Putin: Suriye hükümeti ve Kürtler arasında diyalog başlamalı Erdoğan: Askeri harekete verilen ara 150 saat daha uzatıldı

Soçi’deki görüşme sonrası konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye hükümeti ile bölgedeki Kürtler arasında diyalog başlaması gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, askeri harekata verilen aranın 150 saat daha uzatıldığını duyurdu.

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik başlatılan askeri operasyon gündemiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Soçi kentinde gerçekleştirdiği görüşme sona erdi. Saat 13.30’da başlayan görüşme ardından Putin ve Erdoğan ortak basın toplantısı düzenledi.

İlk olarak söz alan Putin, şunları söyledi: “Kısa bir süre önce bir telefon görüşmesi yaptık, davetimi orada dile getirdim ve bugün kalabalık bir heyetle Soçi’ye geldi. Ülkeye kuzeydoğusunda durumu ele almak için burada. Sayın Erdoğan Türkiye’nin askeri harekatının amaçları ve hedefleriyle ilgili detaylı açıklamalar yaptı. Biz defalarca Türkiye’nin adımlar atma niyetini anlayışla karşılıyor. Türkiye’nin endişelerini paylaşıyoruz.

Bize göre bu bölücü tutumlar son zamanlarda suni bir şekilde körükleniyordu. Önemli olan terör örgütlerinin Türkiye’nin gerçekleştirdiği harekattan faydalanmaması. Örgütlerin arasında DEAŞ var, militanları kaçmaya çalışıyor. Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı duymak ilkesel tutumumuzdur. Bu doğrultuda görüşmeler yapıyoruz. Bölgedeki barışı ve istikrarı Türkiye ve Suriye beraber sağlayacak, aralarında karşılıklı saygı olmazsa bu olmayacak.

Suriye hükümeti ve bölgedeki Kürtler arasında diyalog başlaması gerekiyor. Çok uluslu Suriye halkının parçası olan Kürtlerin hakları ancak böyle savunulabilir.

Sayın cumhurbaşkanı ile Suriye’de siyasi sürecin ilerlemesi için atacağımız adımları konuştuk. Astana garantör ülkeleri anayasa komitesinin kurulması için uzun süre çalıştılar, sahadaki durumun komitenin kurulmasının engellememesi takdirindeyiz. Suriyeli göçmenlerin olabildiğince hızlı bir şekilde ülkelerine dönmeleri gerekiyor. Suriyelileri kabul eden ülkelerin taşıdıkları yük böylece bir hayli hafifleyecektir. Herhangi bir ayrımcılık ve siyasallaştırma ileriye sürmeden diğer ülkeler destek sağlamalı.

İkili işbirliğimizi de ele almış bulunuyoruz. Ticaret hacmimizin arttığını gözlemliyoruz. Ulusal paralarla ödemeleri öngören bir anlaşma imzalandı ekimin başında. Sadece Rus Rublesi ve Türk Lirası’nın ticarette kullanılması değil Rus Mil Kartı’nın da Türkiye’yle ticarette kullanılması sağlanacak. Turistik ve çeşitli sektörlerde iş birliğimizden de bahsettik. Askeri teknik alanda işbirliği de gelişiyor. Şu konuda memnuniyetimi dile getirmek istiyorum, uzun bir çalışmadan sonra belli bir karar alındı, dışişleri bakanlarımız bu kararları anlatacaklar. Bu karar bir dönüm niteliğine sahip.”

Erdoğan: Harekata verilen süre 150 saat uzatıldı

Ardından söz alan Erdoğan ise şunları söyledi:

“Rusya’da bulunmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Sözlerimin başında Cumartesi günü bir trafik kazasında hayatını kaybeden Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında çalışan 2 Rus vatandaşına taziyelerimi sunuyorum. Özellikle bugünkü görüşmelerimizde ana gündemimiz Suriye’deki gelişmelerdi. İkili ilişkilerimizi de ele alma fırsatımız oldu.

Ekonomi alanında milli paralarla ticaretin arttırılmasına buna yönelik anlaşmayı da kısa süre önce imzalamıştık. Bu anlaşmanın 100 milyar dolarlık ikili ticaret anlaşmamızda önemli bir adım olacağını düşünüyoruz. S-400’lerle ilgili takvim çerçevesinde teslimatlar yapılıyor. Burada bu konuyu dile getirmişken savunma sanayii alanında çok ciddi adımlar atıyoruz. Sayın Putin’le Suriye’de barış, huzur ve istikrarın tesisi için gerek ikili düzeyde gerekse Astana formatında çok ciddi çaba harcadık. Soçi muhtırası dahil pek çok önemli karara imza attık. 16 Eylül’de Anayasa Komitesi’nin kuruluşunu ilan ettik. Beklentimiz komitenin Suriyelilerin meşru ve haklı beklentileri çerçevesinde gerçek bir siyasi dönüşümün önünü açmasıdır. İdlib de görüşmelerin gündemiydi.

İdlib’de nispi bir sükunetin tesis edildiğini görmek memnuniyet vericidir. Türkiye olarak gerek Rus dostlarımızın endişelerinin giderilmesi gerekse sahada sükunetin muhafazası için çalışmayı sürdüreceğiz. Bugün ağırlıklı olarak Barış Pınarı Harekatı’mızla ilgili son gelişmeleri ele aldık. Harekatın ana gayesi bölgeden PKK/YPG terör örgütünü çıkarıp Suriyeli sığınmacıların dönüşünü sağlamaktır. Bizim hiçbir zaman ülkenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur. Şimdiye kadar sahada attığımız tüm adımları hassasiyetle attık.

4 bin kilometrekarelik alanı terörden temizledik. Bir dönem terör ve çatışma ile anılan Suriye toprakları Türkiye’nin çabalarıyla yendien huzur ve istikrara kavuştu. Bu modeli Suriye’nin kuzeyindeki diğer bölgelere de uygulamak istiyoruz.

Artık bu kardeşlerimizin vatan hasretini dindirecek adımları atmamız gerekiyor. Barış Pınarı Harekatı’nın bir diğer önemi bunu temin etmektir. Öncelikle 1 milyon ardından bir bu kadar daha Suriyelinin yerleşeceğine inanıyoruz. Uluslararası toplumun katkılarıyla bu planı hayata geçireceğiz. Gönüllü geri dönüşleri hızlandıracak projelerı hızlandıracağız.

Bugün tarihi bir mutabakata imza attı. Türkiye ve Rusya ayrılıkçı kimseye izin vermeyecek. 150 saat içinde YPG 30 kilometre dışına çıkarılacak. 150 saatin sonunda Barış Pınarı’nın batısı ve doğusunda 10 kilometrede Türk ve Rus devriyeleri başlayacaktır.”

150 saat sonra ortak devriye başlayacak

img

Rusya ve Türkiye arasında varılan 10 maddelik mutabakata göre Gri Spî ve Serê Kaniyê’yi içine alan bölgede 32 kilometre derinliğin muhafaza edileceği ve bölgenin doğu ile batı arasındaki 10 kilometrelik bir bölgede Rusya-Türkiye devriyesinin 150 saat sonunda başlayacağı belirtildi.

Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik askeri operasyon ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmede 10 maddelik mutabakat sağlandı.

Putin ve Erdoğan’ın düzenlediği ortak basın toplantısı ardından iki ülkenin dışişleri bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Sergey Lavrov 10 maddelik anlaşmayı okudu.

Mutabakatın tam metni şöyle:

“Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin aşağıdaki konularda mutabık kalmışlardır:

1. Her iki taraf Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler.

2. Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılıklarını vurgularlar.

3. Bu çerçevede, Tel Abyad ve Ras Al Ayn’ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı Harekatı alanındaki yerleşik statüko muhafaza edilecektir.

4. Her iki taraf Adana Anlaşması’nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır.

5. 23 Ekim 2019, öğlen saat 12.00’den itibaren, Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı Harekat alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km’nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir. Bu işlem 150 saat içinde tamamlanacaktır. Aynı saat itibarıyla, mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır.

6. Münbiç ve Tel Rıfat’tan bütün YPG unsurları silahlarıyla birlikte çıkarılacaktır.

7. Her iki taraf terörist unsurların sızmalarının önlenmesinin temini için gerekli tedbirleri alacaktır.

8. Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır.

9. Bu muhtıranın uygulanmasını gözetmek ve koordine etmek amacıyla müşterek bir denetim ve doğrulama mekanizması ihdas edilecektir.

10. Taraflar Astana Mekanizması çerçevesinde Suriye ihtilafına kalıcı bir siyasi çözüm bulunması amacıyla çalışmalarını sürdürecek ve Anayasa Komitesi’nin faaliyetlerini destekleyecektir.”

Kaynak: M.A