Sendikalar MESS Grup sözleşmesi tekliflerini sundu… Metal işçilerinin zorlu sınavı – İşçi Gazetesi

 “Demirden-çelikten ağır bir yumruk olmak, sermayenin arsız saldırılarına dur demek mümkün müdür acaba? Şimdi işçi sınıfı, 2015’te ‘Metal Fırtına’yı yaratan metal işçilerine bakacak…”

Metal işkolunda 130 bin işçiyi kapsayan MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri Ekim’in ilk haftasında başlayacak. Sendikalar, masaya nasıl tekliflerle oturacaklarını açıkladılar.

Sözleşmenin bir tarafında, ağırlığını sektörün amirali olan Koç Grubu şirketlerin oluşturduğu metal patronları örgütü Madeni Eşya Sanayicileri sendikası (MESS), diğer tarafında, işçilerin yaklaşık 120 bininin üyesi olduğu Türk Metal (TM) Sendikası ve yaklaşık 10 bin üyesi adına Birleşik Metal İş Sendikası (BMİS) var.

Bu grup sözleşmesinin kısa bir süre öncesinde, işçiler için oldukça geri noktalarda bağıtlanan, toplamda milyonlarca işçi-emekçiyi kapsayan 4 ayrı Grup Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sonuçlandı.

Sefalet sözleşmeleri imzalandı

İlki TÜPRAŞ idi. Koç Holding’e ait TÜPRAŞ’ın 4 rafinerisinde 4300 işçiyi kapsayan TİS süreci, işçilerin bir dizi eylem ve direnişine rağmen ‘hezimetle’ sonuçlandı. İşçilerin mücadeleyi büyüterek ileri taşıma isteği, azimleri kapalı kapılar ardında ‘iş çeviren’ Petrol-İş sendikasının bazı yöneticileri tarafından kırıldı. Süreci, Yüksek Hakem Kurulu (YHK) ‘ucubesi’ noktaladı. Tam da Koç Holding’in istediği gibi; 3 yıl süreli sözleşme, yüzde 6 zam, vardiya ve izin sisteminde daha öncesinden kazanılmış avantajların geri alınması…

Ardından 200 bin işçiyi kapsayan kamu işçileri TİS’i sonuçlandı. Türk-İş genel başkanı Ergün Atalay’ın, “uzasaydı iş karışacaktı, böyle bitirdim” sözleriyle gündem olan görüşmeler; brüt 150 lira iyileştirme, ilk yıl yüzde 8+4, ikinci yıl yüzde 3+3 ve enflasyon farkı şeklinde imzalandı.

3 milyon 200 bin memur, 2 milyon memur emeklisi olmak üzere 5 milyon 200 bin emekçiyi kapsayan TİS süreci ise Türk-İş’in imza attığı sefil sözleşmeden de geri noktada bitti. Görüşme sürecini, bizzat AKP tarafından beslenip büyütülen Memur Sen yürüttü ve ‘subap’ işlevini yerine getirdi. Mücadeleci geleneğinden çoktandır uzaklaşan, kendi üyelerini bile harekete geçiremez noktaya gelen KESK’in ‘attığı taş kurbağaları bile ürkütmedi!’ YHK’ya taşınan sözleşme; ilk yıl için yüzde 4+4, ikinci yıl için yüzde 3+3 ve + enflasyon olarak bitirildi.

Son olarak imzalanan TİS, yaklaşık 12 bin tekstil işçisini kapsayan Tekstil Grup Sözleşmesi idi. Tekstil patronları örgütü ile masaya, işkolunda en fazla üyeye sahip TEKSİF sendikası oturdu. Patronların teklifini kabul edilemez bulup grev kararı alan TEKSİF, greve ramak kala, ‘uzatıp ta işi karıştırmamak için’ olmalı gece yarısı; 3 yıl süreli, ilk yılı yüzde 8+4, diğer dilimleri resmi enflasyon farkı ile biten sefalet sözleşmesini imzaladı.

Enflasyonun, devletin resmi açıklamasıyla yüzde 16, gerçek oranıyla yüzde 45-50 dolayında olduğu süreçte, yukarıdaki sefil haliyle biten sözleşmeler, kuşkusuz sadece imza atan sefillerin ihaneti, kabahatleri vb. ile açıklanamaz.

İşçi sınıfının bir bütün olarak; gövdesi sürekli büyüdüğü halde, örgütsüz olması nedeniyle ağırlığının azaldığını, ‘hafiflediğini’ gösterir.

Demirden-çelikten ağır bir yumruk olmak, sermayenin arsız saldırılarına dur demek mümkün müdür acaba? Şimdi işçi sınıfı, 2015’te ‘Metal Fırtına’yı yaratan metal işçilerine bakacak…

Metal işçilerinin omuzuna yük bindi

Ülkedeki gerçek enflasyon oranının neredeyse dörtte birine denk düşen zam oranlarıyla biten bu sözleşmeler, metal işçilerinin elini zayıflatan, sorumluluğunu ağırlaştıran sonuçlar doğurdu.

MESS sözleşme sürecinin fazla ‘gürültü’ çıkmadan resmi enflasyon civarında zam oranıyla sonuçlanması da mümkün, büyük kavgaya dönüşerek işçilerin taleplerine yakın noktalarda sonuçlanması da mümkün…

Kuşkusuz, diğer yerlerde olduğu gibi burada da sonucu belirleyecek olan işçilerin örgütlülük düzeyi olacak. Biten sözleşmelerde açıkça görüldü; devlet ve sermayenin dümen suyuna girmiş sendikacılarla bu kadar oluyor.

Metal işçilerinin büyük çoğunluğunu tutan Türk Metal’in sicili biliniyor. Ülkemizdeki mafyatik sendikacılığın omurgasıdır. 2015 Mayıs’ında patlayan ‘Metal Fırtına’ direnişinde işçilerin derin çizik attığı TM, işçilerin örgütlenme konusundaki yapısal sınırlılığından dolayı ‘kıçını’ toplayabildi. Azıcık ‘demokratik’ oldu, işçileri dinler gibi yapmaya başladı, ancak işçiler ‘malının ne olduğu’ konusunda hayli fazla deneyime sahip ve unutmuş değiller.

Birleşik Metal İş Sendikası ise kısmen daha mücadeleci bir yapıya sahip ve üyesi işçiler aldıkları eğitimlerin de etkisiyle göreli olarak daha ileri bir sınıf bilincine sahip. Geçmiş TİS’lerde grev yasaklarını tanımayarak, fiili grevlerle ileri kazanımlar elde etmeyi başardılar.

Özellikle MESS’in belirleyeni Koç Grubu, TÜPRAŞ’ta olduğu gibi; 3 yıllık sözleşme, düşük zam oranı, hakları geri götüren dayatmalarla masaya oturacak.

İşçiler, metal patronlarının dayatmalarını kırabilirse, hem bütün olarak işçi sınıfına mücadele azmi kazandıracak hem de Aralık ayında başlayacak, tüm işçi-emekçiler için genel toplu sözleşme niteliği taşıyan asgari ücretin daha iyi zam oranıyla sonuçlanmasına etki edecek.

Sendikaların teklifleri

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası, teklifini Gebze’de yüzlerce işçinin katıldığı bir basın toplantısıyla duyurdu. BMİS, 40 fabrikadan yaklaşık 10 bin üyesi adına ilk altı ay için toplamda yüzde 34.2 oranında zam istiyor.

TİS tekliflerinin tartışmasız 2 yıllık olduğunu vurgulayan BMİS, tekliflerinin parasal karşılığının ortalamada ilk 6 aylık dönem için yüzde 34.2 olduğunu, bu oranın ikramiye dahil net 1.152 TL’ye denk geldiğini açıkladı.

BMİS’in diğer dilimlere ilişkin teklifi ise şöyle: 2’nci altı ay için enflasyon artı 4 puan, 3’ncü altı ay için enflasyon artı 5 puan, 4’ncü altı aylık dönemde ise enflasyon artı 4 puan…

BMİS, haftalık 45 saat olan çalışma süresinin, ücretler düşürülmeden 37.5 saate düşürülmesini, fazla çalışma ücretleri yüzde 150, bayram ve genel tatillerde fazla mesai ücretinin yüzde 200 (4 yevmiye) olmasını da teklif ediyor.

Dönem toplu sözleşmesine ilişkin tekliflerini bir basın toplantısıyla açıklayan Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası da 2 yıllık teklifle masaya oturacak. TM, ilk altı ay toplamda yüzde 26.28 zam talep etti.

Renault, Tofaş, Ford, Mercedes, MAN, Arçelik ve Bosch gibi sanayi devlerinde yetkili sendika olan TM’nin teklifi, yaklaşık 120 bin metal işçisinin ücret ve sosyal haklarını ilgilendiriyor.

TM’nin diğer dilimlere ilişkin teklifi ise şöyle: 2’nci altı ayda enflasyon artı yüzde 1 puan, 3’ncü altı ayda enflasyon artı yüzde 2 puan, 4’ncü altı ayda enflasyon artı yüzde 1 puan…

Sloganlarının; “üretmek, kazanmak, kazandırmak” olduğunu ifade eden TM Genel Başkanı Pevrul Kavlak, tekliflerini; ülkenin içinde bulunduğu kriz ve işçilerin içinde bulunduğu şartları gözeterek hazırladıklarını, amaçlarının önceki sözleşmelerde olduğu gibi bu sözleşmeyi de uzlaşıyla bitirmek olduğunu söyledi.

Metal işçisi kuşatmayı yarabilir

‘Demirden-çelikten ağır bir yumruk olabilmek’ ileri düzeyde bir örgütlülüğü ifade eder. İşçilerin kendi sınıfsal çıkarları etrafında birliğini sağlaması, koltuğa yapışmış asalaklardan sendikalarını kurtarması, sermaye düzeninin partilerinden, politikacılarından koparak devrimci bir karakter kazanması süreci ile bağlantılıdır.

İşçi sınıfı uzun yıllardır bu noktadan hayli uzaktır. O nedenle henüz böyle bir yumruk olmak mümkün görünmese de ‘sermayenin arsız saldırılarına dur demek’ mümkündür. Metal işçilerinin bunu yapacak potansiyeli, birikimi vardır. İşçi sınıfı, metal sözleşmesi sürecini her dönem olduğundan daha fazla ilgiyle izleyecek, metal işçilerinin kazanması için üzerine düşen duyarlılığı gösterecektir; işçilerin kavgayı büyütmeye girişmesi kaydıyla!

Kaynak: İşçi Gazetesi