Sendikalı oldukları işten çıkarılan Kale Pratt işçileri direnişte: Bizler köle değiliz

Kale Pratt fabrikası’nda sendikalı oldukları için işten atılan 94 işçi, dayatılan ağır çalışma koşulları, düşük ücret ve baskılara karşı 13 Şubat’tan bu yana direnişte. İşçiler, işveren sendikayı kabul edene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

İzmir Gaziemir Serbest Bölge’de yer alan ve F-35 savaş uçaklarının parçalarını üreten Kale Grubu’na ait Kale Pratt fabrikası’nda çalışırken Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye oldukları için işten atılan 94 işçi, 13 Şubat’tan beri hem fabrika önünde hem de serbest bölge girişinde direniş halinde. Eylemdeki işçiler verdikleri emek mücadelesini anlattı.

‘İşveren dikensiz gül bahçesi istiyor’

8 yıldır fabrikada işine son verilen işçilerden Ramazan Ekiz, işyerinde maruz kaldıkları sömürüyü “Zor bir üretim alanı bizim sektörümüz. Fedakârlık yaparak çalıştık bunca sene. Yeri geldi uykusuz mesailer tamamladık. Tüm özverimize rağmen bize sürekli mobbing yaptılar. Dikensiz gül bahçesi isteyen işveren daima sadece kendi istediklerinin olmasını bekledi” sözleriyle dile getirdi. Buna rağmen işverenin kendilerini düşük ücretlerle çalıştırmak istediğini belirten Ekiz, “Tüm bunlara karşı çıktık. Bizler köle değiliz, İnsanca yaşayabilecek bir ücret ve çalışma koşulları için sendikalı çalışmak en tabi hakkımızdır” ifadelerini kullandı.

‘Taleplerimize karşı işten çıkarılma tehditleri savurdular’

Evli ve iki çocuk babası olan Mümin Karakaş da, 8 yıldır Kale Pratt fabrikasında çalışan işçilerden biri.  Büyük fedakârlıklar göstererek çalışmasına rağmen işvereninin baskılarına maruz kaldıklarını anlatan Karakaş, “Bazı zamanlar işlerimiz çok yoğun olduğu için yemeğe bile çıkamıyorduk. Ücretlerimiz düşüktü ve buna yönelik taleplerimizi duymak istemediler. Çoğu zaman da işten atmakla tehdit ettiler.8 yıldır sabırla, düzelir ümidiyle bekledik. Ama hiçbir şey düzelmedi aksine her şey gün geçtikçe kötüleşti. Birkaç yıl önce sendikalı olmak istedik ancak işveren yine sendikalı olanları işten attı” dedi.

‘Bizleri iftira atarak işten çıkardılar’

Fabrika yöneticilerinin kendilerini İş Kanunu’nun 25/2. maddesi olan “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller nedeniyle iş sözleşmesini (haklı nedenle ve derhal) sona erdirme hakkı” dolayısıyla işten çıkardığını söyleyen Karakaş, öne sürülen bu gerekçeye şu sözlerle tepki gösterdi: “Bizleri hırsızlık yapmak gibi çok ağır ithamlarda bulunarak işten çıkardılar. Bunar çok üzücü, bunca yıllık çalışanını iftira atarak işten çıkarmalarını onlara yakıştıramıyoruz.”

Karakaş, halen fabrikada çalışan arkadaşlarının baskılara maruz kalmaya devam ettiğini de belirtti. Karakaş, “İlk işten atmalar başladıktan sonra tuvalete bile giderken yanlarına birini veriyorlar. İş girişi esnasında cep telefonlarını alıp, çıkışa kadar kilitli bir dolapta saklıyorlar” diyerek, bütün bu baskıların sona ermesini ve sendikalı olarak işlerine geri dönmek istediklerini ifade etti.

‘Enflasyon altında ezildik’

4 yıldır çalıştığı fabrikadaki işine son verilen işçilerden Özgür Taş ise, işyerinde ağır çalışma koşullarının ve ücretlerin düşük olmasından “Saat ücretlerimiz çok düşüktü, enflasyon karşısında eziliyorduk. Bize hep ‘Büyüyoruz, düzelteceğiz’ denildi ama hiçbir şekilde ücretlerimizde iyileştirme yapılmadı. Biz sermaye sahipleri değiliz ki bekleyelim. Enflasyon alıp başını gitmiş, markete gidince hepimiz hissediyoruz bunu” diyerek dert yandı.

“Bütün dünyada olduğu gibi sendikalı olmak bizim en doğal hakkımızdı ve sendikalı olduk” diyen Taş, tüm haklarımızı alana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.

‘İşçileri tazminatsız çıkardılar bu sosyal bir cinayettir’

Birleşik Metal-İş Sendikası İzmir Şube Başkanı Ali Çeltek ise, Kale Pratt fabrikasında işverenin keyfi tutumu ve eşit olmayan ücret politikası sonucu işçilerin sendikalı olduklarını söyledi. F-35 savaş uçaklarının parçalarını üreten bu fabrikanın yöneticilerinin sendikaya sıcak bakmadığını belirten Çeltek, yaşanan hukuksuzluğu ise şu sözlerle anlattı: “Havacılık sektörüne pek çok parça üreten bu fabrika herkesin çalışabileceği bir yer değil, fabrikada çalışan işçilerin çoğu Amerika’dan eğitim alıp belgesi olan ustalar. İşçilerle bu süreci toplu sözleşme ile sonlandırmak için bu süreci başlattık. Yaklaşık 450 işçi var ve biz yarısına ulaşmış durudayız. İşverenin bunu fark ettiğinde önce işçileri tek tek odalarına çağırıp, sendikaya üye olup olmadığını sordular. İkna olmak için e-devletten yoklama yapmak bile istediler. Kimi arkadaşlarımıza baskı kurarak iş yerindeki sendikalı işçilerin isimlerini istediler. İstediğini alamayan işveren ilk önce 7 kişiyi ki aralarında 8 yıldır orada çalışan ve üyemiz olan arkadaşımız da vardı, cep telefonlarına mesajlar atarak tazminatsız bir şekilde 25/2 maddesinden işten çıkardı. Bu sosyal bir cinayettir. Yıllarını o fabrikaya vermiş insanlar, usulsüz bir şekilde ve hiçbir belge verilmeden işten çıkarıldılar” şeklinde konuştu. İşten çıkarmalar başladığından beri fabrikanın insan kaynaklarına yönelik yaptıkları görüşme taleplerinin reddedildiğini aktaran Çeltek, “Atılan işçiler için fabrika önünde yaptığımız açıklamaya içerideki işçilerin destek vermesinin ardından da işten çıkarılanların sayısı hızla artı. Şu anda tespit edebildiğimiz kadarıyla 94 işçi çıkarıldı. Ama duyumlarımıza göre bu sayı artacak gibi görünüyor.”

‘Toplu sözleşme imzalanana kadar direneceğiz’

Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Merkezi’nin, şirkete usul gereği yazılarını gönderdiğini kaydeden Çeltek, ayrıca Uluslararası Metal Sendikaları Konfederasyonu’na da yaşanılan süreci aktardıklarını ve onların da desteklerini aldıklarını söyledi. Çeltek son olarak, “Birleşik Metal-İş Sendikası da şirketin ilgili birimlerine hukuksuzluk yapıldığını ve biran evvel işçilerin işlerine geri dönmeleri gerektiğini bildiren yazılarını ilettiler. İşçi arkadaşlarımızın tüm haklarını ve taleplerini sağlayana kadar direneceğiz, mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

Kaynak: MA