Türkiye’nin Ermenistan’a “harekat planı” var iddiası

Nordic Monitor internet sitesinde Abdullah Bozkurt imzasıyla Türkiye’nin Ermenistan’a karşı askeri bir operasyon yapmayı planladığı hakkında bir haber yayınladı. Haberde TSK Genelkurmay Başkanlığı’nın belgelerinde ALTAY kod adı verilen “Ermenistan’a karşı askeri operasyon” planına ve konu ile ilgili belgelere yer verildi. Haber Ermenistan’da geniş yankı uyandırdı.

Yazar  Abdullah Bozkurt, ellerine geçen Genelkurmay’a ait belgelerden ve belge iç notlarından anlaşılacağı üzere planın halen geçerli olduğunu belirtti. 23 Mayıs 2016 tarihli Operasyon Müdürlüğü tarafından sunulan nota dayanan haberde , Ermenistan’a yönelik OĞUZTÜRK Hava Harekât Planı adı verilen hava saldırısı operasyonlarını içeren sayfaların bir kısmının kaybolduğu belirtildi.

Haber Ermenistan’da oldukça ilgi çekti. Armenpress Haber Ajansına konuşan Nordic Monitor yazarı Abdullah Bozkurt, yayınladığı evrakların gerçek olduğuna inandığını söyledi. Haberde yer alan belgeler, başka ülkelerin de dikkatini çekti ve basına yansıdı. Yunan basını haberi “sansasyonel” olarak değerlendirdi. Bir Yunan gazetesi “Bu belgeler nedeniyle Yunanistan’da kimi çevreler, Ermenistan’ın Suriye’den sonra Türkiye’nin hedefi olacağını düşünüyor” dedi.

Türkiye’de basının dikkatini çok çekmeyen haberi sadece Yeni Şafak yorumladı. Gazetede  “FETÖ’cüler tarafından kurulan bir internet sitesi, Türkiye’nin askeri planlarına ilişkin bilgi notlarını yayınladı. On yıllar boyunca devletin en stratejik noktalarını ele geçiren FETÖ’cüler, en mahrem bilgileri çalarak ajanlığını yaptıkları güçlere ulaştırdılar. Bu uğurda Kozmik Oda’ya dahi giren FETÖ’cülerin ihanetleri 15 Temmuz sonrası kaçtıkları ülkelerden devam ediyor.” dendi.
Türkiye’deki herhangi resmi bir makamdan yorum gelmeyince, belgelerin gerçek olup olmadığı netlik kazanmadı.

Ermenistan Türkiye’den açıklama bekliyor

Konu ile ilgili görüşleri sorulan Ermenistan Dışişleri Bakanı Zohrab Mnatsakanyan “İsveç’te kayıtlı olan Nordic Monitör isimli sitede yer alan ve Türkiye’nin Ermenistan’a yönelik askeri planlarını olduğu iddia eden yazıyla ilgili bizden önce Türkiye’nin açıklama yapması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Mnatsakanyan 2 Aralık tarihinde düzenlenen basın toplantısı sırasında “Bu sorunun bizim için endişe verici olduğunu bir kez daha dile getirmeye gerek yok, biz bu konuyu takip etmeye devam edeceğiz. Fakat bu durumda ilk açıklama Türkiye tarafından yapılmalı” derken Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun Ermenistan ile ilişkilerin normalleşmesiyle ilgili açıklamalarına ve kendisine yönelik suçlamalarına da değindi.
Mnatsakanyan “Her şey gözümüzün önünde gerçekleşiyor, 100 yıl önce değil. Son protokol sürecine sadece biz değil, uluslararası kamuoyu da tanık oldu. Hafızamız taze, 10 sene geçti üzerinden sadece. Eğer Türkiye devletini temsil eden şahıslar günümüzdeki tarihi böyle çekinmeden çarpıtıyorlarsa 100 yıl önce yaşananların niye çarpıtıldığı anlaşılıyor. Tarihçiler komisyonu oluşturmayı öneriyorlar. Bu sadece inkara katılma teklifidir” dedi.
Mnatsakanyan, ayrıca, Ermenistan’ın tutumunda çelişkilerin olmadığını belirterek bir kez daha ön koşulsuz bir şekilde ilişkilerin normalleşmesinden yana olduklarını vurguladı.
Bakan yaptığı açıklamada ilişkilerin normalleşmesi için iki taraf gerektiğini fakat Türkiye politikasının başka amaçları olduğunu söyledi.

Paylan’dan soru öngeresi

Haberin basına yansıması üzerine HDP milletvekili Garo Paylan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın yanıtlaması talebiyle bir soru önergesi hazırladı. Paylan’ın soru önergesi şöyle:

“Ermenistan’a yönelik; “TSK Altay Planlama Direktifi ve Oğuztürk Hava Harekât Planı” isimli askeri plan basına sızmıştır. Bu plan, Ermenistan halkını oldukça huzursuz etmiştir.

Bu bağlamda,
1. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ermenistan’a yönelik “TSK Altay Planlama Direktifi ve Oğuztürk Hava Harekât Planı” adını taşıyan bir saldırı planı bulunmakta mıdır? İddiaya konu plan hala geçerli midir?
2. Bahsi geçen plan hangi gerekçeyle ve ne amaçla oluşturulmuştur?
3. Ermenistan halkında bu iddialardan doğan endişeyi gidermek ve barışa dönük beklentilerin yeniden canlanması yönünde çabalarınız olacak mıdır?”