Özgür Gündem davası: Necmiye Alpay, Aslı Erdoğan ve Bilge Aykut’a beraat

Kapatılan Özgür Gündem gazetesinde yayınlanan yazı ve haberler nedeniyle gazetenin yayın danışma kurulu üyelerinin yargılandığı davada karar açıklandı

İstanbul 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugünkü duruşmaya, yargılanan dilbilimci Necmiye Alpay, gazeteci İnan Kızılkaya, avukat Eren Keskin, genel yayın yönetmeni Zana Bilir Kaya ve gazetenin imtiyaz sahibi Kemal Sancılı katıldı. Duruşmayı HDP milletvekilleri Züleyha Gülüm ve Ahmet Şık, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Uluslarası Af Örgütü, P24 Eşit Haklar için İzleme Örgütü, Gazetecileri Koruma Komitesi’nden (CPJ) gözlemciler de duruşmayı izledi.

Davanın 13 Ocak’taki 15’inci duruşmasında savcılık, esas hakkındaki mütalaasını açıklamıştı. Mütalaada yazar Aslı Erdoğan ve Zana Kaya’nın ‘örgüt propagandası’ suçundan, Eren Keskin, İnan Kızılkaya ve Kemal Sancılı’nın ise ‘örgüt üyeliği’ suçundan cezalandırılmaları istenmişti. Bilge Aykut ve Necmiye Alpay’ın tüm suçlamalar yönünden beraatlerine karar verilmesini isteyen savcı, Ragıp Zarakolu ve Filiz Koçali’nin ise dosyalarının ayrılmasını talep etti.

‘Ben hep aynı yerdeyim ancak devletin kafası karışık‘

Duruşmada ilk savunmayı avukat Eren Keskin, suçlamaya katılmadığını, silahlı örgüt üyesi olmadığını, insan hakları savunucusu olduğunu söyledi.

“Ömrümde bir kere bile elime silah almadım” diyen Keskin şöyle konuştu: “Ben Kürt sorunu, Ermeni sorunu, Kıbrıs meselesi konusunda resmi ideolojiden farklı düşünüyorum. Bunun bedelini de defalarca ödedim. Bugün burada olmamın nedeni de Kürt sorunu konusunda devletten farklı düşünüyor olmam. Bu gazete bombalandı daha önce. Defalarca kapatıldı. Gazete yeniden çıkarken benden dayanışma istediler. ‘Genel yayın yönetmeni hanesine insan hakları savunucusu olarak isminizi yazabilir miyiz’ dediler. Ben de ‘Seve seve’ dedim. Musa Anter’e, Ferhat Tepe’ye gönül borcum olduğu için yaptım. Ben her zaman aynı yerdeyim. Ancak devletin kafası karışık. Barış sürecinde gazeteye dava açılmıyordu, ben de sanık değildim. Ancak devletin politikası değişti, ben de bölücü, suçlu, sanık oldum. Bunun akıl alır bir yanı yok.

Hakkımda 17 yıl iki ay hapis cezası var. Sürüncemede bırakmak için Yargıtay’a götürüldü. İsteseydim yurtdışına giderdim. Düşünce ve ifade özgürülüğünü savunmak için buradayım ve yurtdışına gitmeyeceğim. Örgüt üyeliğini asla kabul etmiyorum. Örgüt üyelerinin avukatlığını yaptım ama örgüt üyesi olmadım. Düşüncelerim nedeniyle kimseye hesap vermek zorunda değilim.”

‘Önyargı davası‘

Keskin’den sonra konuşan Necmiye Alpay, “Bu dava önyargıyla açıldı. Bir önyargıdan ve ön cezalardan geçti” dedi.

Alpay, beraat talebinin davadaki haksızlıkları ortadan kaldırmayacağını ancak bundan sonraki zararın önüne geçebileceğini söyledi. Alpay, çözümün şiddete şiddetle karşılık vermekle sağlanamayacağını, korkmadan yazıp çizilebilecek ve konuşabilecek ortamlar yaratmaktan geçtiğini belirtti.

Kemal Sancılı da 70 yaşında olduğunu belirterek, “İradesini babasına bile teslim etmeyen, kendi iradesiyle yaşayan bir insanım. Basın Kanunu’nda imtiyaz sahibinin yapılan haberlerden sorumlu tutulmayacağı açıkça yazılıyor. Ancak ben bu dava sebebiyle iki yıl cezaevinde kaldım. Beraatimi istiyorum” dedi.

‘Gazetecileri cezalandırmak, ülkenin geleceğini karanlığa gömmektir’

İnan Kızılkaya da gazetedeki haber, röportaj, yorum ve analizlerin suçlama konusu yapıldığını anımsatarak şunları söyledi: “Gazeteleri kapatmak ve gazetecileri cezalandırmak, bir ülkenin geleceğini de karanlığa gömmektir. Karanlığı yırtmanın yegane yolu özgür bir tartışma ortamının yaratılması ve başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunların açık platformlarda her toplumsal kesimin sesini korkmadan duyurabilmesiyle sağlanır. Gazetecilik yargılanamaz. Gazetecilik suç değildir. Gazetecilere özgürlük.”

Zana Bilir Kaya da 15 yıldır gazetecilik yaptığını belirterek şunları söyledi: “Gazetecilik kamusal bir iş. Gazeteciler de özgür olarak haber yapma ve haber yayımlama hakkına sahiptir. Bazı haberler iktidara rahatsızlık verebilir. İktidar öfkelense de gazeteci görevini yapar. Buradan bir suçlama konusu yapılamaz, kabul edilemez. Bu durum Anayasaya da aykırıdır. Siyasi bir yargılamaya gidilmemesi gerekir.”

Alpay, Erdoğan ve Aykut’a beraat

Mahkeme, Aslı Erdoğan’ın ‘devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma’ ile ‘örgüt üyeliği’ suçlarından beraatine karar verdi. Erdoğan’a yöneltilen ‘terör örgütü propagandası’ yapma suçu yönünden de Basın Kanunu uyarınca dava açılabilmesi için gerekli dört aylık süre dolduğu için düşme kararı verildi. Necmiye Alpay ve Bilge Aykut da tüm suçlardan beraat etti.

Haklarında yakalama kararı bulunan ve henüz ifadesi alınmamış olan Filiz Koçali ve Ragıp Zarakolu’nun dosyalarının ayrılmasına hükmedildi. Zana Bilir Kaya, İnan Kızılkaya, Kemal Sancılı ve Eren Keskin’in avukatları da savunma için süre talep ettiğinden bu kişiler hakkındaki dosya ayrıldı.