Temel Demirer’e Suruç anmasındaki konuşması için açılan davada yurt dışına çıkış yasağı kalktı

Devrim ve sosyalizm saflarındaki aydınlarımızdan, Temel Demirer hocamız hakkında, Suruç Katliamı’nın 2. yıl dönümünde düzenlenen anmada yaptığı konuşma sebep gösterilerek “suç ve suçluyu övme” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü. Demirer hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı kaldırılırken, dava 9 Temmuz’a ertelendi.

Temel Demirer, 20 Temmuz 2017 günü Kadıköy, Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda düzenlenen, Suruç Katliamı anmasında bir konuşma yapmış ve emniyet güçlerinin katliam sırasında görevlerini yerine getirmediklerinden hareketle, devletin katliamdaki sorumluluğuna işaret etmişti.

Temel Demirer anmadan kısa bir süre sonra gözaltına alındı. Demirer’e yöneltilen ilk suçlama “terör örgütü propagandası” idi. Ağır ceza mahkemesi bu konuda “görevsizlik” kararı vererek dosyayı Asliye Ceza Mahkemesi’ne sevk etti. Bu kez Demirer’e “suçu ve suçluyu övmek” iddiası ile dava açıldı.

Temel Demirer’in konuşmasında geçen “Paramaz Kızılbaş’ın yoldaşıyız”, “Nuriye ve Semih’in yanındayız” ifadeleri suçlama için yeterli görülmektedir.

‘Dünyanın hiçbir yerinde mümkün olamaz’

İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün ilk duruşması görülen davada, Temel Demirer, detaylı savunmasını yazılı olarak mahkemeye sundu.

Bazı noktaların altını çizmek için söz hakkını kullanan Demirer, “Nüfus kaydım ve savunmam aleyhimde delil olarak sunulmuş. Bu dünyanın hiçbir yerinde mümkün olamaz. Hakkımdaki devam eden, takipsizlik verilen veya beraat ettiğim davalar aleyhimde delil olarak dosyaya sunulmuş. Hiçbirinde aleyhime bir ceza yok. Ben komünist bir yazarım, ifade özgürlüğümü kullanıyorum. Katıldığım toplantı izinlidir. Fransa’da işçi olduğumu ve emekli olduğumu ifade ettim. Hakkımda verilen adli kontrol tedbiri, yurt dışı çıkış yasağı nedeniyle maaşımı alamıyorum. Huzurunuza çıkmam 20 ay aldı. 20 aydır sigortasızım, 20 aydır gelirsizim.” şeklinde konuştu.

Demirer, suçlamaların dayanaksızlığını ve hukukun taraflılığını teşhir etti

“Paramaz Kızılbaş (Suphi Nejat Ağırnaslı) benim yoldaşımdır, bunu yine söylerim.” diyen Demirer, devlet yöneticilerinin IŞİD için beyanlarından (“Allah kurşununu arttırsın” vd…) örnekler verdi ve “IŞİD bir terör örgütüdür. Bunlar suçu ve suçluyu övmek olmuyor. Ben Paramaz için bir duyguyu ifade ettim. Ben suçu ve suçluyu övmüş oluyorum.”

Erdoğan’ın düşünce özgürlüğü için yorumlarını ve Sedat Peker için ifade özgürlüğünün ne kadar ‘geniş yorumlandığını’ örnek gösteren Temel Demirer, kendisi için de aynı hukukun işletilmesini talep etti.

‘Nuriye ile Semih serbesttir ve kesinleşmiş bir mahkumiyetleri yoktur’

Demirer, Nuriye ve Semih’le ilgili sözünün suçlamaya gerekçe olarak gösterilmesine ise “Nuriye ve Semih neden bana soruluyor? Nuriye’yi iki gün önce ÇHD davasında gördüm, sarıldım. Semih de dışarıdadır; ikisi de serbesttir ve haklarında kesinleşmiş ceza yoktur.” sözleriyle yanıt verdi. Hukuka göre ortada suç ve suçlu olmadığı için bunları övme suçunun da söz konusu olamayacağını teşhir etti.

Duruşma, avukatların savunmaları ile devam etti. İlk söz kullanan Avukat Zeynep Ceren Öztoprak, yurt dışı çıkış yasağı sebebi ile Temel Demirer’in maaşını alamaması ve sigortasından yaralanamamasının yanısıra Fransa’daki oturum hakkını da kaybettiğini vurgulayarak yasağın kaldırılmasını talep etti.

‘İddianamede kişisel algı ve yorumlara yer verilmiştir’

Ardından söz kullanan Avukat Deniz Demirdöğen, “İddianamede bahsi geçen etkinlik 2015 yılında Suruç’ta gerçekleşen katliamda hayatını kaybedenleri anma etkinliğidir. Suçu ve suçluyu övme suçlamasının dayanağı anlaşılamamıştır. İddianamede sanığa ilişkin kesinleşmemiş olan bilgilere, kişisel algı ve yorumlara yer verilmiştir.” şeklinde konuştu.

Paramaz Kızılbaş’ın IŞİD’e karşı mücadele etmiş ve onlar tarafından öldürülmüş olduğuna dikkat çeken Avukat Demirdöğen, “Suç ve suçun unsurları oluşmamıştır. Herhangi bir şiddet çağrısı veya kamu güvenliğine tehdit yoktur.” dedi.

Ardından söz kullanan Avukat Seher Eriş şunları söyledi: “Müvekkilin Suruç Anması’nda yaptığı konuşmada suç unsuru herhangi bir söylem bulunmamaktadır. Bu haliyle söz konusu iddianame ile suç yaratılmaya çalışılmıştır. IŞİD’e karşı savaşırken hayatını kaybeden Paramaz Kızılbaş’a “yoldaşım” demek suç unsuru içeren bir söylem değildir. Bunun yanı sıra Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, KHK ile işlerinden atılan iki eğitimcidir. Müvekkilimin bu iki eğitimci ile ilgili beyanı üzerinden ‘suç ve suçluyu övme’ suçu yaratılmaz. Somut hiçbir delile dayanmadan yapılan yargılamada müvekkilin derhal beraatini talep ediyorum.”

Ardından, Avukat Kader Tonç söz kullanarak, Temel Demirer’in o gün anmada yaptığı konuşmayı orada bulunan kimsenin suç ve suçluyu övme olarak algılamasının ihtimal dahilinde olmadığının altını çizdi.

Yurt dışına çıkış yasağı kalktı, gelecek duruşma 9 Temmuz’da

Avukat beyanlarının ardından mahkeme başkanı ara kararı açıkladı.

Dava, 9 Temmuz 2019 saat 11.50’ye ertelendi. Yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldı.