Tutuklu Yakınları: Hasta mahpuslar serbest bırakılsın

Tutuklu Yakınları: Hasta mahpuslar serbest bırakılsın

Hapishanelerde yakınları bulunan pek çok kişinin son dönemdeki en önemli kaygısı koronavirüs salgınının yayılması. Tutuklu yakınları bir an önce mahpusların serbest bırakılmasını istiyor.

Hızla yayılan salgında en büyük risk oluşturan alanların başında hapishaneler geliyor. Koronavirüsü salgınına karşı hapishanelerde temizlik ve hijyen uygulamalarının yapılmadığını belirten tutuklu aileleri, yakınlarının serbest bırakılmalarını istedi.

Tekirdağ 1 Nolu F Tipinde olan hasta tutuklu Yaşar Eriş’in eşi Arzu Eriş, telefonla görüştüğü eşinin temizlik ve hijyen açısından hiçbir tedbir alınmadığını, tutuklulara kolonya ve gerekli temizlik malzemeleri verilmediğini aktardığını belirtti. Aynı hapishanede kalan Murat Ertunç ve Recep Ertunç’un anneleri Şermin Ertunç hapishane yönetiminden istenen temizlik malzemelerinin tutuklulara verilmediğini koronavirüs salgını nedeniyle ceza ertelemesine gidilerek cezaevlerinin boşaltılmasını istedi.

“Hasta tutuklular ciddi tehdit altında”

İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu üyesi Hatice Onaran da salgın nedeniyle özellikle hasta tutukluların ciddi tehdit altında olduğunu kaydetti. Derneklerine özellikle Silivri’den yoğun şikayetlerin geldiğini söyleyen Onaran, “Orada koronavirüs her an patlak verebilir. Hem alınmayan önlem hem da koğuşların çok kalabalık olmasından dolayı hijyen konusunda sürekli sorunlar çıkıyor. Birçok ülkede yaşanan tahliyeler Türkiye’de de olmalı” dedi.

Tutuklu Yakınları: “Hasta Tutuklular Serbest Bırakılmalı”

Koronavirüs salgını ağır hasta mahpus yakınlarını tedirgin ediyor. Aileler, virüs tehlikesine karşı hasta mahpusların bir an önce tahliye edilmesini istiyor.

Mezopotamya Ajansından Arjin Dilek Öncel ve Fahrettin Kılıç’ın haberinde İskenderun T Tipi Kapalı Hapishanesinde olan Sıddık Güler’in (80) kızı Ayşe Güler, babasının hapishanede kaldığı süre zarfından iki kez anjiyo olduğunu belirterek, dünyada ölümlere neden olan koronavirüse karşı bağışıklık siteminin olmadığını, bir an önce serbest bırakılması gerektiğini söyledi.  Koronavirüs ile birlikte kaygılarının daha çok arttığını ifade eden Güler, “Cezaevinde asker ve gardiyanların giriş çıkışları oluyor. Her ne kadar cezaevlerini dezenfekte ettiklerini söyleseler de tutuklu sayısı çok. Babam ve babam gibi ağır hasta tutuklulara karşı devletin duyarlı olmasını ve tutukluların bırakılmasını istiyoruz. İran gibi bir ülke bile siyasi tutuklular dahi bir çok tutsağı serbest bıraktı” diye konuştu.

“Babamın kalp, tansiyon, zehirli guatr, kemik erimesi, böbrek ve bağırsak bozuklukları, aşırı derecede kilo kaybı, duyma ve görme eksikliği gibi çeşitli rahatsızlıkları var”

25 yıldır Diyarbakır D Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan 80 yaşındaki Mehmet Emin Özkan’ın kızı Selma Özkan da babasının kronik rahatsızlığının olduğunu belirterek, “Babamın kalp, tansiyon, zehirli guatr, kemik erimesi, böbrek ve bağırsak bozuklukları, aşırı derecede kilo kaybı, duyma ve görme eksikliği gibi çeşitli rahatsızlıkları mevcut. İhtiyaçlarını gideremiyor.” Babasının 2015 yılında, Diyarbakır Eğitim Araştırma Hastanesi’nde yapılan testlerden sonra yüzde 87 engelli ve hapishanede kalamaz raporuna rağmen tekrar hapishaneye gönderildiğini söyleyen Özkan, kronik rahatsızlığı olan tutsakların bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

“Bu durumun altından kalkamayacaklar”

Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesi’nde yatan bronşit, mide ve diş hastalığı olan Abdulaziz Ok da (55) yakınları aracılığı ile hapishaneye dair şu bilgileri paylaştı: “Koğuşlar sadece dezenfekte ediliyor. Ancak hiçbir şekilde test ve tetkik yapılmıyor. Önlem amaçlı sadece nakiller ve açık görüşler ertelendi. Oysa İran ve birkaç ülkede daha tutsaklar evlerine gönderildi. Türkiye’de aynı uygulamanın olması gerekiyor. En azından hasta olanlar tahliye edilebilir. Aksi takdirde, korona salgınının cezaevlerine bulaşması halinde ciddi sayıda can kayıplarının yaşanmasının vebali tüm sorumluların üzerinde olacak. Bu durumun altından kalmayacaklar.”