TÜRMOB’un raporu: ‘İşsiz sayısı 10 milyona çıkabilir’

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin (TÜRMOB) hazırladığı “Korona Salgınının Türkiye Ekonomisine Etkisi Değerlendirmeler Ve Öneriler Raporu”, salgının yarattığı ekonomik krizin 10 milyonu aşkın kişiyi işsiz bırakabileceğini ortaya koydu.

“Sadece başkasının yanında çalışanlar değil, işverenlerin kendileri de işsiz kalmaya başladı” denilen raporda, “Hizmetler sektörü içerisinde başta turizm, lokanta, eğlence sektörleri olmak üzere her alanda işler durdu. Bu nedenle, hizmetler sektöründe yer alan çalışanların yarıdan fazlasının işini kaybetmiş olmaları olasılığı bulunuyor. Böyle bir durumda Türkiye, yılın üçüncü çeyreğinde 10 milyonu aşan yeni işsiz sayısı ile karşılaşabilir. Sanayi sektöründe de çok fazla işten çıkarmalar olduğu unutulmamalı” ifadelerine yer verildi.

‘GELİR DESTEĞİ ŞART’

Gelişmiş ülke hükümetlerinin, gelirsiz kalan tüm kitlelere doğrudan gelir aktarımı niteliğinde önlemler alırken, Türkiye’de ise bu önlemlerin “en düşük emekli maaşını 1500 TL’ye çıkarmak”, “65 yaş üzeri muhtaç olanlara ayda 1000 TL ödemek”, “kısa çalışma ödeneğini devreye sokmak” ile sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Raporda, şu ifadeler yer aldı: “Bu krizden en fazla etkilenen kesimlerin başında esnaf geliyor ancak yaklaşık 2 milyon oldukları düşünülen esnaf için alınan tedbirler zayıf: Yalnızca yükümlülükleri ötelendi, doğrudan kaynak aktarımını içeren önlemler yok. İşletmelerin faaliyetlerini sürdürmeleri, özellikle KOBİ’ler için zorlaştı. İnsanları açlığa ve çaresizliğe karşı korumak artık kamusal bir sorumluluktur.”

TÜRMOB’un raporunda krizi ve sonuçlarını yönetebilmek amaçlı önerilen önlemlerden bazıları şunlar:

– Evde kalmak zorunda olanların bazı zorunlu ödemeleri üstlenmeli.

– Gelirsiz kalanlara mutlaka nakit destek verilmeli. Maaş, vergi, elektrik, su gibi ödemelerde ilave destek sağlanmalı.

– İşsiz kalanlara hayatlarını idame ettirebilecek bir ücret sağlanmalı.

– Başta esnaf ve küçük orta boy işletmeler olmak üzere, nakit akışı bozulan bütün işletmelere nakit akımı yaratılmalı.

– İflasların, bankaları etkileyerek, sonraki aşamanın bir finansal kriz süreci olacağı dikkate alınarak, finansal sisteme sağlanacak destekler ile bu durum engellenmeli.