Suruç davası: Mahkeme ‘tanık’ imam hakkında suç duyurusunda bulundu

Suruç katliamı davasının 11’inci duruşması görüldü. Mahkeme heyeti katliam sonrası olay yerinde fotoğraf çeken imam Abdullah Ömer Aslan hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Artı Gerçek’ten Remzi Budancir’in haberine göre, Kobani’ye çocuklara oyuncak götürmek için 20 Temmuz 2015 tarihinde Urfa’nın Suruç ilçesi Amara Kültür Merkezi’nde Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) öncülüğünde bir araya gelen gençlere yönelik IŞİD bombalı saldırıda bulunmuştu. Canlı bombalı saldırısında 33 kişi yaşamını yitirdi, 104 kişi yaralandı. Katliama ilişkin açılan davanın 11’inci  duruşması, Hilvan’da bulunan Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi Kampusu içinde kurulan Urfa 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmaya, yaşamını yitirenlerin aileleri, Suruç Aileleri İnisiyatifi, HDP Urfa milletvekilleri, Ömer Öcalan, Ayşe Sürücü, Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, CHP Urfa Milletvekili Aziz Aydınlık, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyeleri, Suruç Belediyesi Eş Başkanı Hatice Çevik, Urfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel yanı sıra Diyarbakır, Antep, İstanbul, İzmir, Van ve Urfa barolarına bağlı avukatlar  katıldı.

Ailelerden uygulamalara tepki

Duruşmanın yapıldığı T Tipi Kapalı Cezaevi Kampusu önüne asker yoğun önlemler aldı. Cezaevi kampüsü önüne Jandarma’ya ait TOMA konuşlandırıldı. Duruşmayı takip etmek için gelen ailelerin üstü didik didik arandı. Aileler,  “11 duruşmadır Hilvan’a çok büyük zorluklarla geliyoruz. Üstümüzde dronlar uçuruluyor, bozuk paralarımıza kadar el konuluyor. Ancak yargılanan tek sanık dahi duruşmaya getirilmiyor”  sözleri ile bu uygulamaya tepki gösterdi.

“Kayıp olan 5 saatlik görüntü nerede?”

Davanın tek sanığı Yakup Şahin’in bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldığı duruşmaya Suruç katliamında yaşamını yitirenlerin avukatları ve aileleri hazır bulundu. Duruşma, kimlik tespitlerinin ardından müşteki ifadeleri ile başladı. Patlamada hayatını kaybeden Uğur Özkan’ın babası Mehmet Özkan,  katliam günü ifadesi alındıktan sonra serbet bırakılan imam olduğunu belirtilen Abdullah Ömer A’nın ifadesinin alınmasını beklediklerini söyleyerek, kayıp olan 5 saatlik görüntülerin nerede olduğunu sordu.

“Kolluk kuvvetleri IŞİD yerine, bizi tehdit olarak görüyorlar”

Patlamada yaralanan Çağla Seven, bu davanın sadece kendilerine ait olmadığını, davanın toplumsal bir dava olduğunu hatırlattı.  Bu yıl Suruç’ta yaptıkları anmada şiddet gördüklerini ifade eden Seven, “Kolluk kuvvetleri IŞİD militanları yerine halen bizi tehdit olarak görüyorlar. Oysaki bizler IŞİD tarafından yakılan erlerin de, kastedilen toplumsal barış ve huzur ortamının da savunucusuyuz. 11 duruşmadır buraya geliyoruz ancak her seferinde yeni bir keyfi uygulama ile karşılaşıyoruz. Topluma, bize ve kendinize adalet borcunuz varken mağdur ve aileleri kriminalize etmeye çalışan yaklaşımı kabul etmiyoruz” dedi.

“Serbest bırakılan imam hakkında suç duyurusunda bulunulmalı”

Duruşmada söz alan mağdur avukatları, önceki duruşmalarda yapmış oldukları talepleri yeniledi. Bu taleplerden biri katliam günü olay yerinde yakalanan ve ardından serbest bırakılan imam olduğunu belirten Abdullah Ömer Aslan ile ilgiliydi. Avukatlar, neredeyse tüm duruşmalarda Arslan’ın da davada sanık olması gerektiğini dile getiriyordu. Önceki duruşmada savcı Abdullah Ömer A. hakkında suç duyurusunda bulunulması yönünde mütalaa vermişti. Mahkeme heyeti Abdullah Ömer A hakkında suç duyurusu talebinin HTS kayıtlarının incelenmesinden sonra karara bağlanmasına karar vermişti.  Duruşmada söz alan Avukat Sevda Çelik Özbingöl,  Abdullah Ömer A’nın verdiği ifadelere dikkat çekerek, “Şahsın ifadesi başlı başına çelişki arz etmektedir. Cumhuriyet Savcılığı’nın gerekçeleri de dikkate alınarak bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmalıdır” dedi.

“İğne ile kuyu kazar gibi adalet arıyoruz”

Abdullah Ömer Aslan’ın HTS kayıtlarını tekrardan gözden geçirilmesini isteyen Özbingöl, “Ömer Aslanın Telefonundaki isimler incelenmeli. Patlamayla ilgili ihmal ve sorumluluğu olan kolluk kuvvetleri yargılanmalıdır. Patlamada ihmal ve sorumluluğu olupta ceza alan kişiler dosyaya eklenmeli. Yargılama ciddiyetsizlikle ve yavaş ilerliyor” diyerek yargılamanın yavaş ilerlemesini eleştirdi. Özbingöl, iğne ile kuyu kazar gibi adalet aradıklarını söyledi.

“SDG elinde olan İlhan Arslan’ın ifadesi yargılamanın seyrini değiştirir”

Urfa Baro Başkanı Abdullah Öncel, Demokratik Suriye Güçleri elinde olan ve basına ifadesi yansıyan IŞİD’li İlhan Arslan’ı gündeme getirdi.  Baro Başkanı olarak duruşmalara katıldığını, IŞİD’lilerin ifadelerini takip ettiğini ifade eden Öncel, “SDG nezdinde tutulan İlhan Arslan’ın ifadeleri doğrudan bu yargılamanın seyrini değiştirecek niteliktedir” diyerek sanık Yakup Şahin’e IŞİD’li İlhan Arslan’ı tanıyıp tanımadığını sordu.  Sanık Şahin, bu soruya cevap vermedi.
“Sanık olması gereken Abdullah Ömer Aslan adeta ödüllendirilmiştir”

Bu olayın devletin insanları koruyamadığı için yaşandığını ifade eden Baro Başkanı Öncel, “Devlet insanları koruyamadı. Yargılama ağır ilerliyor. Kovuşturmada kasten ihmaller yaşanmıştır. Birçok defa Ömer Aslan’nın sanık olarak getirilmesini istedik ama hala getirilmedi.  Olayın üzerinden geçen 3 yılın ardından Abdullah Ömer Aslan’nın tanık olarak getirilmesi bizde hayal kırıklığı yaşatmıştır. Sanık olması gereken Abdullah Ömer Aslan adeta ödüllendirilmiştir. Çantasında IŞİD bandanası olan, katliamı fotoğraflamasını ‘fotoğraf hobisi’ olarak açıklayan, Suruç gibi bir yere gezmeye gelmeyle ifade eden bu kişi kolluk güçleri tarafından sırtı sıvazlanarak serbest bırakılmış. 3 hafta sonrada Ankara’ya tayin edilmiş. Avukatların zorlu mücadelesiyle ancak tanık olarak SEGBİS’le dinlenilmiştir. Bu adamı neden koruyorsunuz? Neden tutuklanmıyor? Suruç patlaması ülkenin en karanlık yanıdır. Sadece bizi dinlemeyin, artık gerekeni yapın” ifadelerini kullandı.

“IŞİD’lilerin Türkiye’de yargılanmak istemeleri ilginç değil mi?”

Avukatı Ruken Gülağacı,  başka ülkelerde yargılanan IŞİD’lilerin neden Türkiye’de yargılanmak istediğini hatırlatarak  “Sizce bu istekte mahkemenizin payı yok mu? QSD tarafından yakalanıp İsviçre’de yargılanan IŞİD’li Daniel Demağe, ‘IŞİD Türkiye üzerinden geçerek katıldım. Türkiye’de yargılanmak istiyorum’ diyor. Bu ayıptır. Çünkü Yakup Şahin ve diğerleri gibi rahat rahat yargılanacaklarını biliyor” dedi.

Uygulamalara tepki

Avukat Gülağacı, duruşmada alınan önlemler ve uygulamalara tepki gösterdi.  Duruşma salonuna bozuk para bile alınmadığını hatırlatan Gülağacı, şunlar söyledi: “Normal şartlarda yargılama esnasında dinleyicilerin telefonları bile yanlarında olur ancak siz bozuk paraları dahi almıyorsunuz. İnsanları resmen buraya kapatıyorsunuz. Biz bu davayı böyle kapandıktan sonra AİHM gibi üst mahkemelere götürürüz. Bu haliyle üst mahkemelerden ihlal kararı da çıkar. Ancak biz bunu istemiyoruz. Yargılama ağır ilerliyor. Tarafsız ve bağımsız bir mahkeme istiyoruz.”

İmam hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi

Yapılan savunmaların ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı.  Daha önce tanık sıfatıyla ifadesi alınan,  imam olduğu belirtilen Abdullah Ömer Aslan hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar veren mahkemeye heyeti, patlama anı öncesinde ve sonrasına ait görüntülerin kesintisiz olarak istenmesine, gönderilen görüntülerin bilirkişi heyeti tarafından incelenmesini hükmetti. Heyet ayrıca Demokratik Suriye Güçleri elinde olan IŞİD’li İlyas Aydın hakkındaki bilgilerin Emniyet Müdürlüğünden talep edilmesine karar vererek duruşmayı 1 Kasım tarihine erteledi.