Taksim Dayanışması’ndan 18 Şubat’taki Gezi Davasına Çağrı: “Gezi’yi Savunacağız”

Taksim Dayanışması, Gezi davası mütalaasına karşı yaptığı açıklamada “Karanlık gider, Gezi kalır” dedi. Açıklamada 18 Şubat’ta Silivri’de görülecek davaya katılım çağrısı yapıldı

Üç kişi için ağırlaştırılmış müebbet, diğerleri için de 20 yıla kadar hapis istenen Gezi davası mütalaasına karşı açıklama yapan Taksim Dayanışması, “Karanlık gider, Gezi kalır” dedi. 18 Şubat’ta Silivri’de görülecek davaya katılım çağrısı yapılan açıklamada, AKP’nin muhalefeti bu tür davalar eliyle bastırmaya çalıştığına dikkat çekildi, “Gezi’deki gibi bir arada olmalıyız” denildi.

Mütalaaya tepki: Gezi’yi lekelemeye yönelik beyhude çaba

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 18 şubatta görülecek Gezi davası öncesi esasa ilişkin mütalaasını dava dosyasına sunarak, davanın tek tutuklusu olan Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala ile Yiğit Aksakoğlu ve Yüksek Mimar Mücella Yapıcı’nın ağırlaştırılmış müebbet hapsini istedi.

Bu 3 ismin, halen “firari” olan isimler ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerinin öne sürüldüğü mütalaada “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs suçunu işledikleri” iddia edilerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Osman Kavala hakkında verdiği karar göz ardı edilerek Kavala’nın tutukluluk halinin devamı talep edildi.

Taksim Dayanışması, Gezi Davasında açıklanan mütalaaya ilişkin TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesinde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda hazırlanan metni paylaşan Yüksek Mimar Mücella Yapıcı, sözlerine “Gezi’yi lekelemeye yönelik beyhude çabalarınızı reddediyoruz” diyerek başladı.

“AKP’nin işlediği suçların en yenisi”

Açıklanan mütalaaya tepki gösteren Yapıcı, “Bu yargılama, Adalet ve Kalkınma Partisi ile Fethullahçıların müştereken işlediği suçların en yenisidir. Bir suçlu aranıyorsa, Berkin Elvan, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım’ın, Hasan Ferit Gedik’in ve Ahmet Atakan’ın ölümünde aranmalıdır” dedi.

Zamanında “kandırıldık” diyenler aynı senaryoyu yaşatıyorlar

Gezi’nin Türkiye’nin eşitlik, özgürlük ve adalet umudu olduğunu söyleyen Yapıcı, “Bu ülkede kurgu davalarla defalarca karşılaştık. Herkes gerçeği biliyordu, yargı ise kararlarıyla şaşırtıyordu. Aklımız, mantığımız, izanımız defalarca sınandı. Zamanında bu davaları haklı bulanlar, yıllar sonra çıkıp ‘kandırıldık’ dediler. Şimdi aynı senaryoyu yeniden yaşıyoruz. Akıl sağlığı yerinde olmayan bir tanığın, nereden geldiği belli olmayan ve tehdit de sayılamayacak olan bir adet gaz maskesinin, bir masanın, iki sandalyenin etrafında dönen yüzlerce sayfalık bir iddianameyle Gezi yargılanıyor. İddianamede geçen isimler nezdinde, demokratik haklarını kullanmak için sokağa çıkan milyonlarca insan yargılanıyor. Türkiye’nin en önemli 12 barosunun da ortak açıklamalarında belirttiği gibi: Adil yargılanma hakkı ihlal ediliyor ve savunma hakkı kısıtlanıyor” ifadelerini kullandı.

“Gerçekleri söylemeye devam edeceğiz”

Yapıcı son olarak şunları söyledi:

“Gezi, hiçbir iddianamenin, hiçbir ‘ yeniden kıymetlendirilmiş’ Fethullahçı dosyasının kirletemeyeceği kadar büyük bir toplumsal gerçekliktir. Gerçekliğinin şahidi boldur. Biz Taksim Dayanışması olarak; 2012 yılının şubat ayında ilk toplantımızı yaptığımız andaki taleplerimizin de, Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesildiği ve çadırlarımızın yakıldığı günlerdeki tepkimizin de, gencecik çocuklarımıza kıyan polis şiddetinden hesap soran tutumumuzun da, parklarda, meydanlarda, sokaklarda özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam talep eden milyonların taleplerinin de kararlılıkla arkasında durmaya devam edeceğiz. Polisiyle, yargısıyla, medyasıyla hakikati baskılayıp tarihi yeniden yazmaya çalışanlara inat, gerçekleri haykırmaya devam edeceğiz.”

“Demokrasi mücadelesinde daha çetin günler bekliyor bizi”

Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve davada da yargılanan Tayfun Kahraman, “Bugün bir tiyatronun içerisindeyiz” diyerek başladığı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu tiyatro, bizi mahkum etmekle tehdit ediyor. Biz bizi yargıladıkları bu iddianameyi mahkeme salonlarında paramparça ettik. Biz Gezi’nin içerisinde olmaktan dolayı yargılanıyoruz, evet Gezi’deydik, Gezi’de olmaktan onur duyduk. Gezi her zaman demokrasi tarihinde ak bir sayfa olarak duracak. Bugün geldiğimiz noktada evet tablo vahim, ama şunu biliyoruz Gezi’de bir suç işlemedik. Yargı öyle görünüyor ki çok yakın tarihte karara varacak. Ve biliyoruz ki bizi demokrasi mücadelesinde daha çetin bir zamanlar bekliyor. Ama biz yalnız değiliz, hukuk ne derse desin biz Gezi’yi savunmaya devam edeceğiz.”

Atalay: Karanlık gider, gezi kalır

Ardından, Taksim Dayanışması’ndan Avukat Can Atalay konuştu. Davada çok ağır suçlamalarla karşı karşıya olduklarını söyleyen Atalay, ilk duruşmada savunma için süre isteyeceklerini belirtti. Atalay, “Bir mimar mimarlıktan kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdi diye yargılanamaz. Bir şehir plancısı, bir avukat ya da bir yurttaş görevini yerine getirdi diye yargılanamaz. Biz buradayız. Gezi direnişinin suçla ilişkilendirilmesine izin vermeyeceğiz. Karanlık gider, Gezi kalır” diye konuştu.

“Muhalefeti sindirmek için davayı kullanıyor”

Ardından söz alan TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cevahir Efe Akçelik, “Davada hangi karar çıkarsa çıksın karar hukuka uygun ve adil olmayacaktır” dedi. Akçelik, “AKP’nin bu davadan beklentisi muhalefeti sindirmek ve korkutmaktır. Hukuk da buna alet olmuştur. Gezi bu topraklarda ağaca, ormana, insan haklarına sahip çıkma iradesidir. Gezi’de yargılanması gerekenler arkadaşlarımızı aramızdan alanlar, sakat bırakanlardır” diye konuştu.

“Bu davayı bütün ülkeye yaymak zorundayız”

Daha sonra TTB İkinci Başkanı Ali Çerkezoğlu söz aldı. TTB olarak Gezi’de sundukları sağlık hizmeti nedeniyle yargılandıklarını söyleyen Çerkezoğlu, “Biz Gezi’de sadece hekim olarak var olmadık. Biz bu ülkenin yurttaşları olarak bu ülkede parkına, kentine, doğasına sahip çıktık, antidemokratik uygulamalara karşı tepkimizi gösterdik. Yaptık, yine yaparız. Bu mesele sadece yargılanan arkadaşlarımızın meselesi değildir. Bu davayı bütün illere yaymak zorundayız. Gezi’de nasıl ki omuz omuza olduysak bugün de omuz omuza olmak zorundayız” dedi