Oya Ersoy: Salgının kontrolü tamamen kaybedildi

Koronavirüsle mücadelenin raporunu çıkaran Ersoy: 2020 bütçesi, salgınla mücadele esas alınarak yeniden düzenlenmeli.

HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, “Korona Yönetiminin 2 Ayı” isimli rapor hazırladı. Türkiye’de koronavirüsün açıklandığı 11 Mart’ı referans alan raporda, AKP iktidarının salgına karşı attığı adımların çetelesi sıralandı. 

Raporda, diğer ülkelerden gelen haberlere karşılık şubat ayına kadar herhangi bir sıkıntı olmadığını, 11 Mart’a kadar olan süreçte ise hazırlıklı olunduğunun vurgulandığını belirten Ersoy,  “Bu arada iktidar; Libya, Suriye, mültecileri Avrupa’ya gönderme gibi gündemlerle uğraşıyordu” dedi.

İlk vakadan 42 gün sonra listeye alındı’

Dünya Sağlık Örgütü’nün koronavirüsü salgın hastalık ilan etmesine rağmen 11 Mart’tan 42 gün sonra bulaşıcı hastalıklar listesine alındığına dikkat çekildi.

Ersoy alınması gereken önlemlere dair yazılan ‘başarı hikayesinin’ gerçek olmadığını, “Yurtdışına gidiş ve gelişler zamanında kapatılmamış, bulaşının en yaygın ve en ağır yaşandığı İran’la sınır kapıları 23 Şubat’a kadar açık tutulmuş, ilk yapılması gereken Van’da karantina ilan etmek olmalıyken ilan edilmemiştir. Futbol maçları zamanında iptal edilmemiş, salgın koşullarında izin verilmemesi gereken ‘umre ziyaretleri’nin yapılmasına göz yumulmuş, umreden dönen 21.000 kişinin ciddi bir karantina tedbiri uygulanmaksızın kontrolsüz bir şekilde ülkenin dört bir yanına dağılmasıyla birlikte salgın kontrolü tamamen kaybedilmiştir. Hatta AKP milletvekilleri tarafından Meclis’e dahi getirilen umreden dönenlerle poz poz çekilen fotoğraflar, vekillerin sosyal medya hesaplarından paylaşılmış, daha sonra bu paylaşımlar silinmiştir” sözleriyle anlattı.

Sürecin şeffaf yürütülmediğini ileri süren Ersoy, TTB ve ilgili meslek örgütlerinin yaygın test çağrısına cevap verilmediğini belirtilerek sürecin Koca’nın açıklamaları ve sosyal medya hesaplarından vaka sayısı yayınlanmasının yeterli olmadığını savundu. 

Başvuru yapıldığında dahi testlere ulaşılamadı

Testlerin yurtdışından gelenlere ve çevresinde yapılmakla sınırlı kaldığını ve hastanelere yapılan başvurularda dahi testin yapılmadığını belirten Ersoy, “Çok uzun bir süre sadece yurtdışından gelenlere ve yurtdışı temaslı olanlara test yapıldı, hastalık şikayetiyle hastaneye başvurulduğunda bile yurttaşların teste ulaşması mümkün olmadı. Abdülkadir Özkan gibi Sağlık Bakanlığı’ndaki ‘dostları’ sayesinde hastaneye yatıp teste ulaşanlar ve bunu kendi sosyal medya hesaplarından pervasızca paylaşanlar oldu. Yine Ethem Sancak’ın yeğeni Murat Sancak’ın, Sağlık Bakanı’nın ‘Sadece sağlık kuruluşları alabilir’ dediği COVID-19 test kitlerinden 125 adet satın aldığı ve yanındakilere test edip kahkahalar eşliğinde test kitleriyle oynadığı görüntüler ortaya çıktı” dedi.

Önlem alınmamasının sonuçlarını sağlık çalışanları yaşadı’

Maske ve eldiven gibi koruyucu materyallerin yetersiz olmasıyla gündemde olan sağlık kurumlarının hazırlıksız olduğunu, 7 bin 428 sağlık emekçisinin koronavirüse yakalandığını hatırlatan Ersoy; “Sağlık kurumlarının çoğunda triyaj uygulamasının yapılmadığı, bu nedenle COVID-19 hastalarıyla diğer hastaların temasının önlenemediği, sağlık çalışanlarının sağlığını koruyucu tedbirlerin alınmadığı, sağlık çalışanlarına düzenli test yapılmadığı, maske, önlük, eldiven gibi gerekli kişisel koruyucu malzemelerin bile yeterli miktarda verilmediği görüldü. Bakanlığın ihmali ve yeterli koruma önlemlerini alınmamasının yıkıcı sonuçlarını maalesef hekimler, sağlık çalışanları yaşamaktadır; 29 Nisan itibariyle 7 bin 428 Sağlık çalışanı Koronavirüs hastalığına yakalandı, 24 sağlık çalışanı yaşamını yitirmiştir” ifadelerini kullandı.