Ölüm orucundaki Grup Yorum üyeleri İbrahim Gökçek ve Helin Bölek için hastane önünde basın açıklaması yapıldı

Ölüm orucundaki Grup Yorum üyelerinin mahkeme kararıyla Ümraniye Devlet Hastanesi’ne götürülmesi ve sonrasında yaşanan gelişmelerle ilgili sanatçıların ve demokratik toplum örgütlerinin katıldığı bir basın açıklaması gerçekleştirildi

Grup Yorum üyeleri İbrahim Gökçek ve Helin Bölek, ölüm orucu direnişlerini sürdürdükleri direniş evinden sabaha karşı yapılan bir polis baskınıyla kaçırılarak Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülmüştü. Dün ölüm orucundaki İbrahim Gökçek, hastane kurul kararı gerekçesiyle kaldığı odadan yoğun bakım servisine kaldırılmıştı. Helin Bölek’in refakatçileri ise kaldığı odadan zorla dışarı çıkarılırken şu an iki Grup Yorum üyesi için de refakatçi yasağı sürüyor.

Halkın Hukuk Bürosu (HHB), dün sabaha karşı direnişlerini sürdürdükleri ev polis tarafından basılarak zorla Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülen ölüm orucundaki Grup Yorum üyeleri İbrahim Gökçek ve Helin Bölek’in yoğun bakım servisine kaldırılmak istendiğini duyurmuştu. Ölüm orucundaki Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek zorla yoğun bakıma kaldırılırken; Helin Bölek ise refakatçisi olmadan hastanede odasında tutuluyor.


Dün yaşanan gelişmelere ilişkin gerçekleştirilen basın açıklamasında, “Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’in sağlıklarına kavuşmaları için zorla müdahale değil taleplerinin kabul edilmesidir” denilirken tüm devrimci-demokrat kamuoyuna çağrıda bulunularak, Bu haklı talepleri duyurmaya ve olası bir zorla müdahalenin engellenmesi için desteğe davet ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.

“Bu direniş senin için ey halk; bu çığlık, senin kollarınla yıkılsın şu köhne dünya ve coşkuyla yeniden kurulsun diye çınlatıyor hayatı. Nihat BEHRAM Değerli Halkımıza ve Basın Emekçilerine, Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve ibrahim Gökçek, türkülerimizi söyleyebilmek için 270 gündür Ölüm Orucunda. 270 gündür canlan bize emanet. 270 gündür Ölüm Orucu Direnişi ile türkülerini söylüyorlar, direnişi türküleştiriyorlar. Hapishanelerde başlayan direniş türküsü onların aramıza, özgürlüklerine taşıdı. İbrahim ve Helin direnişlerini armutlu mahallesinde ayni evde sürdürüyorlardı. Ibrahim Gökçek’in tahliyesinden iki hafta sonra kaldıkları Direniş Evi polisler tarafından basıldı.”

“Grup Yorum sahipsiz kalsın, kimse ses çıkarmasın istiyorlar”

“Direnişçiler haklarında hiçbir mahkeme kararı olmamasına ve kendi isteklerine aykırı olmasına rağmen Armutlu dan kaçırılarak Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildiler. Gün boyunca çeşitli aldatmaca ve oyalamalarla iradeleri dışında zorla hastanede tutuldular. Dün Ibrahim Gökçek, iradesine aykırı olarak yoğun bakıma kaldırıldı. Ailesi ile görüşmesine ve yanında refakatçi kalmasına izin verilmiyor. Oysa kendisi refakatçiye ihtiyaç duymaktadır. Helin Bölek’in yanına alesinin ve refakatçisinin girmesine izin verilmiyor. Direnişçilerin, tıbbi müdahaleyi kabul etmediklerine dair evrakları imzalamalarına rağmen hastanede tutuluyor olmalan zorla müdahale tehdidi altında olduklarını göstermektedir, Zorla müdahale için zemin hazırladıklarını; kolluk güçlerinin, destek için gelen halkımızı, direnişçilerin ailesini ve Grup YORUM üyelerini yaka paça hastaneden atmalarından da anlıyoruz Grup YORUM sahipsiz kalsın, kimse ses çıkarmasın istiyorlar. Ama milyonlan sahiplenmiş bir araya çağırmış, milyonlarla hep bir ağızdan türküler söylemiş dian bir grubu ne kadar yalnızlaştırabilirler milyonları nasıl susturabilirler? Hiçbir korku duvarı milyonları engelleyebilecek denli geniş değildir Akşam saatlerinde, hastanede zorla tutulmalarına dair hiçbir meşruluğu olmayan bir mahkeme karan çıkarıldı. Bu karar ancak akıl hastaları, madde bağımlılan, bulaşıcı hastalık taşıyanlar hakkında verilebilirdi.”

“Zorla müdahaleye zemin hazırlamak için verildiği açıktır”

“Ulusal ve uluslararasi hiçbir mevzuatta kendi hür iradesiyle muayene veya tedaviyi reddeden kişilerin zorla hastanede tutulmasına imkan veren bir düzenleme yoktur. Ancak hukuku kendisine oyuncak eden iktidar sahipleri, direnişçileri hastanede tutabilmek için pervasızlaşmıştır. Uluslararası sözleşmeler hekimlerin zorla tıbbi müdahaleye ve işkenceye katılma değil, buna karşı durma ve insan haklarını koruma çağrısında bulunuyor. Tokyo Bildirgesi’nin 6. maddesi şu şekilde: “Bir hükümlü beslenmeyi reddettiğinde, eğer hekim, beslenmeyi gönüllü olarak reddetmenin yol açacağı sonuçlar üzerinde kişinin tam ve doğru bir yargıya varacak yetenekte olduğu kanısında ise, bu kişiyi damardan beslemeyecektir.” Malta Bildirgesi’nin 21. maddesinde de zorla beslemenin insanlık dışı ve aşağılayıcı bir hareket olduğu belirtilmiştir. Hiçbir meşruluğu olmayan “hastanede zorla tutulma” kararının zorla müdahaleye zemin hazırlamak için verildiği açıktır. Ülkemizde ve dünyada ölüm orunun direnişçilerine yapılan zorla müdahale sonucunda birçok direnişçi hayatlarını kaybetmiş, sakat kalmış, hafızalarını kaybetmişlerdir. Halkın türkülerini söyleyebilmek için ölüm Orucu’nda olan Helin türküleri unutmak istemiyor, meydanlarda o türküleri milyonlarla beraber söyleyebilmek istiyor; Ibrahim sakat kalmak değil gitarını kavrayıp notalarla yüreğimize dokunmak istiyor. Onları sağlıklarına kavuşturmanın yolu zorla müdahale değil, taleplerini kabul ettirmektir.

ULUSLARARASI HUKUK VE İÇ HUKUKUMUZDA ZORLA MÜDAHALE SUÇTUR. AKP İKTİDARI SUÇ İŞLİYOR. sİz DEĞERLİ BASIN EMEKÇİLERİNİ VE HALKIMIZI BU HAKI TALEPLERİ DUYURMAYA VE OLASI BİR ZORLA MÜDAHALENİN ENGELLENMESİ İÇİN DESTEĞE DAVET EDİYORUZ.

GRUP YORUM HALKTIR SUSTURULAMAZ.”