“Ya bilim ya yıkım! Ya kapitalizm ya insan!”

Bilim ve Gelecek dergisinden Ender Helvacıoğlu, korona virüsünün tüm dünyada bir krize dönüşmesine dair kısa bir yazı yazdı. İşte yazının tamamı:

Tüm dünya COVID-19 salgını dolayısıyla bir sınav veriyor. Belki henüz sürecin başındayız. Ama genel anlamda bugünden dahi kanıtlanmış bazı noktalar var.

1) Bilimsel düşünce biçiminin ve bilimsel yöntemin üstünlüğü ve vazgeçilmezliği.

Birkaç örnek verelim: Daha iki ay önce aşıların gerekli olup olmadığını tartışıyorduk. Aşı karşıtlığı alıp başını yürümüştü. Bugün ise yüz milyonlarca insan bir aşı bekliyor. Yakıcı pratik, tartışmaya İskender kılıcı misali son verdi. Bugün bir aşı geliştirilse dünyadaki bütün insanlar bu aşıyı olacaktır, olmalıdır. Ayrıca bu aşı satılamaz, kâr unsuru haline getirilemez. Herkes zorunlu olarak bu aşıyı olmalıdır.

İkinci örnek: Bilim insanları salgına çare üretmeye çalışırken ellerindeki tek yöntem evrim kuramı. Evrim bilgisi olmadan, virüsün nasıl dönüşüm geçirdiği, nasıl yayıldığı anlaşılamaz ve çare üretilemez.

Ya bilim ya yıkım!

2) Kamuculuğun, kolektivizmin ve sosyalizmin üstünlüğü ve vazgeçilmezliği.

Yaşadığımız küresel çağda, bu tür küresel salgınlara karşı piyasacılıkla, kâr hırsıyla, bireycilikle, kısaca kapitalist güdülerle mücadele etmeye olanak yok. Büyük kamusal projelerle, örgütlü, bilinçli, paylaşımcı, bilimsel düşünceyi sindirmiş bir toplum yapısıyla, kısaca sosyalist bir yönelimle böyle sorunlarla baş edebiliriz ancak.

Süper zenginler yeraltı sığınaklarına ve korunak evlerine çekilsinler. Altlarına etsinler korkudan! Ama virüsten böyle korunamazlar. Tüm toplumu düşünen ve dayanışmayı öne çıkaran bir yaklaşımla, birbirimizle kenetlenerek, örgütlenerek aşabiliriz bu tehlikeleri.

Asla yalnız yürümeyeceksin! Ya kapitalizm ya insan!