Proleter devrimci disiplin – İhsan Hacıbektaşoğlu

Bir işte başarılı olmanın temel kriteri o işe yoğunlaşmaktan geçer. Bu çok genel geçer bir söylemdir.

Bugün emperyalist kapitalist efendilerin bu lanet sistemi ayakta tutabilmelerinin arkasında kılı kırk yaran bir anlayış ve ciddiyet yatmaktadır. Ayrıca iş örgütlerken büyük ya da küçük iş diye bir ayrımı asla gözetmedikleri de bir gerçekliktir.

Aksini kimse iddia edemez.

Gerek sömürüyü sürdürebilmelerinin esas mekanizması olan burjuva devletleri yönetirken gerekse en küçük bir üretim birimini idare ederken aynı ciddiyet ve yoğunlaşmayı merkeze almak zorunda olduklarının bilinciyle hareket ederler.

Burjuvazi egemen sınıf olarak gücünü sadece elinde bulundurduğu üretim araçlarına olan sahipliğinden almaz. Şayet böyle olsaydı tarihin çöp sepetini boylaması çoktan gerçekleşmiş olurdu.

O, yönetici sınıf olarak insanlık tarihinin tüm yönetim deneyimlerini özümseyerek iktidarının temel dayanağı yapmayı becerebilmiştir.

Bakınız, burjuvazi ezeli düşmanı olarak kabul ettiği Marksistlerin tüm külliyatını okuyup ondan dahi gerekli dersleri çıkarmıştır. Marks’ın başyapıtı olan Kapital belki de en çok burjuva ideologlar tarafından okunmuştur.

Bunda bir tezatlık da yoktur. Çünkü burjuvazi düşmanının düşünce biçimini, mücadele yol ve yöntemlerini bilince çıkartarak sınıf savaşında her zaman bir adım önde olacağını çok iyi bilmektedir.

Şimdi bu noktada soru şudur; peki kapitalist barbarlık düzenini yıkmayı önüne temel hedef olarak koyan devrimciler için sınıf mücadelesi pratiği aynı yoğunlaşma ve ciddiyetle ele alınmakta mıdır?

Bu soruya tüm gerekçeleri bir tarafa koyarak yanıt vermek önemlidir. Gerekçelere sığınarak yaşamı ele almak bir devrimci için yıkımdır. Her saat, her gün ve hatta her an verilen mücadelenin irili ufaklı kazanımları burjuva iktidarının gerilemesinde itici bir rol oynayacaktır. Gerekçelere dayanılarak yapılamayan işler ise enerji kaybından başka bir değer taşımamaktadır.

Proleter devrimciler için kapitalizm, ürettiği sonsuz sayıda çelişkileri ile zengin mücadele biçimlerini açığa çıkarmaktadır.

Yeter ki sürekli bir yoğunlaşma ve disiplin temel ilkemiz olsun.

Proleter devrimcinin sürekli bir ideolojik öğrenme çabası içerisinde olması ve edindiği ideolojik temeli kullanarak güncel yaşamın sorunlarını kolaylıkla çözebilme becerisine sahip olabilmesi gerekmektedir.

Burjuvazinin dört koldan yürüttüğü kirli ideolojik propagandanın işçi sınıfı ve emekçi kitleler üzerindeki yıkıcı etkisini kırmak ancak ve ancak proleter devrimci kadroların çok yönlü becerilerini geliştirebilmeleriyle mümkündür.

Proleter devrimci, çalışma yürüttüğü alana her yönüyle hakim olabilen, ortaya çıkan temel sorunları kolaylıkla çözebilen ve her kazanımı bilince taşıyıp bir üst noktaya taşıyabilen özellikleri taşıyabilmelidir.

Bunu yaparken de yaptığı işi yazmayı, o iş ile ilgili olarak derinlemesine analiz yapacak sözlü anlatımı becerebilmeyi esas alması gerekmektedir.

Kimse doğuştan yazar ya da doğuştan hatip değildir. Bu özellikler zamanla ve çaba gösterilerek kazanılabilir.

Çağımız önümüze medyayı her yönüyle kullanma şansını tanımıştır. İşçi sınıfı ve emekçi kitleler için muhalif medya ilgiyle izlenir olmuştur. Öyleyse bu olanakları en iyi biçimde kullanmak önümüzde duran görevlerdendir.

Ve unutulmasın ki işçi sınıfı yapısında var olan disiplinli kimliğiyle işini disiplin, yoğunlaşma ve ciddiyetle yapanlara karşı çok daha duyarlılık gösterecektir…