Roboskili aileler: Katliam emrini veren Yaşar Güler, şimdi Genelkurmay Başkanı

Roboskili aileler yaptıkları açıklama ile 34 kişinin yaşamını yitirdiği hava harekatının talimatını veren Orgeneral Yaşar Güler’in Genelkurmay Başkanlığı’na getirilmesine tepki göstererek adalet istedi.

Roboski’de 28 Aralık 2011’de 19’u çocuk 34 kişinin bombalanarak katledilmesinin üzerinden 341 hafta geçmişken, Roboskili aileler her hafta olduğu gibi bu hafta da yaptıkları açıklama ile adalet talebinde bulundu.

Açıklamada, Soma davasında çıkan karara, Çorlu’daki tren faciasına ve Roboski’de 34 kişinin yaşamını yitirdiği hava harekatının talimatını veren Orgeneral Yaşar Güler’in Genelkurmay Başkanlığı’na getirilmesine tepki gösterildi.

Roboskili aileler adına basın açıklamasını okuyan Veli Encü şunları söyledi:

Roboski katliamının faillerini aklayan koruyan yargı dün Soma katliamı davasında sanıklara ödül gibi verilen ‘cezalar’ hem ailelerin hem de toplumun vicdanını derinden yaralamıştır. Roboski aileleri olarak Soma davasın da verilen kararı buradan protesto ettiğimizi ifade ediyoruz.

Gün yoktur ki devletin göz yumduğu ihmaller yüzünden insanlarımız hayatlarını kaybetmesin. Son olarak Tekirdağ’da yaşanan tren kazasında içlerinde çocuk ve kadınlarından olduğu 24 insanımız hayatını kaybediyor. Yüzlercesi de yaralanıyor. 28 Aralık 2011’de Roboski’de 34 yakınımız bombalarla bedenleri paramparça edilerek katledildi.

Bu katliam sonrası istifa edenler olmadığı gibi yargılananlar da olmadı. Onlarca iş cinayetinde ve en son Tekirdağ’da yaşanan tren faciasında olduğu gibi hala istifa yok ve hala ihmaller zincirinin en başındaki kişiler yargılanıp cezalandırılması gerekirken terfi ediliyor, ödüllendiriliyor. Roboski katliamının yaşandığı günün akşamı bombardımandan 2 saat önce Genelkurmay İzleme Merkezi’nde heron görüntülerini izleyip ve hava harekatına karar veren korgeneral Yaşar Güler, şimdi Genelkurmay Başkanı. Geride bıraktığımız 341 haftalık sürede adalet arayışımızı sürdürürken nice katliamlara, yüzlerce sivil vatandaşın, onlarca çocuğun öldürüldüğüne, başlatılan soruşturmaların gizlilik kararlarıyla üzerinin kapatılmasına, zamana bırakılmasına, kamu görevlilerinin terfi ettirilmesine, cezasızlık geleneğinin sürdürüldüğüne, miras gibi aktarıldığına tanıklık ettikçe bu mücadele daha da büyüyecektir.