Milli park statüsünden çıkarılan Göreme’den yüksek hızlı tren geçirmeyi planlıyorlar

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ‘Milli Park’ olmaktan çıkarılarak yağma ve talana açılan Göreme vadisinden yüksek hızlı tren geçirmeyi planlıyorlar.

Artı Gerçek’ten Rıfat Doğan’ın 16 Ağustos 2019 tarihinde yaptığı habere göre; Antalya, Konya, Nevşehir, Aksaray ve Kayseri arasında yapılması planlanan hızlı tren projesine ilişkin “ÇED olumlu” kararında amacın turist başına döviz miktarını artırmak olduğu belirtildi. Ulaştırma Bakanlığı tarafından hazırlanan ve “ÇED olumlu” kararı verilen hızlı tren projesi inşaatının dört yılda bitmesi hedefleniyor. Proje UNESCO Dünya Miras Listesi’nde bulunan milli park gibi alanların yanından sit alanları, yaban hayatı koruma sahası ve ormanların içinden geçecek.

Antalya, Konya, Nevşehir, Kayseri’den geçecek hızlı tren projesiyle ilgili nihai Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan geçen ay onay aldı. Halkı bilgilendirme toplantıları temmuz ayında yapılan projeye ait ÇED raporunda yer alan bilgilere göre Antalya’yı, Konya ve Kapadokya bölgesiyle Kayseri’ye ve Konya-Ankara Hızlı Tren hattı ile Ankara’ya bağlayacak proje çalışmaları TCDD Genel Müdürlüğü tarafından 4 kesim halinde ihale edildi. Proje Manavgat-Seydişehir (Seydişehir-Antalya) Kesimi, Konya-Seydişehir Kesimi, Konya-Aksaray Kesimi, Aksaray-Kayseri kesimi olarak ayrıldı. Toplam hat uzunluğu 607+566 kilometre olacak.

Projenin amacı: Turist başına kazanılacak döviz miktarını artırmak 

Proje kapsamında 66 Adet tünel, 62 adet köprü, 24 adet viyadük, 102 adet üst geçit, 391 adet alt geçit ve 5 adet istasyon yapılması planlanıyor. İnşaat için 5 noktada şantiye kurulacak. YHT hattının yapılış amacı ise turizme canlılık kazandırmak, raporda bununla ilgili şu ifadeler yer aldı:

“Antalya’yı, Konya, Aksaray, Nevşehir ve Kayseri’ye bağlayan bir turizm hızlı tren hattı ile Antalya’daki turistlerin Ürgüp, Nevşehir, Kayseri ve Konya’ya uzanmaları da planlanmaktadır. Böylece Antalya ve çevresine gelen milyonlarca turist için alternatif turizm olanakları sağlanacak ve turist başına kazanılacak döviz miktarı artacaktır. Yani Antalya ve çevresine gelen turistler ile İç Anadolu Bölgesi turizmi de canlandırılabilecektir.”

Toplam maliyeti 9.7 milyar olacak inşaat dört yıl sürecek. Uzun süredir planlama aşamasında olan proje Manavgat’ta bulunan Köprülü Kanyon Milli Parkı, endemik türler arasında yer alan alageyiklerin yaşam alanı olan Üzümdere Milli Parkı, Köprüçay 1. Derece doğal sit alanı içinden geçiyor.

UNESCO dünya mirası listesindeki Göreme Milli Parkı da projeden etkilenecek

Projenin geçtiği önemli noktalardan biri de Nevşehir Göreme Tarihi Milli Parkı. Türkiye’nin doğal güzelliklerinden biri olan ve UNESCO Dünya Miras Listesi’nde Göreme Milli Parkı sınırları içinde inşaat çalışmaları sırasında kullanılmak üzere Avonos şantiyesi ve işletme aşamasında ise Avanos İstasyonu’nun kurulması planlanıyor.

UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde bulunan Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi de yine projeden etkilenecek yerlerden biri. Proje güzergahının Aksaray-Kayseri kesimi Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde kalıyor.

Kültür Bakanlığı: Yöre halkı geçim kaynağını kaybedebilir

Proje için kurumlardan alınan görüşlerin bulunduğu raporda Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü projeyle birlikte yaşanacaklara dikkat çekti:

“Demiryolu güzergâhı üzerinde yer alan arazilerin dağılımlarına bakıldığında tarım arazileri, meralar, fundalıklar, yerleşim yerleri, ormanlık alanlar ve çayırlardan oluştuğu gözükmektedir. Tarım, bağ, bahçe ve mera gibi alanlarda yapılacak olan kamulaştırmalar civar yerleşimlerde yaşayan insanların gelir kaynaklarında kayıplara neden olabilecektir. Hak sahipliği bulunan kişilere ödenecek olan kamulaştırma bedelleri ile bu kayıplar bir miktar giderilebilecektir. Ancak, geçim kaynaklarında meydana gelebilecek kayıplar, burada yaşayan insanları başka iş olanakları aramaya yönlendirebilecektir. Kamulaştırılacak mera alanları da civar yerleşimlerin hayvanlarını otlattıkları sahalardır. Bu nedenle, mera alanlarının kaybı o alanları kullanan yerel halkı yeni otlak arayışına itebilecektir.”

“Projenin geçmemesi gereken nokta olarak ilk burayı işaretlersiniz” 

Hızlı tren projesiyle ilgili dava açmaya hazırlanan Antalya Barosu avukatı Münip Ermiş “Projeyi Antalya’ya ilişkin bölümünde tarım alanları, sulak alanlar ve tarihi alanlar olmak üzere üç bölümde incelemek lazım” diyerek hattın geçeceği alan için şunları söyledi:

“Hızlı tren projesinin Antalya’da iki güzergahı söz konusu. İlki Pınarlı’da bulunan Expo’dan başlayıp Aksu, Serik. Manavgat, İbradi, Akseki ve Seydişehir hattı. İkincisi Antalya limandan başlayıp kuzeybatı çevre yoluna paralel yukarı çıkarak Düzlerçamı ormanlarının icinden geçip Çığlık üzerinden Bucak, Burdur istikametine bağlanan hat. Birinci hat üzerinden Perge antik kenti, Aspendos yolu antik kentleri vardır. İbradi sınırına girdiğinde Ormana(Unesco Dünya kültür Mirası listesindedir) Altınbeşik Milli Parkı ve sonra da Üzümdere Yaban Hayatı Koruma Geliştirme Sahası içinden geçiyor, sonra Akseki Gümüşdamla üzerinden Konya Seydisehir sınırına gidiyor. Üzümdere’de yaban keçileri koruma altında bulunuyor. Düzlerçamı Ormanları ise Alageyiklerin yaşadığı Yaban Hayatı Koruma Geliştirme Sahası. Aynı zamanda Termessos Milli Parkı var, 1. derece Doğal ve 1.derece Arkeolojik sit alanı. Projenin geçtiği yer aynı zamanda çok büyük bir yayla. Bin 200 metre yükselikte bulunan yayladan geçiriyorsunuz. Tünel açmak o kadar kolay mı? Tonlarca toz toprak çıkacak. Burası Antalya’nın en değerli arazisi. Antalya’dan nerden geçirmemek diye hazırlık yapsanız ve haritayı önünüze koysanız, hızlı treninin geçmemesi gereken nokta olarak ilk burayı işaretlersiniz.”

Antalya’nın en önemli hazinesi sedir ormanları da tehlikede

“Daha önce HES ve taş ocaklarıyla ilgili ÇED raporlarına açtığımız davalarda iptal kararları var. Bakanlık burada herhangi bir ÇED uygulamasına girişemez” ifadelerini kullanan Ermiş, “Antalya’da yapılması planlanan 41 tane tünel var. Manavgat’a gelene kadar projenin hepsi orman alanı. Sedir ormanları var. Kesilecek ağacın hesabı yok.”

Projeden etkilenecek İbradi İlçesi’nin Belediye Başkanı Serkan Küçükkuyu da, belediyeye herhangi bir yazı gelmediğini ve kendilerden görüş sorulmadığını belirtti. Kürkçü detaylı bir incelemeden sonra dava açacaklarını kaydetti.

Antik kent hattın geçeceği yerler arasında 

DEKAP Sözcüsü, mimar Birsen Tanyeri de YHT projesinin akıllara zarar bir proje olduğunu belirterek “Proje, Antalya’nın Düzlerçamı ormanlarında yaşayan Alageyiklerin bulunduğu Yaban Hayatını Koruma Geliştirme Sahası ve İbradi İlçesi’nde Üzümdere Yaban Hayatı Koruma Geliştirme Sahası içinden, Altınbeşik Milli Parkı’nın üst kotundan, Ormana Ürünlü ve Erymna antik kentinin içinden geçiyor” dedi.

Yaban hayvanlarının o bölgede yaşama şansı kalmayacak

Tanyeri, “onlarca tünel ve bir o kadar viyadük yapılabilmesi icin tonlarca dinamit patlatılacak olması Toros Dağları’nda oluşan ekosistemi alt üst edecek” dedi. “Sadece Antalya değil Göller bölgesindeki, Kapadokya’daki doğal ve arkeolojik sit alanları da ayni tehlike ile karşı karşıya” ifadelerini kullanan Tanyeri “Yaban hayvanlarının hızlı tren inşası ve sonrasında o bölgede yaşama şansı kalmıyor. Bu proje durdurulmalıdır” diye konuştu.

Antalya’da 3 bin bitkinin 700’ü endemik tür 

Antalya Isparta Burdur Denizli Kaş Platformu’ndan Hediye Gündüz de projenin geçtiği noktalardan olan Antalya İbradı Akseki ormanlarının Avrupa’da belirlenen 10 sıcak noktadan biri olduğunu bunun yanında Antalya’da da yaklaşık 3 bin bitki bulunduğunu ve bunun 700’nün endemik tür olduğunu kaydetti. Gündüz bölgenin önemli bir özelliğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Akseki ve İbradı ormanları, çok önemli orman ekosistemleri ve jeomorfolojik özellikler içerirler. Bunlar, Altınbeşik Mağarası Milli Parkı, Cevizli Gidengelmez Dağı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ve Üzümdere Yaban Hayatı Geliştirme Sahasıdır ve bu sahadaki ormanlar “Sıcak 100 Ormanın” içindedir. Gidengelmez Dağları, dünyanın “boyutlar ve boynuz büyüklüğü” anlamında en güzel “yaban keçilerine”, Akseki İbradı ormanları da yaban keçisinin yanında; boz ayı, vaşak, kurt, tilki, kaya sansarı, ağaç sansarı, yaban domuzu, Akdeniz köstebeği ve cüce yarasalara da ev sahipliği yapmaktadır.”

“Alageyiklerin yaşam alanlarının tam ortasından geçiyor”

“Bu hattın devam olacak olan Antalya Burdur tren hattı da, yine çok büyük tahribat alanı olacaktır. Antalya’dan Burdur’a doğru çıkışta, doğal olarak sadece Düzlerçamı’nda, sayısı da yok olma sınırında bulunan “alageyik”lerimizin yaşam alanının tam ortasından geçmektedir. “Burası “dünyada alageyiklerin doğal bulunduğu” tek alandır” diyen Gündüz “Kısacası anlatmaya çalıştığımız bu alanlar; orman denizlerinin, koca koca ağaçların, karları delen küçücük bitkilerin, hırçın kayalıklarda kaldırımda yürür gibi yürüyen yaban keçilerinin, boz ayıların, kurtların, kuşların; yani topyekün doğanın; yörüğüyle, kahramanlarıyla bir arada hayat bulduğu alanlardır. Bu nedenle bu yol projesi çok kötü bir projedir ve doğamızın korunması için asla yapılmamalıdır” ifadelerini kullandı.