‘Soykırıma ilişkin en güvenilir bilgiler büyüklerin acı ve utançla bezeli hikayeleridir’

Diyarbakır Barosu, Ermeni Soykırımı’nın uluslararası ilişkilere malzeme edilmeyecek kadar insani bir sorun olduğunu belirtti.

Diyarbakır Barosu Ermeni Soykırımı’nın 105’inci yıl dönümüne dair yazılı açıklama yaptı. Osmanlı sınırları içerisinde yaşanan Ermenilerin başına gelenlerin benzerinin Diyarbakır’da da yaşandığı belirtilen açıklamada, “1914 Osmanlı nüfus sayımına göre Türkiye sınırları içerisinde 1.173.422; Diyarbekir’de ise 65.850 Ermeni yaşıyordu. Şimdi Diyarbekir’de neredeyse iki elin parmakları kadarlar. 1915 yılının Mayıs ayında 635 kişi, Musul’a gönderilecekleri söylenerek Diyarbekir’de Dicle Nehri üzerinde keleklere bindirildi. Başlarında muhafızlar vardı. Şefka, bugünkü adıyla Suçeken köyüne geldiklerinde keleklerden indirildiler ve öldürüldüler” denildi.

‘Kirvemizin başına gelenleri unutmamızı istediler’

Soykırımın unutulamayacağı belirtilen açıklamada, “Kardeş halka ait yer isimleri değiştirildi, tıpkı Kürtçe olanların değiştirilmesi gibi. Komşularımız, demirci ustamız, duvar ustamız, kirvemize dair her şeyi silerek Onları ve Onların başına gelenleri unutmamızı istediler. Unutmadık, geçmişle yüzleşmediğimiz sürece de unutmayacağız. Geçmişte yaşanan acıları, içinizden çıkaramazsınız, söküp atamazsınız. Trajedi ve onun neden olduğu acı ne kadar büyükse, o kadar uzun süre sizi takip eder” denildi.

‘Soykırım vicdani bir sorundur’

Açıklamada soykırıma ilişkin en güvenilir bilgilerin büyüklerin acı ve utançla bezeli hikayeleri olduğu kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi: “Resmi görüşün tezleri ne söylerse söylesin, Ermenilerin başına gelenler konusunda en güvenilir kaynaklarımız ninelerimiz ve dedelerimizin acı ve utançla bezeli hikayeleridir. Belleğimize kazınan bu sözlü tarih hikayelerini; korkuyla, ağlayarak ve utançla dinledik. 1915’te yaşanılanlar, politik tartışmalara ve uluslararası ilişkilere malzeme edilemeyecek kadar önemli ve insani bir sorundur. Demokratik bir gelecek kurmak, kabuk bağlayan ama bir türlü iyileşmeyen yaralarımızın tümden iyileşmesi için bu geçmişle yüzleşmekten ve helalleşmekten başka bir yol yoktur. 1915 yılında; zorla yerinden edilen, tehcire uğrayan, büyük felaketler yaşayan, soykırım mağdurlarını, saygıyla anıyoruz.”