Türkiye’nin 2019 ekoloji karnesi: Tahribat artarak devam etti

Pelin CENGİZ & Rıfat DOĞAN

Türkiye, 2019’un önemli bir bölümünde Kazdağları’ndaki maden projesinin yarattığı tahribatı konuştu. Dünyada ise Greta Thunberg’in “harekete geçin” çağrısı büyük yankı buldu.

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. 2019 yılı ekoloji alanında yine birçok tahribat gündeme gelirken özellikle Kazdağları’nda altın madeni projesi nedeniyle 195 bin ağacın kesilmesi büyük tepkilere neden oldu.

Sadece Kazdağları değil, 12 bin yıllık Dipsizgöl’ün definecilik nedeniyle yok olması ve Hasankeyf’in baraj suları altında kalması da Türkiye’nin ekoloji karnesine eksi olarak yazılan gelişmelerdi.

Artı Gerçek olarak 2019 yılının ekoloji alanında öne çıkan gelişmeleri ve başlıkları sizler için derledik:

Plastik alışveriş poşetlerinin ücretlendirilmesi

Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girmesiyle, 1 Ocak 2019’dan itibariyle plastik poşetlerden kaynaklanan çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla plastik poşetler satış noktalarında tüketiciye 25 kuruş karşılığı verilmeye başlandı. Uygulama bir yandan eleştirilirken bir yandan da çevre kirliliğini önlemeye katkı sağlayacağı için desteklendi. Kanuna göre her yıl plastik poşet fiyatlarının ücreti tabanı 25 kuruştan az olmamak şartıyla yeniden güncellenecek. 2020’ye yansıyacak herhangi bir ücret değişikliği yok, yine 25 kuruştan satılacak.

Üçüncü Havalimanı’nın uçuşlara başlaması

Açılışı üç kez ertelenen gerek ekolojik gerek ekonomik maliyetleriyle ve iş cinayetleriyle tartışmaların odağında yer alan İstanbul Yeni Havalimanı nisan ayında hizmete girdi. Havalimanının kuş göç yolları üzerinde olması sebebiyle iki kazanın yaşandığı havalimanı, pistlerin konumu, taksi mesafelerinin uzun olması, meteorolojik şartlar ve zemin yapısının sağlam olmaması gibi konularda yıl boyunca gündemde kalmaya devam etti. Yüksek maliyetler nedeniyle birçok şirketin ekonomik anlamda zorluk çektiği İstanbul Havalimanı, havacılık sektörüne de iyi gelmedi. Kasım sonunda Atlasglobal, “lojistik ve operasyonel maliyetlerde yaşanan büyük artışı” gerekçe göstererek uçuşlarını durdurdu.

2019’un yaz aylarında sıcak hava dalgalanmaları

2019 yılının yaz ayları meydana gelen sıcak hava dalgalarıyla tarihe geçti. Haziran ve temmuz aylarında özellikle Avrupa’da görülen sıcak hava dalgaları sebebiyle ölümler yaşandı, her yaş grubu için farklı seviyelerde alarm verildi. Sıcak hava dalgalarından Türkiye de etkilendi. Dünyanın bir bölümü sıcaktan kavrulurken Japonya, Meksika, Rusya gibi farklı coğrafyalarda seller ve aşırı yağışlar etkili oldu. Bunlar yaşanırken yangınların da sıklığında artış görüldü.

Avusturalya’da haftalarca kontrol altına alınamayan yangınlarda ölümler, orman kayıpları yaşandı. Dünya Meteoroloji Örgütü 2019 sona ererken, küresel sıcaklığın olağanüstü seviyelere çıktığı ve hava olaylarının çok etkili olduğu 10 yıllık bir dönemin geride kaldığını açıkladı.

Karadeniz İklim Eylem Planı’nın açıklanması

Temmuz ayında Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Trabzon, Rize, Samsun, Giresun, Ordu ve Artvin illerini kapsayan 15 maddelik “Karadeniz Bölgesi İklim Değişikliği Eylem Planı”nı açıkladı. Kurum, dere yataklarında yer alan binaların tespit çalışmalarının başlandığını, bunlar için kamulaştırma ve taşıma sürecinin planlanacağını belirterek, dere yatağında bulunan ve iklim değişikliği nedeniyle risk altında olan, acil ve öncelikli taşınması gereken 1950 adet bina tespit ettiklerini, buralarda yaşayan 2000 aileyi, kentsel dönüşüm kapsamında yapacakları konutlara taşıyacaklarını söyledi. Bakan, riskli bölgelerdeki kamu binalarının da taşınacağını, bu bölgelerde bundan böyle inşaat faaliyetlerine izin verilmeyeceğini kaydetti.

Kazdağları’nda altın madeni için orman tahribatı

Çanakkale’nin Kazdağları bölgesinde bulunan Kirazlı Mevki’nde Kanadalı Alamos Gold ve yerli ortağı Doğu Biga Madencilik tarafından hayata geçirilmek istenen altın madeni projesi kapsamında 195 bin ağacın kesildiği, Çanakkale Belediyesi’nin havadan çektiği dron görüntüleriyle ortaya çıktı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ise bu sayının 13 bin 400 olduğunu belirtti. Çanakkale’nin içme suyunu karşılayan Atikhisar Barajı’na yakın bir mesafedeki proje nedeniyle kesilen ağaçlar sosyal medyada büyük tepki toplamış, Çanakkale Belediyesi’nin öncülüğünde 26 Temmuz tarihinde “Su ve Vicdan Nöbeti”ne başlanmıştı. Nöbet alanında 5 Ağustos’ta düzenlenen büyük mitinge on binlerce yurttaş katıldı, sanatçı Fazıl Say 18 Ağustos tarihinde Kazdağları’nda konser verdi. Maden projesiyle ilgili ekim ayında önemli bir gelişme yaşandı, Enerji ve Tabi Kaynakları Bakanlığı, 13 Ekim’de süresi dolan inşaat ruhsatını yenilemedi. Bunun üzerine Alamos Gold çalışmaları askıya aldığını duyurdu.

Murat Dağı’nda açılmak istenen altın madeni

Kütahya’nın önemli endemik türlerine ev sahipliği yapan Murat Dağı’nda Anadolu Export Maden firması tarafından açılmak istenen altın madeni projesine yasal izinler verilmesi üzerine, bölgede yaşayan yurttaşlar, altın madeni projesinin tarım alanlarını, su kaynaklarını olumsuz şekilde etkileyecek bir proje olduğunu belirterek eylem yaptı. Yılın son günlerinde altın madeni için verilen “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu” kararı Kütahya İdare Mahkemesi tarafından hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptal edildi.

Bomonti Bira Fabrikası’nın Diyanet’e devri

İstanbul’un erken sanayi miraslarından biri olan Bomonti Bira Fabrikası’na ait dört taşınmazla ilgili İstanbul 2 No’lu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun aldığı kararla Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisine onay vermişti. Kurul ayrıca 13 Haziran tarihinde aldığı kararla da mimar Halil Onur’un tescilli yapıların bulunduğu alana ilişkin hazırladığı ve içinde ‘mescit, yurt, sergi salonu ve katlı otopark’ bulunan projeyi de uygun bularak, söz konusu taşınmazların söküm ve yıkımına da izin vermişti.

Ssalda Gölü’ne millet bahçesi projesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Burdur gezisinden sonra Yeşilova ilçesindeki beyaz kumsalı ve turkuaz suyunun güzelliğiyle “Türkiye’nin Maldivleri” olarak ünlenen Salda Gölü çevresinde “Millet Bahçesi” yapılması için kararı alındı. Bu karar kapsamında göl, özel çevre koruma statüsünden çıkarıldı. Salda Gölü çevresinde yapılacak millet bahçesi ihalesinin iptali için açılan dava Ankara 16. İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Geçtiğimiz günlerde bir araya gelen yurttaşlar millet bahçesi projesini protesto etti.

12 bin yıllık Dipsiz Göl’de define araması

Gümüşhane Buzul Çağı’ndan kalma, 12 bin yıllık Dipsiz Göl’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Müze Müdürlüğü tarafından verilen izin sonucunda define araması yapıldı, SİT statüsündeki göl yok oldu.  Günlerce konuşulan olayla ilgili Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Dipsiz Göl’ün yok olmasıyla ilgili sorumlular hakkında soruşturma başlatılmıştı. Bakanlık ve valiliğin idari soruşturmalarında, 2 müdür ve 1 memur açığa alınmıştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Gümüşhane’de 12 bin yıllık Dipsiz Göl’ün define aramak için boşaltılarak yok edilmesinin ardından define aramalarını ÇED kapsamına aldı.

Patara ve Fırnaz koylarının yapılaşmaya açılması

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kaş’ın Patara bölgesi ve Fırnaz Koyları’nın bir bölümün 1. derece doğal SİT alanı olan derecesini “Doğal Sit-Kesin Korunacak Hassas Alan”, “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak düşürmüştü. Bakanlık bu çalışmaları özel firmalara yaptırmış, bu karar büyük tepki toplamıştı. Antalya 4. İdare Mahkemesi, Çevre  ve Şehircilik Bakanlığı’nın Kaş’ın Patara bölgesi ve Fırnaz Koyları’nın bir bölümünün sit derecesini düşüren kararı hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Hasankeyf’i sular altında bırakan Ilısu Barajı

UNESCO Dünya Mirası kriterlerinin 10’undan dokuzuna sahip olan ve ilk insan izlerinin 300 bin yıl öncesine, ilk yerleşimin ise 12 bin yıl öncesine dayanan Hasankeyf’e yapılan Ilısu Barajı, geçtiğimiz ağustos ayında su tutmaya başladı. Baraj nedeniyle tarihi yerleşimde dinamitler kullanıldı. Baraj bölgesinde kalan tarihi türbe, cami gibi önemli yapılar yerlerinden sökülerek başka bir alana taşındı, arazileri kamulaştırılan köylüler ise TOKİ’nin yaptığı konutlara taşınmak zorunda kaldı. Uzmanlar,  milletvekilleri ve yörede yaşayan halk Hasankeyf Koordinasyonu’nu kurarak baraj inşaatına itiraz etti. Bölgede yapılmak istenen eylemler ise jandarma müdahalesi ile son buldu. Son olarak Hasankeyf tarihi çarşısı olarak bilinen bölge dozerlerle yıkıldı.

Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında çatlak

Mersin’de yapımı devam eden 1200 MW gücündeki nükleer santralde reaktörün oturacağı temelin bazı bölümlerinde iki kez çatlama meydana geldi. Bu çatlak inşaatı denetlemekle yükümlü Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından tespit edilerek, çatlak olan bölüm ya da bölümler tümüyle kırıldı ve yenilendi. Ancak betonda bir kez daha çatlak oluştu. Beton kırıldı ve sorunlu bölümlerin temeli yeniden atıldı. Yüklenici şirket Rus Rosatom ise çatlak iddiasını reddetti. TMMOB, konuyla ilgili bir açıklama yaparak çalışmaların derhal durdurulması gerektiğini belirtti. Çatlak iddialarını Meclis gündemine taşıyan HDP Milletvekili Fatma Kurtulan’a olayın üzerinden altı ay geçtikten sonra Enerji Bakanlığı’ndan cevap geldi. Bakanlık iddiaları reddederek, “Bir sorun yok” dedi. Mayıs ayında ne resmi kurumlar ne de şirket çatlak iddialarını reddetmişti.

Termik santrallerin çevre yatırımlarının ertelenmesine ilişkin madde

Şubat 2019 tarihinde Meclis’teki tüm partilerin ortak kararıyla geri çekilen termik santrallere “zehir saçma izni” veren yasal düzenleme kasım ayında raftan indirilip tekrar gündeme taşındı. Daha önce Anayasa Mahkemesi’nin iki kez iptal ettiği madde, 2013 yılından bu yana çevre yatırımlarını gerçekleştirme taahhütlerini yerine getirmeyen ve kendilerine tanınan süreler, yasal düzenlemelerle üç defa uzatılan 15 kömürlü termik santrale dördüncü kez Haziran 2022’ye kadar toprağı, havayı, suyu kirletme, toplum sağlığını tehlikeye atma izni verildi. Bu kararın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk kez veto hakkını kullanarak Madde 50’yi veto etti. Vetonun ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kapatma dahil tüm cezai işlemlerin uygulanacağını belirtti.

Kanal İstanbul

İlk kez 2011 yılında “çılgın proje” olarak gündeme gelen Kanal Istanbul projesiyle ilgili, ekim ayının son günlerinde Ulaştırma Bakanlığı, Kanal İstanbul için ÇED raporunu açıkladı. Kasım ayının sonlarında ise projenin ÇED raporunun İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısı gerçekleştirildi. Ulaştırma Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu arasında projeyle ilişkin tartışmalar yılın son haftalarında önemli yer tuttu. Projenin ÇED’inin gündeme gelmesiyle bilim insanları projenin ne tür ekolojik, ekonomik, toplumsa ve sosyal tahribatlara neden olacağını tekrar anlatmaya başladı. Aralık ayının son günlerinde projenin nihai ÇED raporu askıya çıktı.

Plastik ithalatın rekor seviyelere ulaşması

Çin’in yurt dışından plastik atık alımına 2018’de yasak koymasının ardından, bu atıkların yeni adresi Endonezya ve Türkiye oldu. Plastik atıklarını ihraç eden ülkelerin başında ise ABD, Almanya, İngiltere ve Japonya geliyor. İngiltere’nin Türkiye’ye plastik çöp ihracatı 2019 yılında en yüksek seviyeye ulaştı. Türkiye halihazırda tüm Asya ülkelerinin aldığı plastik çöple yaklaşık olarak aynı miktarda çöp alıyor.

Henüz kendi çöp ve atıklarıyla baş edemeyen Türkiye’nin büyük oranlarda plastik atık ithal etmesi 2019’un en çok konuşulan konuları arasında yer aldı. Greenpeace tarafından yapılan bir çalışmada, Türkiye’de incelenen balıkların yüzde 44’ünün midesinde mikro plastik bulundu. Bu da yaklaşık her iki balıktan birinde plastik var demek. Balıkların midesinden çıkan mikro plastiklerin çoğunun tek kullanımlık plastiklerden oluştuğu ortaya çıktı.

Greta Thunberg’ten “İklim için harekete geçin” çağrısı

Küresel iklim krizine karşı geçen yıl tek başına İsveç’te okul grevi gerçekleştiren 16 yaşındaki Greta Thunberg’in başlattığı Fridays For Future (Gelecek İçin Cumalar) eylemleri 2019 yılında tüm dünyaya yayıldı. İklim krizine dikkat çekmek için başlattığı protesto, bir yıl içinde milyonlarca insanın katıldığı siyasilere, karar vericilere “iklim için harekete geçin” mesajı veren dev yürüyüşlere dönüştü. Greta, pek çok ülkeye gitti, çeşitli etkinliklere katıldı, önemli uluslararası toplantılarda konuşmacı oldu, pek çok gencin iklim için harekete geçmesini sağladı.

Alakır Vadisi’ndeki çiftin su zaferi

Antalya’nın Kumluca İlçesi’nde, Alakır Nehri’nin bulunduğu Kuzca Mahallesi’ne 16 yıl önce yerleşen Tuğba Günal- Birhan Erkutlu, yıllardır HES’lere karşı verdikleri mücadeleyle tanınıyor. Çiftin yanındaki arazi, enerji şirketinin şantiye şefi tarafından satın alınıp, arazilerine yeraltından giden su kaynağı kepçeyle kazılarak, yönü değiştirildi. Bu olay sonrası susuz kalan çift, 116 gün boyunca 200 metre uzaklıktaki Alakır Nehri’nden bidonlarla engebeli arazide taşıdıkları suyla hayat mücadelesi verdi.

Su hakkı nedeniyle mahkemeye başvuran çift, HES şirketi çalışanı Ali Süzen hakkında Kumluca 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açtı. Mahkeme heyeti, dava konusu suyun çiftin özel mülkü olduğunun tespitiyle davalının bu özel suya müdahalesini haksız bulundu ve müdahalenin sona erdirilmesine hükmetti. Çiftin sürdürdüğü hukuki mücadeleler sonucu 2017’de, Bakanlar Kurulu kararıyla Alakır’da 2 HES projesinin bulunduğu 724 bin metrekarelik alan ‘Kesin Korunacak Hassas Alan (birincil)’, 8 milyon 322 bin metrekarelik alan ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı (ikincil) ve 251 bin metrekarelik alan da ‘Sürdürülebilir ve Kontrollü Kullanım Alanı (üçüncül)’ ilan edildi. Bu karar sonrası 3 HES projesi de yapılamaz hale geldi.