Şule Çet Davası’nda 4. duruşma görüldü: “Katilleri aklamanıza izin vermeyeceğiz”

Şule Çet Davası’nın 4. celsesi öncesinde Ankara Adliyesi’nde görüldü. Duruşmayı çok sayıda kadın takip etti. Mahkeme, sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın tutukluluk halinin devamına karar vererek davayı 20 Kasım’a erteledi

Üniversite öğrencisi 22 yaşındaki Şule Çet’in geçtiğimiz yıl Ankara’da öldürülmesinin ardından katil zanlıları Çağatay Aksu ile Berk Akand’ın yargılandığı davanın dördüncü celsesi görüldü. Mahkeme, sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın tutukluluk halinin devamına karar vererek davayı 20 Kasım’a erteledi.

Duruşmayı çok sayıda kadın ve milletvekili takip etti.

Bilirkişi heyeti: “Şule bir güç ile ileri itilmiş olmalı”

Şule Çet davası için duruşma salonu yetmediği için iki salon birleştirildi. Şule’nin arkadaşı Lilya söz alarak, “Mesajları silmedim. Furkan ve Şule’nin araları yeni düzeldiği için Furkan’a Şule evde dedim. Ben ne Çağatay’ı tanırım ne Berk’i, kimseyi suçlayamam, ben neyse onu söylüyorum” dedi.

Bilirkişi heyeti ise, davada olay yeri canlandırması yapıldığını belirterek şu bilgileri verdi:

Tüm bilimsel bulguları mantıksal bir canlandırma yaptık. Cam ile sehpa arasındaki mesafe ölçülmemiş. Olayın meydana gelişinde önemli bir ayrıntı. Şule kendini öne doğru attıysa düşmesi çok hızlı olacaktır. Sanık asılı gördüğünü söylüyor Şule Çet’i ancak bu ihtimal çok düşük. Bilirkişi heyeti: Olay sanıkların anlattığı gibi olmadığı görülmekte. Tüm incelemelerin sonucunda Şule’nin kendisini ittirerek attığını düşünerek düşüşünün bir ivme ile değil serbest bir şekilde düştüğü şüphesiz çok açık. Şule’nin düşerken kıyafetlerinin paraşüt etkisi yapmış olabilir deniyor. Olmaz çünkü üzerinde tayt ve dar bir kazak var. Şule’nin ayakkabısı önce atılmış. Atılmadan önce yarı çıplakmış. Şule’nin serbest şekilde düştüğü anlatılıyor. Ancak serbest düşme gerçekleşse bu kadar ileri düşemezdi. Kendini itmediği sarkıp atladığını varsayarsak bu mümkün olmuyor. Bir güç ile ileri itilmiş olmalı. Şule’nin düştükten sonra kıyafetlerinin boynuna kadar katlanmış diyelim ki sehpaya çıktı ellerini koydu ama parmak izi yok. Sanık tutmaya çalıştı ve düştü, bu şekildeyken kıyafetin kıvrılması mümkün değil. Şule’nin atıldığında yarı çıplak olduğunu düşünüyoruz. Bu da cinsel şiddetin olduğu iddiası ile bütünlüklü bir veri. Olay yeri canlandırması üzerine bilim insanın davadaki açıklamasında “atlama pozisyonu için pencerede parmak izi olması gerekiyor ancak incelemelerde bulunamadı. Şule’nin iç çamaşırı katlanmış. Bu düşme ile ilgili olamaz. Bu Şule’nin atılmadan önce yarı çıplak olduğunu kanıtlıyor.

Sanık Çağatay Aksu, bilirkişi heyetine “Siz olay yerine gittiniz mi, Şule diğer odadan sehpaya basıp düşmüş olamaz mı?” diye sordu. Bilirkişi şöyle yanıtladı:

“Olamaz. Ben somut verilere göre bilimsel inceleme yapıyorum. Düşme durumlarında noktasal kanamalar olur. Dosyanın geneline bakıldığında sıyrıklar ve maddi bulgular cinsel saldırıya işaret ediyor. Gazi Üniversitesi psikiyatri bölümü Şule’nin intihar edecek bir ruh halinde olmadığını da raporladı. Düşme durumlarında noktasal kanamalar olur. Dosyanın geneline bakıldığında sıyrıklar ve maddi bulgular cinsel saldırıya işaret ediyor.Sanık göğsünün cama çarptığını ve diğer eliyle Şule Çet’in bacağını tuttuğunu belirtiyor. Ardından da şule ile kısa bir konuşma sonrasında Şule’nin ellerinden kaydığını belirtiyor. Ancak Şule’nin bedeninin bulunduğu nokta serbest düşmeye uygun değildir. Olay yeri keşfinde halının, sehpanın ve diğer eşyaların konumuna baktığımızda sanıkların dediği gibi orada bir olaya müdahale etme çabası olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla bu anlatımlarda eksik olan şeyler var.”

“Biz sosyal medya yüzünden tutuklandık”

Sanık Aksu, yeniden söz alarak, “Şule 4 metre gidemez kaç metre gidebilir? Veya 19 pencere daha var aşağıdaki pencerelerden birine çarpmış olamaz mı?” diye sordu. Bilirkişi heyeti, görüntülerde açık pencere olmadığını açıkladı.

Sanık Aksu, söz alarak şunları söyledi:

Şule’nin ev arkadaşı Lilya psikolojisi bozuk değildi diyor. Çok normal değil mi eve çıkacağı insana psikolojik sorunlarından bahsetmemesi? Ayrıca ben de söylenenlere karşı çıkmıyorum, Şule mutluydu, keyifliydi. Tüm bilirkişi raporlarına rağmen, Şule’nin psikolojisinden, attığı tweetlerden, yükseklik korkusundan, dinlediği şarkılardan, sosyal medyada davanın nasıl köpürtüldüğünden bahsediyor. Biz sosyal medya yüzünden tutuklandık, bir gecede 11 milyon mesaj atıldı.

Sanık Aksu, hakime davayı takip edenleri ve #SuleCetİcinAdalet etiketini şikayet etti, salondakiler ayaklanarak yuhaladı. Aksu, “Tahliye değil, beraat istiyorum, insan içine çıkamıyorum” dedi.

Sanık avukatına tepki: “Kaç para aldın katilleri savunmak için?”

Sanık avukatı söz alarak “Şule intihar etmemiştir diyen bilirkişi raporunu Umur Yıldırım’ın beyanlarına göre hazırlamış. Kabul etmiyoruz. Bu dava sosyal medya nedeniyle buralara kadar geldi. Duruşmalarda yuhlanıyoruz. Bu nedenle kapalı celse istemiştik” dedi. Davayı takip eden bir kadın ayağa kalkarak sanık avukatına bağırdı ve “Kaç para aldın katilleri savunmak için?” diye tepki gösterdi.

Sanık Aksu’nun beraat talebine Şule Çet’in babası tepki göstererek, “Çıkıp da başkalarının kızlarını mı bu hale getireceksiniz?” dedi.

Bir sonraki duruşma 20 Kasım’da

Mahkeme, sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Davayı 20 Kasım 2019 Çarşamba saat 10:00 tarihine erteledi.

Duruşma öncesinde kadınlardan açıklama: “Katilleri aklamanıza izin vermeyeceğiz”

Ankara Kadın Platformu duruşma öncesinde bir açıklama yaparak, “Bu dava tüm kadınların davası diyerek mücadeleyi ve dayanışmayı büyüttük! Bilirkişi raporları düzenleterek bu davayı örtbas etmek isteyenlere izin vermedik izin vermeyeceğiz! Şule Çet için adalet diyenler bir kez daha adliye koridorlarına sığmıyor sığmayacak da” dedi. Kadınlar açıklamanın devamında, davanın takipçisi olacaklarını belirterek, “Şule Çet için söz veriyoruz ki bizler, kadınlar olarak gerçek adaleti kazanacağız. Katilleri aklamanıza, cezasızlıkla ödüllendirmenize izin vermeyeceğiz. Şule için adalet sağlanana kadar davanın takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Sendika.org