Türkiye’de glifosat kullanımı 27 kat artmış olabilir; ya kanser? – Bülent Şık

Glifosat tarımda çok yaygın olarak kullanılan bir pestisit. Bayer-Monsanto şirketi tarafından üretiliyor ve ticari ismi Roundup olarak biliniyor.

Pestisitler çeşit çeşittir. Özelliklerine göre insektisit, fungusit ve herbisit gibi çeşitli adlar altında toplanarak sınıflandırılırlar.

Tarımsal alanlarda ekili ürün dışında kalan bitkileri öldürmek için kullanılan pestisitlere herbisit adı veriliyor. Glifosat da bir herbisittir.

Birçok pestisit gibi glifosat da toprağı, yeraltı sularını kirletme ve gıda maddelerinde kalıntı bırakma potansiyeline sahip. Bu kalıntıların vücuda alınması sağlığı bozuyor; doğal hayattaki çeşitli canlı türlerine bulaşması ise biyoçeşitliliğe zarar veriyor.

“Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu” 2015 yılında bir açıklama yaparak glifosatı muhtemel kanserojen bir kimyasal madde olarak tanımladı.

Bu açıklamadan sonra glifosat kullanımının yasaklanması gerektiğine tartışmaların yoğunluğu arttı.

2017 yılında Avrupa Birliği (AB) Komisyonu üye ülkelerde glifosat kullanımını 5 yıl süre ile uzatma kararı aldı. Ancak alınan karar tartışmaları sonlandırmadı ve 2 Temmuz 2019 tarihinde Avusturya Parlamentosu aldığı bir kararla AB içinde glifosat kullanımını yasaklayan ilk ülke oldu.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan bir araştırma çalışmasının sonuçları ise glifosatın yasaklanması konusundaki tartışmaları ve eylemleri daha da alevlendirecektir.

Glifosat kanser riskini artırıyor

Glifosatın kanser riskini artırıp artırmadığını belirlemek amacıyla yapılan son derece kapsamlı çalışmada “non-Hodgkin Lenfoma” hastalığı ile gilifosat maruziyeti arasında güçlü bir ilişki bulunduğu açıklandı.

Bu açıklamanın glifosatın yasaklanması için çalışmalar yapan kişi ve kurumlara ciddi destek sağlayacağını söyleyebilirim.

Çeşitli ülkelerde glifosat kullanılmasının yasaklanmasına dair güçlü tartışmalar varken Türkiye’de bu konuda ciddi bir suskunluk var.

Ülke tarımında kullanılan glifosat miktarının ne olduğunu bile bilmiyoruz.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın geçmişte açıkladığı verilere göre 2001 yılında Türkiye genelinde kullanılan Glifosat miktarı 305 ton olarak belirtilmiş. Bu değer 2013 yılı itibariyle 15 kat artarak 4 bin 500 ton civarına çıkmış.

2013 yılından sonraki yıllarda ne miktarda glifosat kullanıldığını öğrenemedim. Bakanlığın internet sitesinden herhangi bir veri elde etmek de olanaksız artık. Ancak bu konuda elde mevcut toplam herbisit miktarlarını baz alarak bir tahmin yapmaya çalışacağım.

Glifosat kullanım miktarına dair bir tahmin

Türkiye’de 2013 yılında kullanılan toplam pestisit miktarı 39 bin 440 ton olarak belirtilmiş. Bu rakam kullanılan her çeşit pestisiti kapsıyor. Ve bu rakamın içinde herbisitlerin payı yüzde 18,6 olarak verilmiş. Buna göre 2013 yılında kullanılan toplam herbisit miktarı 7 bin 336 ton olarak hesaplanabilir. Glifosat da bir herbisit. 2013 yılında glifosat kullanım miktarı 4 bin 500 ton olarak verildiğine göre kullanılan toplam herbisit miktarı içinde glifosatın payı yüzde 61 civarında çıkacaktır.

Bundan sonra yapılacak hesaplamalarda bu oranın değişmediğini varsayacağız.

Türkiye’de 2017 yılında kullanılan toplam pestisit miktarı ise 54 bin 98 ton olarak belirtilmiş. Bu miktarın yüzde 23,5’ini glifosatın da içinde yer aldığı herbisitler oluşturuyor. Buna göre kullanılan herbisit miktarı 12 bin 713 ton olacaktır. Bu rakamın içinde glifosatın payının yine yüzde 61 olduğu varsayılarak 2017 yılında kullanılan glifosat miktarının 7 bin 750 ton civarında olduğu söylenebilir.

2018 yılı toplam pestisit kullanım miktarı tahmini ise 59 bin ton olarak verilmiştir. Bu miktarın yüzde 22’sini herbisit kullanımı oluşturuyor. Glifosat kullanım oranının yine değişmediğini, yani toplam herbisitler içinde glifosat kullanımının yüzde 61 oranında olduğunu varsayılarak 2018 yılında kullanılan glifosat miktarının yaklaşık olarak 8 bin ton civarında olacağı hesaplanabilir.

Bu tahminlerim doğruysa 2002 yılından 2018 yılına kadar geçen sürede Türkiye’de glifosat kullanımı 300 ton seviyesinden 8 bin tona çıkarak yaklaşık 27 kat artış göstermiştir. Bu hiç de övünç duyulmayacak bir artıştır. Kanserojen olduğuna yönelik kanaatlerin giderek doğruluk kazandığı bir kimyasal maddenin kullanım miktarının bu kadar artmış olması gerçekte çok ürkütücü bir sonuç olacaktır.

Elbette glifosatın gerçek kullanım miktarının ne olduğu Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tuttuğu ve kamuoyuna açıklamadığı kayıtlarda yer almaktadır.

Kaynak: Bianet