosyal medya üzerinden videoyu paylaşmış, gelen destek ve dayanışmanın da etkisi ile saldırgan Fatih Özdemir tutuklanmıştı.

Saldırgan Fatih Özdemir karakola götürülürken cinsel saldırıya uğrayan kadın arkadaşımızla aynı polis aracına bindirilmek istenmişti. Karakola götürülen saldırganın üzerindeki pantolondan örnek alınması istenmiş, polislere yapılan dört saatlik yoğun bir baskının sonucunda örnek ancak alınabilmişti.

Yoğun baskı ile pantolondan alınan örnek adli tıpta incelenmemiş ve davaya rapor edilmemişti. Sadece saldırganın iç çamaşırı ile kadının elbisesi incelendi. Saldırganın iç çamaşırında sperme rastlandı.

 Dava Süreci

9 Temmuz Salı günü saat 11:20’de Küçükçekmece Adliyesi’nde görülecek olan dava saat 12:00 civarında ancak başlayabildi. Dayanışma için duruşmaya gelenlerin bir kısmı içeri alınmazken, polis salona giriş yapamayanların dağılmadığı durumda müdahalede bulunacağını ifade etti. Kimlik bilgilerinin doğrulanması ile başlayan davada ilk olarak saldırganın ifadeleri alındı, daha sonra da cinsel saldırıya uğrayan kadının savunmasına geçildi.

Cinsel saldırıya uğrayan kalan kadının savunması şöyle:

“Saadetdere durağından yaklaşık on durak önce arkadaşıma ‘bir adam var taciz mi ediyor yoksa kalabalıktan mı’ diye mesaj attım. Sonra ben sözlü uyarıda bulundum. Araya çantamı koyup dirseğimle iterek mesafeyi açtım. Bir şekilde çantamı vücuduyla ittirdi ve aramızdan çıktı. Daha sonra sol bacağımda bir ısı hissettim. İki eli de dolu olduğu için şüphelendim. Hızlı bir şekilde kendi çantamı çektim. Adamın da poşetini kaldırdım ve adamın fermuarı açıktı. Sapık diye bağırmaya başladım ve adamın pantolonundaki ıslaklığı gördüm. Tacizci bunun üzerine iftiracı demeye başladı. Yakınlarda bir adam da iftira etmediğimi, kendisinin de bir süredir olanları fark ettiğini söyledi. Metrobüste karşımda bir adam daha vardı. Bana, sapığa ve bacaklarımın olduğu yöne doğru bakıyordu. Daha sonra durakta bu adam ‘iki saattir seni görüyorum hala yapmaya devam ediyorsun’ dedi.

Küçük bir çocuğun metrobüste başlayan arbede sonucu ağlamaya başlaması ile şoför aracı durdurdu. Sapık durakta bana iftira attığımı söylemeye devam etti. Ben iftira olmadığının kanıtı olsun diye video çektim. Olay sırasında sapığın elinde telefon olduğu için telefonunun incelenmesini talep ediyorum. Metrobüs kameralarına yansımış mıdır bilmiyorum ama benim tepkimden sonra adamın ilk hareketi kaçmak değil fermuarını kapatmak oldu.”

Saldırganın avukatlarından Gülcan Karayel saldırıya uğrayan kadına “: Oturduğunuz koltuk tek kişilik miydi, yanınızda biri var mıydı? Yerinizi değiştirmeyi düşündünüz mü?” “Sanık fermuarını nasıl kapattı açıklar mısınız?” gibi sorular sorarken saldırganın diğer avukatı Muharrem Ercan “Fatih Özdemir’i gördüğünüz an penisi erekte halde miydi yoksa eğik miydi?”,” Boşalma anına tanık oldunuz mu?”,”Metrobüste başka insanların da size baktığını düşündünüz mü?”, “Röportajlarda ‘paronayak mı oldum?’ şeklinde bir cümle kurdunuz mu?” şeklinde ithamda bulunucu ve psikolojik şiddet içeren sorular sordu.

Saldırganın avukatı savunmasında “Bu şekilde cinsel organını çıkarıp boşalan bir kişinin ya gerçekten sapık olması ya da akıl hastası olması gerekir. Boşalma iddiasının doğru olması için adli tıp raporlarına bakmamız gereklidir. Elbisedeki hücre örnekleri Fatih Özdemir’e ait değildir” dedi ve müşteki kadın için paranoyak söyleminde bulunup kadının kendinden emin olmayan beyanlarda bulunduğunu iddia etti.

Müşteki avukatı ise kadının kıyafetlerinde sperm örneğinin bulunmamasının bir delil sayılamayacağını, idrar kaçırması ile ilgili bir hastalık durumu varsa bununla ilgili rapor alınması gerektiğini ve sanığın beyanlarının çelişkili olduğunu ifade etti.

Duruşma, Fatih Özdemir’in tutuklu halde devamı kararıyla 8 Ağustos saat 14:00’ye ertelendi.

Dava Sonrası

Davadan sonra basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasının tam metni şöyle:

23 Nisan Salı günü metrobüste Avcılar yönünde giden bir arkadaşımız cinsel saldırıya uğradı. Durumu fark eden kadın yoldaşımız adamı uzaklaştırdıktan sonra saldırganın metrobüsten indirilmesini sağladı ve olayı videoya çekti. Olayın teşhir edilmesi ve videonun paylaşılması ile gelen destek sayesinde tacizci tutuklandı.

Karakola giderken polis, arkadaşımız ve saldırganı aynı araca bindirmeye çalıştı. Daha sonra ise kıyafetleri adli tıpa göndermemek için türlü bahaneler sundu. Süreç içerisinde saldırganı aklama çabalarının hepsine rağmen bizler gerçeğin ne olduğunu biliyoruz.

Biliyoruz, çünkü yaşamaya mecbur bırakıldığımız bu düzende, her gün farklı şekillerde karşımıza çıkan taciz, tecavüz, istismar, şiddet hiçbirimiz için münferit olaylar değil. Bunlar insanı sömüren, insanı insan olmaktan çıkaran, biat eden insanlar yaratmak için uğraşan toplumsal ve sosyal yapının bir sonucu. Bu yapı ve yönetenler ise kendi içinde çürüdükçe bu çürümeyi her tarafa yaymakta, çürümüşlüğü bütün topluma sızdırmaktadır.

Rabia Naz’ın katilini koruyanlar, katilin bulunması için mücadele veren baba Şaban Vatan’ı akıl hastahanesine kapatmaya çalışanlar…

Şule Çet’in katillerini aklamak istemiyle o saatte orada ne işi var diye soranlar…

Sinem Şahin’in saldırganlarını beraat ettirenler….

Ensar Vakfı’nda tecavüze göz yumanlar …

Ve daha niceleri…

Hepsi, topluma bu çürümüşlüğü yayan taraftadırlar. Sürekli şahit olduğumuz fiili cezasızlık durumları, delil karartılmaları, suçların olağanlaştırılması ve gayriciddi dava süreçleri açıkça kadının bu düzende korunmadığını gözler önüne sererken kendi savunmasını yapan Nevin Yıldırımlar, Çilem Doğanlar cezalandırılmaktadır.  Diğer yanda ise tacizciler, tecavüzcüler ve istismarcılar korunmaktadır.

Saldırgan Fatih Özdemir’in tutuklu yargılanmaya devam etmesi, hukukun bizim yanımızda olduğunu göstermez. Hukuk, bizleri korumadığı gibi kendimizi savunduğumuz zaman bizi cezalandıran bir kıskaç halindedir. Bu kıskaç parçalanmalı, bu düzen değişmelidir.

Bu düzeni değiştirmek istemeyenler bizlere çözüm olarak pembe otobüsleri, idam ve hadımı göstermektedir. Bunlar çözüm değildir ve biz bunları kabul etmiyoruz. Biz, bizleri yaşam alanlarımızdan soyutlayacak olan, toplumda var olmamızı engelleyecek çözümlerinizin hiçbirini istemiyoruz. Yaşam hakkımıza yönelik hiçbir müdahaleyi kabul etmiyor, başkaldırıyoruz.

Çünkü bizler biliyoruz ki çözüm bizim kendi ellerimizdedir. Medyanızla, yargınızla, polisinizle bizi bu mücadeleden vazgeçirmeye çalışsanız da biz bu mücadeleye devam edeceğiz.

Çünkü biliyoruz; Adalet Biziz Susmayacağız.

Ve artık başkaldırının ayak seslerini siz de duyuyorsunuz.

Bir kez daha haykırıyoruz; Biz Susmayacağız, Siz Utanacaksınız!

Bizler birbirimizden öğrenerek, birbirimizle dayanışarak, birbirimizden aldığımız güçle, burada birlikte olduklarımıza güvenerek yola devam ediyoruz. Bu süreçte bir kez daha gördük ki biri ses çıkardığında diğerleri de susmuyor. Bu ses bir kişinin sesi değil, hepimizin sesi. Ve bilin ki cesaretimiz bulaşıcıdır. Kadınların cesareti ve mücadelesi her geçen gün büyüyor ve bu cinsel saldırının videosu son olmadı, olmayacak. Taciz, tecavüz ve istismar bitene kadar bunları teşhir etmeye, bunların son bulması için mücadele etmeye, hep birlikte kol kola omuz omuza devam edeceğiz.

Şunu unutmayın ki:

Tacize, tecavüze, istismara, aşağılanmaya, hakarete, eşitsizliğe, ayrımcılığa, dayatmalara maruz kalanlar olarak

Biz susmayacağız siz utanacaksınız

Bedenine, evine, giysisine, yaşamına karışılanlar olarak

Biz susmayacağız siz utanacaksınız

Örgütlenmesi, özgürleşmesi, mücadele etmesi istenmeyenler olarak

Biz susmayacağız siz utanacaksınız

Bizler kadınlar olarak

Hayatın her alanında var olmaya ve hayatı yeniden yaratmaya devam edeceğiz.

İş yerlerimizde sömürülmemek için, okullarımızda özgürce hareket etmek için, sokaklarda güvenle yürümek için, şiddete, tacize, tecavüze ve çifte sömürüye maruz kalmamak için, yani özgürce bir yaşam için, emeğimiz için, yaşamımız için mücadele ederek, özgürlüğümüz için isyan ederek, istediğimiz dünya için adım adım örgütlenerek bu düzeni değiştirelim.

Adalet Biziz, Susmayacağız!