Sağlık emekçilerinden: İnsanca yaşanacak temel ücret istiyoruz

Sağlık emekçileri, Bakanlığın “müjde” olarak duyurduğu ek ödeneklerin adaletsiz dağıtılmasına karşı eylemler yaptı. Sağlık işinin ekip işi olduğunu vurgulayan emekçiler “Ne döner sermeye, ne ek ödeme istiyoruz, insanca yaşayabileceğimiz temel ücret talep ediyoruz” dedi

Sağlık meslek örgütlerinde, ek ödenekte yapılan adeletsizliği protesto etti. Bir çok ilde yapılan eylemlerde, salgında yaşamını yitiren sağlık emekçileri anıldı.

İSTANBUL
İstanbul Tabip Odası, İstanbul Diş Hekimleri Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri ve Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev-Sağlık-İş), sağlık emekçileri arasındaki ücret eşitsizliğini yaptıkları basın açıklaması ile protesto etti. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Servis girişinde yapılan açıklamaya çok sayıda sağlık emekçisi katıldı. Koronavirüs salgını nedeniyle fiziki mesafe kuralına dikkat edilerek gerçekleştirilen açıklama öncesinde salgında yaşamını yitiren sağlık emekçileri için saygı duruşu yaptı.

“Yaşamak, yaşatmak istiyoruz” ve “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganları atıldığı eylemde ortak basın açıklamasını İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Murat Ekmez okudu. Sağlık Bakanı tarafından sağlık emekçilerine üç ay süreyle yapılacak tavandan ek ödemelerin Mart ayında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Ekmez, Bakanlığın “müjde, ödül” olarak isimlendirdiği ek ödeneğin adaletsiz bir şekilde dağıtıldığını söyledi.

Bakanlığın bazı emekçilere yüzde 100, bazılarına yüzde 55 ek ödeme vereceklerini ilan ettiğini belirten Ekmez, “Fakat Sağlık Bakanı ‘Herkes için eşit risk yok, o yüzden herkese eşit ödeme yapamayız’ diyerek sağlık emekçilerini rencide etmekle kalmadı, aynı zamanda söylediklerini de ters yüz etti. Şu çok açık ki sağlık emekçilerinin talebi kendilerine Kovid-19 pandemisi ile mücadele için 3 ay süreyle ‘ödül’ olarak verilecek ek ödeme değildir. Bizler sağlık meslek örgütleri olarak insanların ölüm kalım mücadelesi verdiği bu dönemde maaş ile ilgili bir talebi dile getirmeyi şimdiye kadar doğru bulmadık” dedi.

Bakan Koca’ya “Onlarca sağlık emekçisini kaybettiğimiz, binlerce sağlık emekçisinin Kovid-19 ile enfekte olduğu şu günlerde sağlık emekçilerine yapılan ödemenin hakkaniyetli ve adil olduğunu mu düşünüyorsunuz?” diye soran Ekmez, sağlık çalışanlarının her şeye rağmen görevlerinin başında olduğunu vurguladı.

Yürütülen sağlık hizmetinin bir ekip işi olduğunu ifade eden Ekmez, şöyle devam etti: “Sağlık hizmetinde ekip üyelerinin sorumlulukları birbirinden üstün ya da önemli değildir. Hekim, hemşire, teknisyen, hasta bakıcı, eczacı, veri giriş çalışanı ve sağlık işçileri sağlık sisteminin olmazsa olmazları ve birbirinin tamamlayıcısıdır. Kovid-19 nedeniyle hasta bakıcısından hekimine, temizlik personelinden güvenliğine 30’un üzerinde sağlık emekçisi yaşamını yitirdi. 10 binin üzerinde sağlık emekçisi bulaşıcı enfeksiyona yakalanarak hastalandı.”

“Performans sistemine son verilsin”

Koronavirüsün ayrım yapılmaksızın bütün sağlık çalışanlarına bulaşma riski bulunduğunu dile getiren Ekmez, bu nedenle sağlık emekçilerinin arasında yapılan ayrımcılığa ve adaletsizliğin ana sebebi olan performans sistemine son verilmesini istedi. Sağlık emekçilerinin talebinin yoksulluk sınırının üzerinde temel ücret artışı olduğunu vurgulan Ekmez, sözlerini bu taleplerini içeren bir imza kampanyası başlattıklarını duyurarak noktaladı.

ANKARA
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), üniversite hastanelerinde görev yapan bütün sağlık emekçilerinin tavandan ek ödemelerinin yapılması talebiyle, Hacettepe Hastanesi önünde açıklama yaptı. “Çalışma barışını bozma, sağlık işi ekip işidir” pankartının açıldığı açıklamada, “Salgın nedeniyle 1 yıl yıpranma payı”, “Temel ücretler arttırılsın”, “Sağlıkta Dönüşüm Programına son verin” dövizleri taşındı. Açıklamaya, SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden ile sağlık emekçileri katıldı.

SES Hukuk Sekreteri Sabiha Akdeniz, küresel salgının ortaya çıkması sonrası Sağlık Bakanı’nın tüm sağlık emekçilerine üç ay boyunca tavandan ek ödeme vereceğini ilan ettiğini ve gerekli mevzuat değişikliğinin 24 Mart tarihli Resmi Gazete’de yayınlandığını hatırlattı. Akdeniz, “Ancak süreç bu şekilde gelişmemiş ve vaat edilen ek ödeme Sağlık Bakanlığı hastanelerinde kısmen ödense de, üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık emekçilerine hiçbirine ödeme yapılmamış, üniversite hastanesi çalışanları bir kez daha üvey evlat muamelesi görmüştür. Biz sağlık çalışanlarına tavandan ek ödeme yapıyoruz söylemi, toplumda algı oluşturmaktan ve üniversite hastanelerinde çalışan sağlık emekçilerini mağdur etmekten başka bir işe yaramamıştır” dedi.

Mart ayı ek ödeme planı

Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık emekçilerine Mayıs ayında Mart ayı tavandan ek ödemesi planlandığını, ancak hala ödemelerin yapılmadığını dile getiren Akdeniz, hükümetin bir an önce üniversite hastanelerine yeterli kaynak aktarması gerektiğinin altını çizdi.

Akdeniz, “Üniversite hastaneleri de öncelikle kaynaklarını sağlık emekçilerinin hak edişlerine harcamak zorundadır. Bu mevzuatsal zorunluluktur. Ek ödeme uygulamasıyla siyasi erk ve kurum yöneticileri bir kez daha çalışma barışımızı bozmuş, eşitsizliği, adaletsizliği sağlık hizmetlerine taşımıştır” ifadelerini kullandı.

‘Sağlık emekçileri siyaset malzemesi değildir”

Üniversite hastanelerinde yalnızca akademik kadroların değil, binlerce sağlık emekçisinin çalıştığını ve sağlık emekçilerinin sorunlarının görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Akdeniz, “Bundan sonrada kabul etmeyeceğiz, mücadelemizi sürdüreceğiz. Sağlık emekçileri siyaset malzemesi değildir. Yönetenler her zamanki gibi bunu da elinize yüzünüze bulaştırdınız. Üniversite hastanelerinde çalışan bizlere yapılan ödemeleri içinize sindirebildiniz mi? Aynı yerde çalışan personelin birisi ek ödeme 14 TL alırken, diğerinin milyonlar almasını nasıl açıklayacaksınız? Yönetememenizden ve bu adaletsiz uygulamalarınızdan dolayı;  biz utandık ya siz?” diye sordu.

Akdeniz, emekliliğe yansıyacak insanca yaşayabilecekleri temel ücret talep ettiklerini, yaşatırken insanca yaşamak istediklerini belirtti.

Akdeniz, sağlık emekçilerinin taleplerini şöyle sıraladı:

“-Sağlıkta Dönüşüm Programı ve Performansa Dayalı Ödeme sistemi, sağlık hizmetlerini piyasalaştırmış ve sağlık hizmetlerinde sorunlara neden olarak sağlık çalışanlarının sorunlarını gün ve gün arttırmıştır. Sağlıkta Dönüşüm Programı ve uygulamalarından acilen vazgeçilmelidir.

-Sürecin başından beri üniversite hastanelerinde ne ek ödemenizi ne performansa dönük ödemenizi istedik, sağlık hizmetlerinde sorun odağı olan performans uygulamalarının kaldırılmasını ve ek ödemelerin emekliliğe yansımasını istiyoruz.

-Sağlık çalışanları arasında, aynı işi yapan fakat farklı statüde bulunan,  farklı ücret ve özlük haklarına sahip; 4/A, 4/B, 4/C, ve 4/D’li olarak sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin katagorize edilmesini yanlış buluyoruz. Farklı istihdam ve ücret rejimlerini kabul etmiyoruz.

-Sağlık hizmeti ekip işidir. Hekim ne denli önemliyse hastanın odasının temizliğini yapan temizlik işçisi, hemşiresi, sekreteri, memuru, sağlık teknisyeni aynı derecede önemlidir.

-Hastanelerde binlerce 4D’li işçinin (sekreter, güvenlik personeli, hasta bakıcı, temizlik personeli, yemek servis elemanı) ek ödemelerin dışında bırakılmasını kabul etmiyoruz.

-Dönüşümlü çalışmadan faydalanmayan bizler her gün işimize geldik. Sorumluluklarımızı kendimizden ve sevdiklerimizden ödün vererek en iyi şekilde yerine getirdik. İşimizi en iyi şekilde yaptık, hasta olduk ve öldük.”

Açıklama, sağlık emekçilerinin bir dakikalık alkışlı protestosu ve “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” sloganlarıyla sona erdi.

DİYARBAKIR
SES Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Tabip Odası, DİSK, TÜRK-İŞ ve TÜM İŞ’e bağlı sağlık emekçileri, ek ödenekte yapılan adeletsizliği Dicle Üniversitesi Hastanesi Başhekimliği önünde protesto etti. Koronavirüs salgını nedeniyle maske takan sağlık çalışanları, fiziki mesafe uyarak açıklamaya katıldı. Sağlıkçılar, üzerinde “Sağlık bir ekip işidir. Herkese adil ücret verilsin”, “Covid-19 meslek hastalığıdır”, “Performansa Hayır” ve “Sözleşmeli kadro ayrımı kalksın. Herkese güvenceli iş” yazılı döviz ve pankartlar açtı.

SES Şube Eşbaşkanı Yıldız Ok Orak, Mart ayından bu yana bir çok sağlık emekçisinin salgından kaynaklı yaşamını yitirdiğine dikkati çekerek, bu kadar fedakârlık ve mücadeleye rağmen sağlık emekçilerinin maddi ve manevi beklentilerinin hâlâ karşılanmadığı vurguladı. Sağlık Bakanlığı tarafından duyurulan üç aylık süreyle tavandan ek ödeme “müjde”sinin sorunlar yaratmaya devam ettiğini kaydeden Orak, “Sağlık hizmeti ekip işi olmasına, ekibin tüm parçaları benzer riskler altında çalışmasına, hatta kimi sağlık meslek gruplarında Covid-19 hastalığına yakalanan sayısı daha fazla olmasına rağmen, bakanlığın yanlış adımı sonucu ekibin üyeleri arasında farklı ödemeler olduğu gibi ortak kullanım kapsamında olmayan üniversite hastanelerinde şimdiye kadar hiçbir ek ödeme artışı olmamıştır” şeklinde konuştu.

4/D ve taşeron statüsünde çalışan sağlık emekçilerinin hiçbir şekilde ödemelerden yararlanmadığını belirten Orak, taleplerini şu şekilde sıraladı: “Salgınla mücadele edilen bu dönemde, tüm sağlık emekçilerine kadro ve istihdam biçimi ayrımına bakılmaksızın tüm sağlık kurumlarında ayrımsız olarak çift maaş ödemesi yapılmalı, ek ödemeden tüm sağlık kurumları ve hangi statüde çalıştığına, kadrosuna, mesleğine, hizmet sınıfına vb. bakılmaksızın sağlık alanında çalışan tüm emekçileri kapsamalıdır. Bir yıl süresince yıpranma payı verilsin. Tüm sağlık emekçilerine 1 derece ilerleme verilsin.”

Orak, talepleri karşılanana kadar mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

ANTALYA
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Antalya Şubesi, üniversite hastanelerinde çalışan sağlık emekçilerine ek ödemeler konusunda ayrımcılık yapılmasını protesto etmek amacıyla Akdeniz Üniversitesi Hastanesi A Blok önünde basın açıklaması yaptı. “Pandemiyle mücadelede ayrımcılık olmaz. Performans değil, temel ücret” pankartının açıldığı açıklamada metni SES Antalya Şube Eşbakanı Şükran İçöz okudu.

“Pandemi süresinde tüm riskleri göze alıp mücadeleyi sürdüren sağlık emekçilerinin emeği üniversite hastanelerin ekonomik sıkıntıları var denilerek gasp edilemez” diyen İçöz, hükümetin bir an önce tüm giderleri göz önünde bulundurarak üniversite hastanelerine yeterli kaynak aktarması gerektiğini söyledi.  İçöz, “Üniversite hastaneleri de öncelikle kaynaklarını sağlık emekçilerinin hak edişlerine harcamak zorundadır.  Sağlık emekçilerinin hakkı olan üç ay tavandan ek ödemeleri tüm sağlık emekçilerini kapsayacak şekilde ödenmelidir” dedi.

SES üyeleri, açıklama ardından protesto için bir dakikalık alkışlı eylem yaptı.