Patronlar ile patronsever sendikacıların ‘yeni normalleşme’ talepleri! – İşçi Gazetesi

TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve TİSK, ‘yeni normalleşme’ sürecine ilişkin ortak taleplerini açıklayarak, sürdürülen politikaların ilave teşviklerle desteklenmesini talep etti.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) ve patron örgütlerinden Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), ‘yeni normalleşme’ sürecine ilişkin ortak taleplerini içeren açıklamada bulundular.

Taleplerde, 3 ay süre ile uygulanmasına karar verilen kısa çalışma ödeneğinin yıl sonuna kadar uzatılması, istihdamın korunması, toplu iş sözleşmesinin yapıldığı işletmelerin normalleşme sürecinde ilave teşviklerle desteklenmesi, patronlar tarafından kısa çalışma ödeneği kapsamındaki çalışana yapılan ücret farkı ödemelerine gelir vergisi muafiyeti sağlanması talep edildi.

‘Devletimize müteşekkiriz’

Salgın sürecinin ilk gününden bu yana “sosyal taraflar” olarak eş güdüm içerisinde çalıştıklarını ve ortak gayelerinin istihdamın korunması olduğunu belirten “ortaklar”, devletin aldığı önlemlerden duydukları memnuniyeti de şöyle ifade ettiler:

“Memnuniyetle gördük ki, devletimiz kısa çalışma ödeneği ve diğer birçok düzenlemeyle çalışanın ve işverenin yanında olduğunu gösterdi, bu zor zamanlarda nefes almamızı sağladı. Biz de tüm bu çalışmalar için teşekkürü bir borç biliyoruz.”

‘Devletimiz’ kimilerin nefes almasını sağlamış?

Ne kadar teşekkür etseler azdır doğrusu. Patronların bir dediğini ikiletmeyen bir devlet ve devlete/Saraya biat etmede kusur etmeyen sözümona işçi sendikaları…

İki ayda, (11 Mart/10 Mayıs arasında) tespit edilebilen verilerle 128 işçi salgın virüs nedeniyle hayatını kaybetti. Milyonlarca işsize bir o kadar daha eklendi. Kısa çalışma ödeneğini, aradan geçen 50-60 güne rağmen henüz alamayan binlerce işçi var. İşten atmaları yasaklama adı altında patronlara işine geldiği gibi işçileri ücretsiz izine gönderme olanağı tanındı. Dava açma yolu kapalı. İşçiye, yine kendisine ait işsizlik fonundan ödenecek ücret ne kadar? Günde 39 lira!

Bu devlet dün de sermaye sınıfının devleti idi (tüm burjuva devletler gibi), Saray Rejimi’nin yağma-rant savaşa dayalı politikaları ile birlikte işçilerin ve halkların düşmanı karekteri daha aleni hale geldi. Ve her zaman işçi-emekçilerin boğazına sarıldılar…

“OHAL’i biz iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. Soruyorum. İş dünyasında herhangi bir sıkıntınız, aksamanız var mı? Biz göreve geldiğimizde Türkiye’de OHAL vardı ama bütün fabrikalar grev tehdidi altındaydı. Hatırlayın o günleri. Ama şimdi grev tehdidi olan yere biz OHAL’den istifade ederek anında müdahale ediyoruz. Çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız. Bunun için kullanıyoruz biz OHAL’i..” diye açıklama yapan ‘Saray Muktedirini’ unutmuş olamazsınız.

Dün OHAL’den istifade, bugün Coronavirüs’ten istifade…

“Sosyal taraflar!”

“Bugüne kadar sosyal taraflar olarak çalışana ve işletmelere ortak fayda sağlayan tüm uygulamaların sözcüsü ve sonuna kadar destekçisi olduk, olmaya da devam edeceğiz, çünkü dünya örneklerine baktığımızda görülüyor ki ‘yeni normalleşme sürecinin’ de ilave tedbir ve düzenlemelerle desteklenmesi gerekiyor…”

Çarkların dönmesi pahasına işçileri açıkça salgının kucağına itenler, sendikacı asalaklar da dahil hepsi bir taraftadır.

İşçiler, kırıntı ücreti haline gelen asgari ücrete mahküm edilirken, imzalanan sefalet sözleşmeleri ile açlığa itilirken, hergün iş cinayetlerine kurban giderken, sendikal örgütlenmeleri yasadışı sayılırken, tazminat hakları, maaşları gasp edilirken hepsi bir aradadır; hepsi bu azgın sömürü çarkının teminatı ve sorumlusudur.

Sermaye sınıfının talepleri

Çarkların dönmesi, işçilerin her koşulda çalışması esasına dayalı talepler sermaye sınıfının talepleridir. İstihdam meselesi işçilerin, sendikaların değil devletin çözmek zorunda olduğu bir sorundur.

Ne talep ediyorlar; İşçinin maaşı ile kısa çalışma ödeneği arasındaki farkı ödeyen patronlar için gelir vergisi muafiyeti sağlanmasını istiyorlar. Toplu İş Sözleşmesi yapılan büyük fabrikalarda ‘normalleşme sürecinde’ ilave teşvikler verilmesini istiyorlar.

Verileceğinden kuşku yok. İşçinin emek gücünden çalınarak oluşturulmuş işsizlik fonu sermayenin emrine amadedir.

İşçiler için istedikleri nedir? “Sigortalılık ve prim ödeme şartı aranmaksızın sadece çalışma olgusunun esas alındığı bir uygulama yapılarak tüm çalışanların kısa çalışma ödeneğinden faydalanmasının sağlanması…”

Ödenek ne idi: Günde 39 lira, ayda 1.170 TL!

İşçi sınıfı; sırtına yapışan, sendikalarını işgal eden bu asalaklardan kurtulmak için yüzünü devrimci sosyalist işçilere dönmek zorundadır.