Yoğun bakım servisi doktoru anlatıyor: “Hasta sayımız artınca depodan 1980 model cihazlar çıkarttık”

İstanbul’un büyük kamu hastanelerinin birinde yoğun bakım servisinde çalışan hekim: “İnfüzyon pompası olmadığı için tedaviye başlayamadığım koronavirüs pozitif hastalar var. Bunun dışında elimizde sadece birkaç adet son teknoloji solunum cihazı bulunuyor. Hasta sayımız artınca depodan 1980, 1985, 1990 yapım, ekranı bile olmayan, manuel çevirmeli vantilatörler (solunum cihazları) çıkardık, hangileri çalışıyorsa onları kullanıyoruz.”

Tüm dünyayı olumsuz etkileyen koronavirüs (Covid-19) salgını etkilerini sürdürürken, hastanelerin yoğun bakım servisleri de tarihlerinin en dolu günlerini yaşıyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yaptığı açıklamada ülkede yoğun bakımlardaki doluluk oranının yüzde 63’ü geçmediğini söylemişti.

Vaka sayısındaki hızlı artış ise bu doluluk oranını her geçen gün artırıyor.

BBC Türkçe’de Fundanur Öztürk’ün İstanbul, İzmir ve Ankara’nın büyük kamu hastanelerinden birer yoğun bakım hekimleriyle konuştuğu haber ise durumun giderek ciddiyetini artırdığını gözler önüne serdi.

Çalıştığı kurumların ve kendi isimlerini vermek istemeyen hekimler, her ilin ve her hastanenin farklı şartlara sahip olduğunu söylüyor.

İstanbul’da bir kamu hastanesinde çalışan hekim, aynı yoğun bakımda birlikte görev yaptığı üç doktor arkadaşına koronavirüs bulaştığı için karantinaya alındıklarını söylüyor.

Tedaviye başlayamadığımız hastalar var

“Solunum cihazı bulabilecek miyiz?” diye endişelenen hekim şunları aktarıyor:

“Biz şu an hala, ‘burası da dolunca nereyi yoğun bakım yapacağız’ diye tartışıyoruz. Solunum cihazı bulabilecek miyiz diye endişeleniyoruz. Kişisel koruyucu ekipmanlarımızın çoğu kamuoyu baskısıyla karşılandı ama şimdi de hastaların eksikleri mevcut. Örneğin infüzyon pompası olmadığı için tedaviye başlayamadığım koronavirüs pozitif hastalar var.”

Hangileri çalışıyorsa onları kullanıyoruz

“Elimizde sadece birkaç adet son teknoloji solunum cihazı bulunuyor. Hasta sayımız artınca depodan 1980, 1985, 1990 yapım, ekranı bile olmayan, manuel çevirmeli vantilatörler (solunum cihazları) çıkardık, hangileri çalışıyorsa onları kullanıyoruz.”

Çalışma arkadaşlarını yoğun bakıma almaya ve kaybetmeye başladıkça motivasyonunu kaybettiğini söyleyen hekim, “Bu salt bir korku değil, çaresizlik içindeyiz aslında. Çünkü elimizde kesinleşmiş bir tedavi protokolü yok. Hala deneysel çalışıyoruz ama deney yapmak için de çok vaktimiz yok” diyor.