Sanatçılardan kayyuma tepki: “Ucu bize de dokunur demeden karşı çıkmalıyız “

Amed, Wan ve Mardin belediyelerinin kayyum tarafından işgal edilmesine sanatçılar çok sert tepki gösterdi.

Amed, Wan ve Mardin büyükşehir belediyelerine kayyum atanmasına toplumun tüm kesimlerinden tepkiler yükselirken Avrupa, Kürdistan ve Türkiye’deki sanatçılardan da tepkiler yükselmeye devam ediyor. Hamburg’da yapılan eyleme katılan sanatçılar kayyum atanmasını darbe olarak yorumlarken, uygulamanın kabul edilemez olduğunu dile getirdiler.

Öfke ile kınıyorum

Hamburg’daki eyleme katılan senarist ve yönetmen Önder Çakar, “Bir sinema emekçisi olmamın yanı sıra HDP’nin de kurucu üyesiyim. Seçimlerde halkımızın gösterdiği iradeye ve sivil itaatsizlik direnişine karşı AKP faşizminin ve çetelerinin  saldırı ve yönelimlerini büyük bir öfke ile kınıyorum. Bugün burada bu anti-demokratik saldırıları kınamak için toplanmış bulunmaktayız. Mutlaka kazanacağız. Bu saldırılar bizi daha da güçlendiriyor. Kahrolsun faşist diktatörlük” dedi.

Kürt halkına yaklaşımı gösteriyor

Eyleme katılan sinema sanatçısı Nazmi Kırık, uygulamanın kabul edilemez olduğunu kaydederek, “Seçilmişler halkın yüzde yetmişe yakın oyunu alarak bu makama gelmişlerdir. Kayyum atamaları oyunu veren insanlara karşı da bir saygısızlıktır. Bu karardan bir an evvel vazgeçilmeli ve bu insanlara tanınmış olan hakların geri verilmesi gerekir. Diyarbakır’da doğmuş ve büyümüş bir insan olarak bunu asla kabul etmiyorum. Bu siyasi bir darbedir. Ve aynı zamanda devletin Kürt halkına karşı nasıl yaklaştığını gösteriyor. Bu zulmü ve zorbalığı nefretle kınıyorum” ifadelerini kullandı.

Herkes bu hukuksuzluğa karşı çıkmalı

Tiyatro ve drama sanatçısı Nurcan Keskin, eyleme kayyum rezaletini protesto etmek ve dayanışmak için katıldığını dile getirerek, “Bu saldırılar ile AKP Kürt halkına ve onun iradesine karşı bir saygısızlık yapmıştır. Bunun kabul edilecek bir tarafı yoktur. Mağdur edilip görevlerinden uzaklaştılan milletvekillerimizin sesine ses olmak istiyoruz. Mutlaka görevleri ve yetkileri iade edilmelidirler. Kendisine insanım, aydınım ve vicdan sahibiyim diyen herkesin bu hukuksuzluğa karşı sesini yükseltmesi gerekir diye düşünüyorum” diyerek tepkisini dile getirdi.

Eyleme katılan sanatçı ve insan hakları aktivisti Leman Stehn da kayyum politikasının Hasankeyf’ten Kaz dağlarına kadar her yeri talan etmek isteyen politikanın devamı olduğunu belirterek, kayyum atanmasını kınadı.

Dayanaktan yoksun

Yazar Mehtap Ceyran, “Kayyum seçme ve seçilme hakkının gasp edilmesidir. Hukuki dayanaktan yoksun bir uygulamayla Valilerin, Seçilmiş Belediye Başkanlarının yerine atanması kabul edilemez” diyerek kayyuma tepkisini ortaya koydu.

Edebiyatçılara çağrı

Yazar Yavuz Ekinci, “Kayyum atamaları başkanlık bile değil bir krallık uygulaması, diktatörlük vesikasıdır. Yurt sathına yayılmadan dur demek için biz edebiyatçılar olarak herkesi kayyuma, kıyıma karşı durmaya çağırıyoruz” dedi.

Güzel olan her şey hedeflerinde

Sanatçı Ferhat Tunç yaptığı açıklamada, “Diyarbakır Mardin ve Van’daki kayyum gaspına karşı sanatçıların da sesine ihtiyaç var. Kayyumların halkın iradesini yok saydığı gibi, kültür-sanat merkezlerinin de kapattığını biliyoruz. Güzel olan, olması gereken her şey onların hedefinde” dedi.

Sanmayın ki…

Yazar Ece Temelkuran kayyuma ilişkin olarak, “Sanmayın ki zulüm İstanbul’a, İzmir’e, Ankara’ya gelmez” dedi.

Sözde demokratik bir ülke

Sinema oyuncusu Ayşe Nil Şamlıoğlu kayyuma tepki gösteren bir diğer isim oldu. Şamlıoğlu, “Sandık seçim meçim boş işler diyorsanız kaldırın gitsin, her yere atama yapın, bir de bilelim sözde demokratik bir ülkede yaşadığımızı” dedi.

Düpedüz hırsızlıktır

Sanatçı İlkay Akkaya yaptığı açıklamada, “Kayyum diyarbakır, Van ve Mardin’de yaşanan son olay düpedüz hırsızlık. Düpedüz diktatörlük” dedi.

Kayyum, bu düzenin adıdır

Sanatçı ve anlatıcı Evren Barış Yavuz, “Kayyum denen şeyi iyi anlarsak içinde bulunduğumuz zamanı daha iyi anlarız. Kayyum Kaz dağlarını delik deşik eden, kentleri betona çeviren, her türlü kişisel özgürlüğü sınırlayan, KHK’larla ekmek ve hayat çalan, bu boğucu, bıktırıcı, gerici düzenin tanımlanmış adıdır” diyerek tepkisini dile getirdi.

Gasp

Oyuncu ve yönetmen Onur Saylak da yaptığı açıklamada, “Gasp/ bir malı sahibinin izni ve haberi olmadan zorla alma” ifadelerini kullandı.

Diktatörlük vesikasıdır

Yazar Murat Uyurkulak, “ Kayyum atamaları başkanlık bile değil bir krallık uygulaması, diktatörlük vesikasıdır. Edebiyatçılar olarak, yurt sathına yayılmadan dur demek için herkesi kayyumlara kıyımlara karşı durmaya çağırıyoruz” diyerek çağrıda bulundu.

İdare, iradeyi eziyor

Sanatçı Zülfü Livaneli yaptığı açıklamada, “İdare, iradeyi eziyor. Bu yolun sonu iyi değil” açıklamasında bulundu.

Hangi mahkeme kararı var?

Dil bilimci Necmiye Alpay, “Demokrasinin yarısı temel hak ve özgürlükler, yargı bağımsızlığı ve insan haklarıdır, yarısı ise hür ve demokratik seçimlerdir. Tümünün garantisi hukukun üstünlüğüdür. Kayyum kararları hangi mahkemeden çıkmış, hangi deliller gösterilmiş” diyerek tepki gösterdi.

Ama’sız karşı durmak

Programcı ve yazar Yekta Kopan kayyuma ilişkin olarak “Sıra şuraya da gelir, ucu bize de dokunur demeden karşı çıkmak değil midir doğru olan” dedi.

Sandık da giderse…

Yönetmen Ümit Ünal, yaptığı açıklamada, “İnsanların elinde sadece “sandığa attığım bir kağıt sayesinde kendi kararlarımı verebiliyorum” diye bir inanç kalmış. O inancı da alırsanız ne yapacaklar” dedi.