Üniversite Öğrencileri: Sistem virüsten daha öldürücü

Üniversite Öğrencileri: Sistem virüsten daha öldürücü
Koronavirüs (covid-19) salgını nedeniyle uzaktan eğitime geçilmesi ve KYK yurtlarının karantina alanı olarak kullanılmasıyla mağdur edildiklerini söyleyen üniversiteli öğrenciler, “Sistem virüsten daha öldürücü” diyerek tepkisini dile getirdi.
Bütün dünyayı etkisi altına alan koronavirüsü (covid-19) kapsamında sağlık, ekonomi, eğitim ve sosyal yaşam alanında alınan bir takım kararlar, birçok sorunu beraberinde getirdi. Eğitimde alınan kararla, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç, 23 Mart’ta üniversiteler de bahar döneminde yüz yüze eğitim olmayacağını ve uzaktan eğitime geçileceğini duyurdu. Kredi Yurtlar Kurumu’nun (KYK) bu süre zarfında karantina alanları olarak kullanılması, üniversite öğrencilerini mağdur etti. Uzaktan eğitimin erişimi ve verimliliğinin sıkıntılı olduğuna dikkat çeken öğrenciler, uygulamaların virüs kadar öldürücü olduğunu söyledi.
“Uzaktan eğitim, bizlere nitelikli eğitimi vermiyor”
Ankara Üniversitesi Halkbilim Bölümü’nden Deniz Kaplan, uzaktan eğitim sisteminin “günü kurtarma” planı olduğunu belirterek, var olan altyapı sistemiyle nitelikli bir eğitim verilemeyeceği düşüncesinde. Sanal sınıflara katılımın düşük olduğuna değinen Kaplan, “Sanal sınıfa akademisyenler dahi girmeyebiliyor. 40 kişilik sınıfız ama sanal dersliğe her gün 7-8 kişi giriş yapıyor. Hem tartışma, fikir üretme eksikliğinden bilim üretilemiyor hem de elde ettiğimiz bilgi niteliğini kaybediyor. Uzaktan eğitim, bizlere nitelikli eğitimi vermiyor” diye konuştu.

“Uzaktan eğitim olacaksa da tüm üniversitelilere malzeme ve internet erişimi sağlanmalı”

Düzenlemenin bütün öğrencilere hitap etmediğini dile getiren Kaplan, eğitimin bir ticari faaliyet olarak uygulandığına dikkat çekti. Kaplan, Türkiye’nin ücra köşelerinde telefon ve internetin çekmediğine değinerek, “Yakın zamanda Elazığ depreminde yaşadık bunu. Elazığ’ın köyündeki üniversiteliler internete ulaşamayacaktır. Çoğu ildeki öğrencilerin hem internete ulaşımı sağlıklı değil hem de uzaktan eğitim alacak malzemesi yok. YÖK eğitim sürecini yaz aylarına ertelemeliydi. Uzaktan eğitim olacaksa da tüm üniversitelilere malzeme ve internet erişimi sağlanmalı” diye seslendi.
Kaplan, salgın sürecinde KYK’nın öğrencilere yaklaşımını eleştirerek, şunları söyledi: “Üniversite öğrencisi, KYK’nın bir müşterisi gibi davranılıyor. Umreden gelen yurttaşlar karantinaya alındı, doğru bir uygulama ama üniversiteliler de yurttaş, bu unutulmamalı. Uygulamalar hem üniversite kurumunun hem de üniversitelilerin itibarını zedelemiştir, üniversitelilerin hayatını riske atmıştır.”

“İnterneti olanın derslerden geçeceği, olmayanların ise kalacağı bir düzlem yaratıyor”

Salgına karşı alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu ve öğrencilerin hayatını, geleceğini düşünen boyutta olmadığını söyleyen Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü öğrencisi Türkü Yılmaz, alternatiflerin oluşturulmadığını ve mevcut eğitim sistemiyle sorgulamadan uzak ve sadece ezberci bir nesil yaratılmak istendiğine değindi. Uzaktan eğitimin sistemiyle bunun amaçlandığını ifade eden Yılmaz, “Kimi öğrenciler ana dillerinde eğitim göremiyor kimi paralı eğitim sistemine yetişemiyor. Bilimsel olmayan sistemi iyice köreltiyorlar. Uzaktan eğitim tıpkı parası olanın dershanelere, özel okullara gittiği, parası olmayanlara okuma imkânının açılmadığı sisteme çanak tutuyor. Bilgisayarı, interneti olanın derslerden geçeceği, olmayanların ise kalacağı bir düzlem yaratıyor. Verimli bir sistem olmayacağı aşikâr” eleştirilerinde bulundu.
Öğrencilerin bir gece yarısı KYK yurtlarından çıkartılarak, umreden gelenlerin yerleştirilmesine tepki gösteren Yılmaz, “Öğrencilerin o saatte nereye, nasıl gidebilecekleri dahi düşünülmüyor ve öğrencilerin yurtlara ücretlerini ödemesi bekleniyor, ücretlerini ödeyen öğrencilere ise paraları iade edilmiyor. Övündükleri o kadar hastaneleri varken, yurtlar karantina alanı olarak kullanılıyor. Bu sistem öğrenciler için virüsten daha tehlikeli ve daha öldürücü maalesef. Bu sisteme alternatif bir sistem elbette var; eşit, parasız, bilimsel bir eğitim sistemi yaratmak” şeklinde konuştu.

“Devletin çözüm gayesi yok”

Ankara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencisi Ertürk Soysal, eğitim sistemde var olan eşitsizliklerin böylesi kriz ortamlarında görünürlüğünü ve etkisini arttırdığına dikkat çekti. Öğrencilerin ve ailelerinin maddi imkânsızlıklarından kaynaklı bilgisayar ve internet erişiminin olmadığını dile getiren Soysal, “Maddi imkânsızlıklar yaşayan öğrencilerin önündeki bu engelleri aşıp, uzaktan eğitimle derslerini verebilme ihtimali zor. Uzaktan eğitim yeterli bir çözüm değil. Devletin de buna yönelik çözüm gayesi yok. Aslında pek çok üniversitenin de uygulamaya teknik anlamda hazır olmadığını görmüş olduk. Örgün eğitimde dahi yeterli olmayan derse, özgür katılım ve bilim üretme ortamı minimum düzeye indi. Uzaktan eğitim derslerinin yeterli ve verimli geçeceğini düşünmüyorum” dedi.

“Öğrenciler otogarlarda sürünmeye mahkum edildi, KYK bursları kesildi”

KYK’nın koranavirüs kadar tehlikeli olduğunu söyleyen Soysal, salgına karşı hazırlıksız olunmasının faturasının KYK eliyle öğrencilere kesildiğini ifade etti. Soysal, “Öğrenciler, virüsün yayılma tehlikesinin en çok olduğu otogarlarda sürünmeye mahkum edildi. Eşyalarını dahi alamadan memleketlerine dönmek zorunda bırakıldı. Hatta bazılarının gidecek yeri dahi yoktu. Öğrenciler şu an kalmadıkları yurtlara para ödemek zorunda. Dün benim de dâhil olduğum 14 arkadaşımızın KYK kredi/bursu kesildi. Evde kal çağrıları yapılırken, öğrencilerin kredileri, bursları kesiliyor. Bu aleni bir şekilde ‘ya dışarı çıkıp çalışın, koronadan ölün ya da evde kalıp, açlıktan ölmeyi bekleyin’ çağrısıdır” ifadelerini kullandı.
Öğrencilerin maruz bırakıldığı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Soysal, “Acilen kesilen kredi ve burslar geri iade edilmelidir. Öğrencilere sınırsız ve ücretsiz telekomünikasyon sağlanmalıdır. Yeterli materyallere sahip olmayan öğrencilerin ihtiyaçları giderilmelidir. Uzaktan eğitim düzenlenmeli, teknik sorunlar giderilmeli ve özgür katılım düzeyi getirilmelidir. Öğrencilerden yurt ödemesi talep edilmemeli, alınan ücretler iade edilmelidir” çağrısında bulundu.