Özgür Genç Kadın ile röportaj: “Biz kadınlar affın meclise girmesini engelleyeceğiz.”

Özgür Genç Kadın ile son dönemin kadın gündemleri üzerine röportaj yaptık.

2019 yılında 474 kadın öldürüldü. Bu sayı son 10 yılın en yüksek sayısı olarak kayda geçti. Son 10 yılda gittikçe artan kadına şiddetin sebebi sizce nedir?

474’ün mutlak olmadığıyla ilgili herhalde hepimiz hemfikirizdir. İsmini bilmediğimiz, duyamadığımız birçok kadın katletildi bu coğrafyada, üstü örtbas edilmeye çalışılarak. Örneğin Şule Çet davasında katillerin aileleri, katil çocuklarını aklayabilmek için her yolu denedi. Daha biz Şule’nin adını duyamadan, katiller 2 kere gözaltına alınıp bırakılmışlardı. Daha güncele gelecek olursak Dersim’de Gülistan Doku örneğini verebiliriz. Henüz hiçbir şeyin net olmamasına karşın örtbas edilmeye çalışılan birtakım durumların olduğu kesin olarak önümüzde duruyor. Çünkü dört bir yanı mobeselerle, askerlerle, polislerle çevrili olan Dersim’de herhalde ki ”bu kadar” arama yapılmasına rağmen hiçbir sonuç alınamaması mümkün değildir.

Diğer bir mesele ise, erkek egemenliği, bu coğrafyada tüm mekanizmasını oluşturmuş ve çalıştırmakta. Medyadan, yargısına, polisine, ailesine kadar bu meknizmanın çarkını döndürüyor. Örneğin bir kadın, eşi tarafından şiddete uğradığında karakola gittiğinde şöyle karşılanıyor ”git evinde eşinle aranı düzelt ablacım”. Bu evreden sonra bizim duyduğumuz ise o kadının eşi tarafından bitmek bilmeyen saldırılara uğraması. Örneğin evinin önünde 4 kurşunla katledilen Fatma Şengül’ün katiline 18 yıl ceza verilebiliyor. Çünkü ”haksız tahrik indirimi” veriyor yargı.

Kadına yönelik şiddetin artma sebebi ise, erkeklerin cezasız kalmasıdır. Tek başına bu yeter mi diye soracak olursak eğer, elbet ki yetmez. Erkek egemenliğinin bütün mekanizmasını yıkmak ve çarkını kırmak gerekiyor. Aksi takdirde tekil tekil cezalandırmalarla maalesef ki kadına yönelik şiddetin tümüne karşı çözüm olamaz.

Son dönemlerde sıkça dile gelen 6284 ve İstanbul Sözleşmesi ile ilgili Adalet Bakanlığı “Kadına Yönelik Şiddet Genelgesi” yayınladı. Bu konuda düşünceleriniz nelerdir? Bu genelgeyi olumlu bir adım olarak mı değerlendiriyorsunuz? Olumsuz olduğunu düşünüyorsanız sebeplerini açar mısınız?

6284’ün Türkiye’de uygulanmasına epey bir ısrar etti erkek devlet. ”6284 aile hukukunu bozuyor” diyerek meclise taşıyanların kalkıp da bugün Kadına Yönelik Şiddet Genelgesi’ni imzalamaları elbette kadınların bir kazanımı olarak nitelendirilebilir. Bu durum, erkek devletin kadınların taleplerini hiçbir şekilde kabul etmezken bu dönem geri çekildiğini ve kabul ettiğini gösterir.

Cinsel istismar faillerine yönelik 2016’da çıkarılmak istenen affın önümüzdeki günlerde ayında meclis gündemine geleceği konuşuluyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce bu affın çıkarılma sebebi nedir? Buna karşı durmak için neler yapılmalıdır?

Af dediğimiz şey fiili olarak çocuklarla cinsel ilişki yaşının ve evliliğin 12’ye hatta 9’a indirilmesi ve bu duruma hukuku kılıflar hazırlanması anlamına geliyor. Bütünlüklü bir politikanın parçası olan bu affa karşı gelmezsek, devamı gelecektir. Faillerin mağduriyeti söz konusu olamaz bu durumda. İstismar edilen çocukların mağduriyetleri üzerine gidilmedilir. Daha önce de bu yasa tasarısı gündeme geldiğinde, kadınlar yaptıkları eylemlerle tasarının önüne geçmişti. Şimdi de biz kadınlar, affın meclise girmesini engelleyeceğiz. Coğrafyamızın dört bir yanından hep bir ağızdan ses çıkartacağız.